22/03/2019
SAĞLIKLI BİR BEBEK İÇİN…
Son yıllarda dünyada ve ülkemizde İlk 1000 Gün kavramına dikkat çekilmektedir.
Nedir İlk 1000 Gün?
Hamilelik sürecinin başlangıcından, bebeğin 2. doğum gününe kadar olan süre ilk 1000 gün olup, bebeğin tüm yaşam sürecini ve sağlığını etkilemektedir.
Anne, baba adayının yaşam tarzı, alışkanlıkları, beslenmesi, çevresel faktörler, ilk 1000 günün başlangıcından itibaren annenin ruhsal durumu, hamilelik beslenmesi, uygun vitamin ve minerallerin, uygun zamanlarda, tabi ki doktorunun kontrolü ve önerileri doğrultusunda kullanılması, düzenli doktor kontrolleri sayesinde sağlıklı geçen 270 günün sonunda mutlu yuvanın, mutlu bebeği yaşama merhaba diyecektir.
Doğumda istek ve beklentimiz, doğum şeklinin normal vajinal doğum olmasından yanadır. Ancak, anne ve/veya bebeğin yaşamını tehdit eden herhangi bir durum olduğunda ise, sezaryen doğum kaçınılmaz tercih olacaktır.
Sağlıkla dünyaya gelen bebek için en iyi yerin anne kucağı, en güvenilir limanın anne memesi ve en değerli besinin anne sütü olduğu tartışılmaz bir gerçektir.
Bebeğimiz nasıl beslenmeli?
Bebek, doğumu izleyen ilk yarım saat içinde anne memesi ile tanışmalıdır. Sezaryen doğum sonrasında ise annenin sütü genellikle hemen gelir, bazen gecikme olsa da anne sabırla emzirmeye devam etmeli, tıbbi zorunluluk olmadıkça anne sütünün dışında bir beslenme tercih edilmemelidir. Anne sütünün gelmesinin geciktiği ve 48-72 saati bulduğu durumlarda ise, çocuk doktorunun önerdiği, bebek için en uygun formül geçici olarak başlanmalı ve en kısa sürede anne sütüne dönüş hedeflenmelidir.
Bebeğin beslenmesinde altın standart anne sütüdür ve ilk 6 ay sadece anne sütü verilmeli, suya bile gereksinim olmadığı unutulmamalıdır. Bu süre içinde doğumdan itibaren D vitamini, 4. aydan itibaren ise demir desteği başlanması gerektiği bilinmelidir.
Ne zamana kadar anne sütü?
İlk 6 ay boyunca sadece anne sütü ile beslenen bebek, 6. aydan itibaren tamamlayıcı beslenmeyle tanışmalı, sağlıklı gelişimini sürdürebilmesi için 2 yaşına kadar, yani ilk 1000 günün sonuna kadar anne sütüne devam edilmelidir.
Ek gıda mı, tamamlayıcı beslenme mi?
Yanlış bir inanışla anne sütünün ilk 6 ay verilmesi, sonrasında bebeğin gelişimi için yetmediği düşünülerek ek gıda başlanması inancının değişmesi amacıyla ek gıda yerine tamamlayıcı beslenme tanımını dilimize yerleştirmeliyiz. 6. Aydan sonra da ana besin kaynağı anne sütüdür. Tamamlayıcı besin, destekleyici ve tamamlayıcı görev üstlenmektedir. Biliyoruz ki, anne sütü sadece altı ay değil, bebeğin emdiği süre içerisinde en değerli besin kaynağıdır. Bebeği hastalıklardan koruyan doğal bir aşı, alerji, hipertansiyon, diyabet, obezite gibi hastalıklardan koruyan önemli bir etmen ve anne ile duygusal iletişimi sağlayan köprüdür. Aynı zamanda emzirme, anneyi de meme ve uterus kanserlerine karşı koruyacaktır.
Tamamlayıcı beslenme nasıl olmalıdır?
- Bebeğin sakin, huzurlu ve neşeli zamanında başlanmalıdır.
- Bebek oturur pozisyonda olmalı, besin kaşıkla verilmeli ve ilk başlangıçta ölçü bir çay kaşığını geçmemelidir.
- Tamamlayıcı beslenmede ilk amaç bebeğin karnını doyurmak değil, yeni beslenme ile tanışmasını sağlamak, alerji yapıp, yapmadığını gözlemlemek, tolere edip, edemediğini görmek olmalıdır.
- Her bir gıda azdan, çoğa ve tek başına denenmeli, 3 gün boyunca gözlenmeli, herhangi bir soruna neden olmadığı görüldüğünde miktar azar azar arttırılmalıdır.
- Bebekler yeni bir besinle tanıştığında isteksiz olabilir, israrcı olmamalı, sabırlı olunmalıdır.
- Bebekler dilini ağzının içinde çevirmeyi yaklaşık olarak bir yaşında öğrenirler, besini diliyle itmesi, ya da püskürtmesi sevmediği anlamına gelmez, verilen lokma daha da küçük verilmelidir.
- Bebekler bulamaç tarzında beslenmemeli, her bir besin kendi lezzetinde verilmelidir.
- Dünya Sağlık Örgütü bebeğin mide kapasitesinin, 6-8 aylar arasında yaklaşık % 27, 9-12 aylar arasında yaklaşık %38’inin tamamlayıcı beslenme olmasını önermektedir. 6 Aylık bebeğin mide kapasitesi ise yaklaşık olarak 150 mililitredir.
- Bebeğin sindirim sistemi bir yaşına kadar gelişimini sürdürür, bazı besinleri sindirmekte zorluk çekebilir, bu yüzden yoğurt, kefir gibi fermente besinler bebeğin sindirimini kolaylaştıracaktır.
Anneler için ipuçları
Açlık – tokluk - büyüme
- Annesini emen bebeğin sağlıklı olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
- Bebekler doğumu izleyen günlerde doğum kilosunun %10’unu kaybeder.
- Bebekler kaybettiği kiloyu yaklaşık olarak 10 günde geri alır.
- Günde 4 ve üzerinde çiş yapan bebek aç değildir.
- Boy ve kilo gelişimi normal olan bebek doyuyordur.
- İlk 6 ayda bebekler ortalama 600 gram kilo alırken, ikinci altı ayda 400 gram kilo alırlar.
- Bebekler doğdukları kilonun iki katına 5. ayda, üç katına ise 1. yaşta ulaşırlar.
- Bebeklerin 1. yaş gününde doğum boyunun yarısı kadar boyları uzar, 4. yaş gününde ise doğdukları boyun iki katına ulaşırlar.
Beslenme
- İlk 6 ay sadece anne sütü tartışılmaz önemdedir.
- İkinci 6 ay anne sütü ve tamamlayıcı beslenme dönemidir.
- 12 – 24 Ay arası anne sütü ile birlikte normal beslenmeye geçilmelidir.
- 6 – 8 Ay arası, yumurta sarısı, tuzsuz beyaz peynir, sebze çorbası, etlerle zenginleştirilmiş sebze püresi, mercimek çorbası denenmelidir.
- 8 – 12 Ay arası, baklagiller, et, tavuk, parmak besinler, erişte, bulgur başlanır.
- 9. Aydan itibaren yumurta akı, balık verilebilir.
- 12. Aydan önce bal, mantar, tuz, şeker, tropikal meyveler verilmez.
Dikkat
- Bebek beslenmesinde tuz ve şekerin yeri yoktur.
- Kuruyemişler, çekirdekli meyveler, şekerler boğulmaya neden olabileceğinden 2 yaştan önce verilmemeli, 2 yaştan sonra ise tedbir elden bırakılmamalıdır.
- Salam, sosis gibi nitrit içeren besinler bebeklere verilmemelidir.
- Konserve besinler, hazır çorbalar, ambalajlı ürünler, gazlı içecekler, çay, kahve, hazır meyve suları bebeklere verilemez.