Klinik Psikolog Ecem Senel

Klinik Psikolog Ecem Senel ACT uygulayıcısı, yazar, yetişkin psikoterapisti

Peki siz kendi ihtiyaçlarınızı görebiliyor musunuz? Diğerlerinin ihtiyaçlarını karşılarken kendinizi ihmal etmiyorsunuz ...
21/12/2025

Peki siz kendi ihtiyaçlarınızı görebiliyor musunuz? Diğerlerinin ihtiyaçlarını karşılarken kendinizi ihmal etmiyorsunuz değil mi? Bu çok önemli… özellikle herkesi memnun etmeye çalışmanın kültürel bir değer olduğu bir toplumda yaşıyorsak.
Pazar gününüzün kendi ihtiyaçlarınızı rahatlıkla karşılayabileceğiniz bir gün olmasını diliyorum. Dinlenin, kendinize kulak verin, ve fark edin…

Zihnimiz sürekli bize bizim hakkımızda hikayeler anlatır. Bizler bu hikayelerin çoğunu alırız, içselleştiririz ve bu hik...
20/12/2025

Zihnimiz sürekli bize bizim hakkımızda hikayeler anlatır. Bizler bu hikayelerin çoğunu alırız, içselleştiririz ve bu hikayeyi gerçekliğimiz haline getiririz. Ama yaşam bu hikayelerden çok daha fazlasıdır. Bunu anlamak, anımsamak için tek yapmanız gereken kafanızı kaldırıp yukarı bakmaktır. Gördüğünüz bir çatıda olabilir, beyaz bir tavanda olabilir, apaçık gökyüzü ve uçan kuşlarda olabilir. Eğer İstanbul gibi büyük bir şehirde iseniz havada uçuşan çöp poşeti falan da görebilirsiniz. Bilemiyorum… ama gördüğünüz her ne ise oda bir hikaye taşıyor, oraya nasıl geldi, nasıl süreçlerden geçti, bu kuş hangi diyarlardan geldi… Aslında sizin gibi bir çok hikayeye sahip bir çok hikaye var… Bu karışık bir konu — derinliği ve uzunluğu instagram post altına yazılacak türden değil. Bu terapi gündemi olabilecek bir konu.

Bu hikaye(ler)e sımsıkı tutunduğumuzda yaşamımızı kısıtlayabiliyoruz. İstediğimiz hayatı yaşayamıyoruz. Ama bu bir yetersizlik değil… Daha çok bir seçim. Bu hikayeye göre davranmak, zor ve kısıtlayıcı. Hikayeyi değiştirmeye çalışabilirsiniz, ama kitaplıkta artık bu hikaye vardır, silinmesi güçtür. Ama davranışlarımızı değiştirmeye çalışabiliriz, yine güçtür ama yapılabilir. Ve akabinde yaşamımız davranışlarımıza bağlı olarak değişebilir — hemde olumlu yönde, istediğimiz doğrultuda.

Zaman ki zihniniz gelecek veya geçmiş hakkında konuşsa, anda koparsınız. Bu kopuş anını fark etmek bir üstünlüktür, çünk...
01/12/2025

Zaman ki zihniniz gelecek veya geçmiş hakkında konuşsa, anda koparsınız. Bu kopuş anını fark etmek bir üstünlüktür, çünkü ana geri dönme fırsatını kazanarak hayatınızı o an, mevcut anda nasıl yaşamak istediğinizi belirlersiniz.

Peki ya siz ne kadar fark ediyorsunuz, anda olmadığınızı?

İnsanın tekrar tekrar okuyası geliyor. Bazıları için kabul etmesi çok zor olan bu durum, kişide yoğun bir içsel huzursuz...
30/11/2025

İnsanın tekrar tekrar okuyası geliyor. Bazıları için kabul etmesi çok zor olan bu durum, kişide yoğun bir içsel huzursuzluk ve sıkıntı yaratır. Bazı insanlar terk edilmek çok korkar, hatta bu korku yerini yoğun bir kaygıya bırakır; gelecekte terk edilebilirliğinden ötürü hiç yeni adımlar atmaz, yalnız kalmayı tercih eder.
Bazıları da ilişki içinde yapayalnızdır. Partnerlerinin onları terk edeceği veya herhangi bir acı yaşatacaklarını düşünüp (mesela beni seçmeyecek, ben değersizim, beni sevmiyor gibi) kendi özlerini terk ederler. Kendi doğrularını unutmuş bir halde, şarhoşlukla kaygı ve korkuları takip ederler.

Acı ama özgürleştirici bir şey ise bunu fark etmektir. İşte o zaman özümüzü, ilkelerimizi, istediğimiz benliğimizi tekrardan yaşama fırsatına erişiriz.

Değişmek, daha iyi olmak istiyoruz. Ama sürekli kaçarsak veya kaçma eğiliminde olursak değişemeyiz. Sürekli aynı şeyi ya...
28/11/2025

Değişmek, daha iyi olmak istiyoruz. Ama sürekli kaçarsak veya kaçma eğiliminde olursak değişemeyiz. Sürekli aynı şeyi yaparak değişemeyiz. Değişim için, kaçıp gitmek istediğimiz şeyle yüzleşmemiz, biraz içinde kalmamız ve istediğimiz değişim için neler yapabiliriz ona bakmalıyız. Bazı şeyler değişmez, ama siz değişebilirsiniz. Değerli bir yaşam sürebilirsiniz.

27/11/2025

Tetiklendim.. Tetiklendin.. Tetiklendik..
Sende sürekli tetikleniyor musun? Yoksa bu sadece rahatsız olduğunu ifade etmenin yeni yolu mu? Kelimelerimizi seçerken dikkatli - daha farkında olalım isterim. Siz ne düşünüyorsunuz??

Arkadaşlar ARKADAŞLAR!! Sınır koymak kötü değildir. Hele ki sınır koymak hayır demekten de ibaret değildir. Yani sınırı ...
27/11/2025

Arkadaşlar ARKADAŞLAR!! Sınır koymak kötü değildir. Hele ki sınır koymak hayır demekten de ibaret değildir. Yani sınırı nasıl koyduğunuz da önemli tabii. Köprüleri yakmak değil amaç — o kadar yalnızlık (ki bu insanlığın en büyük korkularından biri ama ironik bir şekilde en çokta yaşanan dert diyebilirim) ama kapı olduğunu hatırlamak ve hatırlatmaktır amaç. Nasıl yani?? der gibisiniz.

Toplumumuzda sınır koymak uygunsuz olarak algılanırken yapılan araştırmalar sınırları korumanın psikolojik iyi oluş halimizi desteklediğini gösterir.* Hangi akademik çalışmayı koysam bilemedim :) o kadar çok ki bunun kanıtı… Postun sonunda görebilirsiniz ilgili makaleleri/çalışmaları.

Sanılanın aksine sınır koymak aslında sınırlarımızda kapılar olduğudur, gümrük gibi. Gümrükten geçen insanlar olabilir tabii, sadece gerekli şekilde davranmasını bilen kişiler girebilir. Yoksa herkesi dışarıda tutalım, kimse sınırlarımıza girmesin diye bir şey yok. Öyle olsaydı hiçbir ilişki olamazdı, dünyada ilişki diye bir şey kalmazdı. İçeri nasıl girileceğini göstermenin ise bir çok yolu var. Mesela daaan diye kapı vurmadan içeri girenlere bir tepki gösterebilirsiniz. Mesela bir sohbet esnasında karşısınızda sınırlarınızı aşan/aşmaya çalışan biri olduğunu hayal edelim. Nasıl cevap verebiliriz?





Sınırları aşmaya devam ederlerse,,,



*Eryılmaz, A. (2022). Psikolojik iyi oluş ve kişisel sınırlar: Öz-belirleme kuramı açısından bir inceleme. Psikoloji Çalışmaları Dergisi, 42(3), 210–230.
Küçük, A. & Demir, M. (2021). Kişisel sınırlar ve psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişki. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 11(62), 35–52.
Flett, G. L., et al. (2021). Self-compassion, boundary setting, and burnout prevention among professionals. Journal of Occupational Health Psychology, 26(2), 142–155.

Keşke keşke tüm danışanlarım bu tavsiyemi alsa… Özellikle erkekler. Kadınlar günlük tutmaya daha meyilli olabiliyorken, ...
24/11/2025

Keşke keşke tüm danışanlarım bu tavsiyemi alsa… Özellikle erkekler. Kadınlar günlük tutmaya daha meyilli olabiliyorken, erkek danışanlarım bu konuda maalesef bir ‘direnç’ gösteriyor. Halbuki yapılan araştırmalar gösteriyor ki: günlük tutmak psikolojik iyi oluşu destekliyor.* Yaş ve cinsiyet gruplarına bakmaksızın günlük tutmak içerisinde birçok şey barındırabilir: yaşadığımız şeyler, düşündüklerimiz, hislerimiz, duygularımız, dürtülerimiz, minnet duyduğumuz şeyler, niyetlerimiz, amaçlarımız… Ve ‘mental’imizi korumamıza ve hatta iyileştirmemize küçük bir etkide olsa yardımcı olabilir. Yardımcı olacaksa niye denemeyelim ki? İlla defter olmak zorunda değil, telefonunuzdaki notlar kısmına da yazabilirsiniz. Merak etmeyin — kitleyebiliyorsunuz :)

* Cambridge Üniversitesi’nin 2018’de yayımladığı derlemede, Pennebaker’ın çalışmalarına dayanarak duygusal deneyimleri yazıyla ifade etmenin stres, kaygı ve olumsuz duygulanımı azalttığı; kişilerin psikolojik ve fiziksel iyi oluşunda tutarlı ve anlamlı iyileşmeler sağladığı gösteriliyor. Bakmak isteyenler için DOI: https://doi.org/10.1192/apt.11.5.338

#

Seni rahatsız eden o duyguyla biraz oturmaya ne dersin?
19/11/2025

Seni rahatsız eden o duyguyla biraz oturmaya ne dersin?

Tüyap Kitap Fuarı’nda Nobel Yayın Grubu aracılığıyla imza günüme davetlisiniz! Gelin tanışalım ve psikolojik esnekliğini...
17/11/2025

Tüyap Kitap Fuarı’nda Nobel Yayın Grubu aracılığıyla imza günüme davetlisiniz! Gelin tanışalım ve psikolojik esnekliğiniz üzerine konuşalım. 14 Aralık Pazar günü saat 16.00’da görüşmek dileğiyle 🩵

İnsanlar, senin farklı versiyonlarını zihinlerinde her zaman taşıyacaklar… …ve bu, senin kontrol edebileceğin bir şey de...
15/11/2025

İnsanlar, senin farklı versiyonlarını zihinlerinde her zaman taşıyacaklar… …ve bu, senin kontrol edebileceğin bir şey değil.

Bu post özellikle insanları memnun etmeye kendini adamış bireyler için hazırlıyorum. Çünkü çevresindeki insanları sürekli memnun etmeye çalışan insanlar, diğerlerinin aklındaki versiyonlarından sorumlu hisseder ve herkes tarafından iyi bulunmak onlar için çok önemlidir. Lakin eğer sürekli olarak diğerlerinin bizi nasıl gördükleriyle meşgul olursak, kendi hayatımızı yaşayamayız ama onların zihinlerinde yaşamaya başlarız.
Onlar hakkında (ve onların aklındaki halimizi) ne kadar çok düşünürsek, kendimiz üzerinde çalışmaya o kadar az zaman ayırmış oluruz. Nitekim diğerlerinin aklındaki halimizi biz kontrol edemiyoruz. Örneğin biz ne kadar iyi olursak olalım, bir diğeri bizi kötü görmek isterse, her zaman bir neden bulabilir. Aynı şekilde, iyi bir şey görmek isterlerse de, yine bir neden bulabilirler. Dolayısıyla biz insanların aklında nasıl bulunursak bulunalım, biz olmak istediğimiz gibi olalım.

Bu kültürümüzde bencillik olarak algılanabilir, kaldı ki böyle bir tutumda yani insanları memnun etmeyi bıraktığımızda & kendimizi ön plana koyarak istediğimiz hayatı yaşamaya başladığımızda, çevremizdeki insanlar afallar ve bizi bencil/nankör/hayırsız olarak nitelendirmeye meyillenir. Şayet yapmaya çalıştığınız değişimi kendinizin daha iyi bir versiyonu için yaptığınızı görürse (geriye kalan) insanlar, o zaman zaten size sırtlarını dönmezler, üstüne destek bile olurlar.

Sıkıntı hissetmek ≠ ruhsal bozuklukHepimiz ara ara yaşadığımız zorlayıcı olaylara karşı yanıt olarak sıkıntı hissi deney...
14/11/2025

Sıkıntı hissetmek ≠ ruhsal bozukluk

Hepimiz ara ara yaşadığımız zorlayıcı olaylara karşı yanıt olarak sıkıntı hissi deneyimleriz. Böyle hissetmek oldukça insani ve doğaldır. Fakat sıkıntı veya rahatsız edici bir şey deneyimlemekten o kadar korkar olduk ki, kaçınma konusunda hepimiz ustalaştık. Lakin şunu unutuyoruz: bizi zorlayan bir şey yaşadığımızda sıkıntı çekmezsek asıl o zaman sıkıntı vardır. Sıkıntı, bize bizimle alakalı çok önemli şeyler söyler. Kimi sıkıntı gerçekten neye önem verdiğimizi bize anlatır, kimi sıkıntı sınırlarımızı bize hatırlatır. Bu basitçe sıkılmakta olabilir, o zaman bu his bize başka bir şey söyler ‘Başka bir şey yap’ ‘daha değerli bir şey yap’ ‘üret’ ‘yarat’ ‘herhangi bir şey yap - işe yarayan’ der mesela...

Sıkıntı hissediyorsanız ara ara, bir ruhsal bozukluğunuz var demek değildir, oladabilir — ama belki de basitçe insan olan ve hisseden tarafınızdır ve bunda hiçbir problem yoktur.

Address

Levent Üst Zeren Sok. No. 28 Beşiktaş
Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 21:00
Wednesday 09:00 - 21:00
Friday 09:00 - 21:00
Saturday 12:00 - 21:00
Sunday 12:00 - 16:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Klinik Psikolog Ecem Senel posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Klinik Psikolog Ecem Senel:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram