Doc. DR. Ümit Alakuş

Doc. DR. Ümit Alakuş Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Doc. DR. Ümit Alakuş, Surgeon, Halide Edip Adıvar Bulvarı 507 Sok. No:3 (35270) İller Bankası 3.Bölge Müd, Izmir.

03/02/2026

Egepol Hastaneleri ve Ege Sigorta Acenteleri Derneği’nin bir araya geldiği toplantıda, Genel Cerrahi alanındaki hizmetlerimiz hakkında misafirlerimize bilgi verdik.

Sporla ilişkili mide ağrısı genellikle yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları veya fiziksel zorlama ile ilgili olsa da, ba...
02/02/2026

Sporla ilişkili mide ağrısı genellikle yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları veya fiziksel zorlama ile ilgili olsa da, bazı durumlarda ciddi sindirim sistemi hastalıklarının belirtisi olabilir. Eğer mide ağrısı egzersizle sınırlı kalmayıp dinlenme anlarında da devam ediyorsa, mide bulantısı, kusma, kilo kaybı, iştahsızlık, dışkıda kan gibi ek belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurmak gerekir.

Özellikle reflü, gastrit, ülser ya da irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi durumlar, fiziksel eforla tetiklenebilir. Tanı konulması için kan tahlilleri, endoskopi ya da görüntüleme yöntemleri gerekebilir. Her mide ağrısı spordan kaynaklı değildir; tekrar eden ve yaşam kalitesini etkileyen mide problemleri ihmal edilmemelidir. Sağlıklı spor alışkanlıkları, bilinçli beslenme ve düzenli takip ile hem performansınızı artırabilir hem de sindirim sağlığınızı koruyabilirsiniz.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Egzersiz sonrası ortaya çıkan mide ağrıları, vücudun fiziksel stresine karşı verdiği tepkilerden biri olabilir. Yoğun te...
31/01/2026

Egzersiz sonrası ortaya çıkan mide ağrıları, vücudun fiziksel stresine karşı verdiği tepkilerden biri olabilir. Yoğun tempolu ya da uzun süreli egzersizler sırasında mideye giden kan akışı azalır; bu da sindirim sistemi fonksiyonlarını geçici olarak etkileyebilir. Ayrıca sarsıcı sporlar (koşu, zıplama, yüksek tempolu antrenmanlar) mide içeriğinin yukarı kaçmasına, yani reflüye yol açabilir. Bu da spor sonrası yanma hissi, ekşime ve ağrıya neden olur.

Yetersiz su tüketimi, spor sırasında alınan bazı destek ürünleri (protein tozları, amino asitler), aşırı kafein alımı veya bilinçsizce kullanılan enerji içecekleri de mide mukozasında tahrişe yol açabilir. Egzersiz sonrası mide ağrısı sık tekrar ediyor ve özellikle yediklerinizle ilişkili görünüyorsa, beslenme düzeninizi gözden geçirmeniz ve bir uzmana danışmanız önemlidir.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Egzersiz yapmaya başlamadan önce yaşanan mide ağrıları, çoğu zaman hafif ve geçici nedenlere bağlı olabilirken, bazen al...
29/01/2026

Egzersiz yapmaya başlamadan önce yaşanan mide ağrıları, çoğu zaman hafif ve geçici nedenlere bağlı olabilirken, bazen altta yatan ciddi sindirim sistemi rahatsızlıklarının da habercisi olabilir. Özellikle spor öncesi ağır, yağlı ve lif oranı düşük bir öğün tüketildiğinde sindirim süreci yavaşlar, mide doluluk hissi artar ve bu durum mide ağrısına veya kramplara yol açabilir. Aynı şekilde mide asidi hassas olan bireylerde boş mideyle spora başlamak da gastrit atağını tetikleyebilir. Özellikle sabah saatlerinde yapılan aç karna egzersizler, mide asidinin doğrudan mide duvarıyla temasını artırarak yanma, kazınma hissi ve ağrıya neden olabilir. Eğer bu ağrılar sürekli hale gelmişse ve her egzersizden önce benzer şikâyetler yaşanıyorsa, altta gastrit, ülser ya da reflü gibi sorunların olup olmadığını değerlendirmek gerekir.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Karaciğer yağlanması genellikle belirti vermeyen, sinsi ilerleyen bir tablodur. Ancak bazı bireylerde halsizlik, sağ üst...
24/01/2026

Karaciğer yağlanması genellikle belirti vermeyen, sinsi ilerleyen bir tablodur. Ancak bazı bireylerde halsizlik, sağ üst karın bölgesinde dolgunluk hissi, mide bulantısı veya iştahsızlık görülebilir. Tanı genellikle kan tahlillerinde karaciğer enzimlerinin yüksek çıkması veya karın ultrasonu ile konur. Daha ileri değerlendirmeler için MR, elastografi veya karaciğer biyopsisi gerekebilir. Karaciğer yağlanmasını durdurmanın en etkili yolu, yaşam tarzı değişikliğidir. Sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımından uzak durmak temel prensiplerdir. Eğer insülin direnci veya kolesterol yüksekliği gibi eşlik eden durumlar varsa, bu sorunlar da birlikte tedavi edilmelidir. Erken dönemde fark edilen karaciğer yağlanması, çoğu zaman tamamen gerileyebilir. Ancak ihmal edilirse, zamanla karaciğer fonksiyonlarında bozulma ve siroza ilerleme riski vardır. Bu nedenle yılda en az bir kez kontrollerin yapılması büyük önem taşır.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Karaciğer yağlanması sadece kilo fazlalığıyla değil, birçok başka faktörle de ilişkilidir. Bunların başında insülin dire...
22/01/2026

Karaciğer yağlanması sadece kilo fazlalığıyla değil, birçok başka faktörle de ilişkilidir. Bunların başında insülin direnci ve tip 2 diyabet gelir. İnsülinin hücreler üzerindeki etkisi azaldıkça vücut yağ depolama eğilimi artar ve bu durum karaciğerdeki yağ birikimini de tetikler. Bir başka yaygın neden yüksek trigliserid seviyeleridir. Aşırı alkol tüketimi de karaciğer hücrelerinde yağlanmaya ve zamanla geri dönüşü zor hasarlara yol açabilir. Ayrıca uzun süreli kortikosteroid kullanımı, bazı kemoterapi ilaçları, hızlı kilo verme girişimleri ve bilinçsizce kullanılan zayıflama ürünleri de karaciğeri olumsuz etkileyebilir. Unutmamak gerekir ki bazı kişilerde karaciğer yağlanması tamamen sessiz seyredebilir. Bu nedenle semptom vermese de risk taşıyan bireylerde düzenli kontroller yapılmalı ve yaşam tarzı değişiklikleri erken dönemde devreye alınmalıdır.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Karaciğer yağlanması denince akla ilk gelen neden fazla kilo olsa da, bu tablo yalnızca obez bireylerde ortaya çıkan bir...
20/01/2026

Karaciğer yağlanması denince akla ilk gelen neden fazla kilo olsa da, bu tablo yalnızca obez bireylerde ortaya çıkan bir sorun değildir. “Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı” (NAFLD), özellikle son yıllarda sağlıklı kiloya sahip bireylerde de sıkça görülmeye başlamıştır. Bu durum, karaciğer hücrelerinde yağ birikmesiyle oluşur ve zamanla iltihaplanmaya (steatohepatit), hatta siroz gibi ileri evrelere dönüşebilir. Vücut kitle indeksi normal olan ama düzensiz beslenen, hareket etmeyen, insülin direnci olan, ailesel yatkınlığı bulunan ya da bazı ilaçları uzun süre kullanan kişilerde de karaciğer yağlanması gelişebilir. Yani yalnızca kilolu olmak değil; yaşam tarzı, genetik yapı, hormon dengesizlikleri ve metabolik sendrom gibi faktörler de bu tabloya zemin hazırlar. Bu nedenle ideal kiloda olmak, karaciğerin sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Mutlaka kan tahlili, karaciğer enzim düzeyleri ve görüntüleme yöntemleriyle düzenli takip önerilir.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Kronik kabızlıkta tedavi yaklaşımı, altta yatan nedene göre şekillenir. Basit yaşam tarzı değişiklikleri (bol su tüketim...
16/01/2026

Kronik kabızlıkta tedavi yaklaşımı, altta yatan nedene göre şekillenir. Basit yaşam tarzı değişiklikleri (bol su tüketimi, lifli beslenme, düzenli egzersiz, tuvalet alışkanlıklarının düzenlenmesi) ilk basamak tedaviler arasında yer alır. Ancak bu yöntemlere rağmen şikâyetler devam ediyorsa, bazı tanı testleri gerekebilir: Kolonoskopi, defekografi, anorektal manometri gibi testlerle bağırsakların yapısal ya da işlevsel durumu değerlendirilir. Fonksiyonel kabızlıklarda ilaç tedavileri, bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı olabilir. Bazı durumlarda ise biyofeedback terapileri önerilir.

Çok nadir olarak, dirençli olgularda cerrahi müdahaleler gündeme gelebilir. Kabızlığı hafife almak, sadece yaşam kalitesini değil, uzun vadede bağırsak sağlığını da tehlikeye atabilir. Bu yüzden kronikleşen her şikâyet ciddiyetle değerlendirilmelidir.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Kronik kabızlık bazen ciddi bir sağlık sorununun ilk belirtisi olabilir. Özellikle şu belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka ...
14/01/2026

Kronik kabızlık bazen ciddi bir sağlık sorununun ilk belirtisi olabilir. Özellikle şu belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır:

- Dışkıda kan görülmesi (parlak kırmızı ya da koyu renkli)
- Aniden başlayan ve giderek kötüleşen kabızlık
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Karın bölgesinde sürekli şişlik, ağrı ya da kitle hissi
- Ailede kalın bağırsak (kolon) kanseri öyküsü
- 50 yaş üzerindeyken yeni gelişen kabızlık

Bu tür alarm bulguları, bağırsak tıkanıklığı, tümöral lezyonlar veya ciddi bir sindirim sistemi hastalığının habercisi olabilir. Bazı durumlarda kabızlık, hipotiroidi, diyabet gibi sistemik hastalıkların belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir. Bu yüzden kabızlık şikâyeti, sadece lif tüketimiyle açıklanmaya çalışılmamalıdır. Özellikle ileri yaş gruplarında, detaylı bir değerlendirme yapılması hayati önem taşır.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Kabızlık, genellikle beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite eksikliği ve yeterince su içmemeyle ilişkilendirilir. An...
12/01/2026

Kabızlık, genellikle beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite eksikliği ve yeterince su içmemeyle ilişkilendirilir. Ancak haftada üçten az dışkılama, dışkının sert ve parçalı olması, tuvalete çıkarken ıkınma ihtiyacının artması gibi şikâyetler haftalarca devam ediyorsa, bu tablo “kronik kabızlık” olarak değerlendirilir. Kronik kabızlık sadece konforu bozmaz; aynı zamanda bağırsakların çalışma düzeninde önemli bir aksaklığa işaret edebilir. Özellikle ileri yaşlarda, uzun süredir müshil kullanımı varsa ya da tuvalet ihtiyacını sürekli erteleme alışkanlığı gelişmişse, bağırsak tembelliği kronikleşebilir. Bu durum da hemoroid, a**l fissür, divertikülit gibi komplikasyonlara zemin hazırlayabilir. Kabızlığın nedenini anlamak için ilk adım, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesidir. Ancak bu düzenlemelere rağmen sorun devam ediyorsa, altta yatan yapısal ya da fonksiyonel bir hastalığın varlığı araştırılmalıdır.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Herkes zaman zaman şişkinlik yaşar. Ancak bazı belirtiler bu durumun artık bir sindirim sistemi hastalığına işaret ettiğ...
09/01/2026

Herkes zaman zaman şişkinlik yaşar. Ancak bazı belirtiler bu durumun artık bir sindirim sistemi hastalığına işaret ettiğini gösterir. Aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçı sizde varsa, bir gastroenteroloji uzmanına başvurmanız önemlidir:
Şişkinlik uzun süredir devam ediyorsa ve giderek artıyorsa
Karında ağrı, kramp, geğirme, mide yanması eşlik ediyorsa
Açıklanamayan kilo kaybı veya iştahsızlık varsa
Dışkılama alışkanlıklarınızda belirgin değişiklik varsa (kabızlık, ishal, renk değişikliği)
Gece uykudan uyandıran gaz ağrıları yaşıyorsanız

Bazı durumlarda gaz ve şişkinlik, bağırsak tümörlerinden enzim eksikliklerine kadar daha ciddi tabloların belirtisi olabilir. Bu nedenle şikâyetleriniz kronikleştiyse “basit gaz sancısıdır” demeyin. Detaylı bir muayene ve gerekirse endoskopi, kolonoskopi veya solunum testleriyle altta yatan sebep saptanabilir.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Gaz ve şişkinlik sorununun birçok nedeni olabilir ve bu nedenlerin bir kısmı geçici, bir kısmı ise kronik problemlerdir....
07/01/2026

Gaz ve şişkinlik sorununun birçok nedeni olabilir ve bu nedenlerin bir kısmı geçici, bir kısmı ise kronik problemlerdir. En yaygın nedenler arasında:
Yutulan hava (aerofaji): Hızlı yemek yeme, sakız çiğneme, gazlı içecekler tüketme bu duruma yol açabilir.
Laktoz intoleransı: Süt ve süt ürünleri sindirilemediğinde, bağırsakta fermantasyona uğrayarak gaz oluşumuna sebep olur.
Gluten hassasiyeti: Çölyak hastalığı ya da non-çölyak gluten duyarlılığı olan bireylerde şişkinlik yaygın bir semptomdur.
İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS): Fonksiyonel bir bağırsak hastalığı olup, gaz, şişkinlik, ishal ve kabızlık ataklarıyla birlikte seyreder.
SIBO (İnce Bağırsakta Aşırı Bakteri Üremesi): Sindirilmemiş besinlerin, bakteriler tarafından aşırı fermantasyonu sonucu gaz artışı olur.

Bu tabloya benzer durumlar, vücudun sindirim sisteminde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu gösterir. Nedeni doğru a**liz etmek, şişkinliği geçici değil, kalıcı olarak çözmenin ilk adımıdır.

⚠️ Bu post bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

🏥 Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Alakuş
📞 İletişim: +90 538 508 38 72
📱 WhatsApp: +90 538 508 38 72
🌐 Web: www.umitalakus.com

Address

Halide Edip Adıvar Bulvarı 507 Sok. No:3 (35270) İller Bankası 3.Bölge Müd
Izmir
35270

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Doc. DR. Ümit Alakuş posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category