Cenap Adaş Diş Kliniği

Cenap Adaş Diş Kliniği Cenap Adaş Diş Kliniği, 35 yılı aşkın bir süredir aynı adreste ağız-diş sağlığı hizmeti veriyor.

Meslekteki ilk yılımızdı.Sınıf arkadaşım ve o sırada Kemeraltı Diş Kliniği'nde "ortağım" Sinan (Altun) ile birlikte mesl...
27/11/2025

Meslekteki ilk yılımızdı.

Sınıf arkadaşım ve o sırada Kemeraltı Diş Kliniği'nde "ortağım" Sinan (Altun) ile birlikte mesleki bir seminere gittik.
Seminer öncesinde, meslekte 25. yılını dolduran dişhekimlerine birer plaket verileceği anons edildi..

Sinan'la birbirimize dönüp baktık, şaşkınlıktan patlamış gözlerle...
- "Nasıl yani, 25 yıl boyunca dişhekimliği mi yapmışlar?"

Henüz 22 yaşındaydık...

Şimdi, o 25. Yıl plaketini bizim aldığımız günün üzerinden 15 yıl geçti...

Geçtiğimiz haftasonu, 40 yıl boyunca dişhekimliği yaptığımız için odamız bir plaket daha verdi bize...
Aynı törende 25, 50 ve 60 yıldır dişhekimliği yapanlar da plaketler aldılar..

50. Yıl plaketi alan ağabeylerimizden biri kısa bir konuşma yaptı, üniversitedeki ilk derslerinde hocalarının "Patience Angelique" (Melek Sabrı) diye bir kavramdan bahsettiğini anlattı..

Gerçekten de, bu mesleğin ilk yıllarında olmasa bile o "melek sabrı" zaman içinde siz farketmeden gelir kucaklar sizi, şekillendirir, sadece mesleğinizi değil, tüm yaşamınızı yönlendirir. Her an yanıbaşınızdadır, zor zamanlarınızda rehberinizdir...

O meleğin sabrıyla tanışmadıysanız, bir türlü sevemezsiniz mesleğinizi..
Tanışmışsanız, her gününüz yeni bir eğlence getirir..

Tören sonrası birbirimize sarıldık, sevinç, gurur, karışık duygular içinde, "50'de, 60'da da çalışıyor olalım, burada hep birlikte olalım" diye dilekler tuttuk...

Sinan ve daha pek çok arkadaşımız, kardeşimiz yanımızda değillerdi ne yazık ki...
Onları bu kadar erken kaybetmiş olmasaydık eminim ki onlar da yanımızda olurlar, onlar da 40 yıldır bu meslekte olmanın gururunu yaşarlardı...

Plaketlerimizi hepsine armağan ettik...

19 Eylül 1987, Cumartesi...Tam 35 yıl önce bugün, muayenehanemin açılış günüydü...Üniversiteden mezun olalı 2 yıl olmuşt...
19/09/2022

19 Eylül 1987, Cumartesi...
Tam 35 yıl önce bugün, muayenehanemin açılış günüydü...

Üniversiteden mezun olalı 2 yıl olmuştu.
Bu 2 yıla, Kemeraltı'ndaki 7 aylık ilk "emanetçi" muayenehanecilik deneyimi ve ardından Erdek'te "Diş Tabip Asteğmen" kadrosunda geçen 16 aylık bahriyeli askerlik hikayesi sığmıştı..
İkisi de bana çok şey öğretmişti...

Ama artık 24 yaşımda, kendi muayenehanemde tek başımaydım ve Hatay'ın en genç diş hekimiydim..

35 yıl sonrasında, Hatay'daki en eski birkaç hekimden biriyim artık...

Bu 35 yılda dünya çok değişti...
Toplum değişti, yaşam değişti, tabii ki diş hekimliği de çok değişti..
Ben de çok değiştim, doğal olarak...
Sayısız iniş çıkışa, sayısız serüvene sahne olan 35 yıl, dile kolay...

Bugünden geriye bakınca, 35 yıla sığan herşeyi birarada değerlendirince, "iyi ki" diyorum, iyi ki...
İyi ki insanların her türlü ruh haliyle içiçe yaşanan, özünde öncelikle insanlara dokunmakla ilgili olan bu mesleği seçmişim...
İyi ki bu yolda kendi kanatlarımla uçmaya karar vermişim...
Bu seçimler sayesinde binbir çeşit insanla binbir çeşit duygu yaşamışım, paylaşmışım...
Bu 35 yılı iyi ki böyle yaşamışım...

Dilerim daha uzun süre; ayakta durabildiğim, elimin tuttuğu, gözümün gördüğü, aklımın benimle olduğu sürece kliniğimde, 35 yıllık yuvamda çalışmayı, üretmeyi, paylaşmayı, var olmayı sürdürebilirim...

Diş sorunları için bana gelen insanlarla önce dişlerinden, sonra hayattan, dünyadan, sinemadan, müzikten konuşmayı sürdürebilir, keyifli sohbetler eşliğinde güzel dostluklar kurmaya, hayatlara dokunmaya devam edebilirim...

"Hayat, sana teşekkür ederim..."

Yıl 2009...O zamanki internet servis sağlayıcımdan bir e-posta geldi:- Siz de kendi web siteniz olsun istemez misiniz?- ...
20/04/2022

Yıl 2009...
O zamanki internet servis sağlayıcımdan bir e-posta geldi:

- Siz de kendi web siteniz olsun istemez misiniz?
- E istemez miyiz?

Ufak tefek, genç bir arkadaş geldi. Dizüstü bilgisayarını açtı, birkaç dakika boyunca tıkladı, şifreler, onlar, bunlar, ve sonra:

- Hayırlı olsun.
- Efendim?
- Hayırlı olsun, cenapadas.com sizindir, gerisi size kalmış...

"Gerisi" dediği, sitenin içini doldurmaktı... Dört duvarın arasını eşyayla doldurup ev yapmak gibi bir şey...

Sonunda bir web sitem olmuştu... Ama gel gör ki, henüz benim dışımda kimsenin bundan haberi yoktu...

O güne kadar, 22 yıl boyunca hastalarım bana ne sormuş, neyi merak ederler, neyi bilmeleri, öğrenmeleri gereklidir? Ben onlara yıllardır neler anlatır dururum?
Oturdum, satır satır hepsini yazmaya başladım.
"Diş 101" gibi bir şey...

Hasta aralarında bilgisayar başına oturup bunları yazmak, anlatmak 6 ay kadar sürdü...
Ama bu 6 ay içinde de cenapadas.com benimdi, hayatımdaki ilk web sitesi...

Bu hazırlık aşamasında sanki herkes yıllardır benim web sitemi bekliyormuş, "Ee, nerde kaldı?" diye soruyormuş gibi; "Benim bir web sitem var. Ama henüz sizin haberiniz yok, çünkü site hazırlık aşamasında" diye duyurmayı da bir borç bildim..

O zamanlar, hazırlık aşamasındaki web siteleri, hep "Hazırlık aşamasında" diye yazarak ana sayfalarına, yani vitrinlerine bir inşaat resmi ya da ikonu koyarlardı.

Tamam, ben de hazırlık aşamasındaydım ama inşaat yapmıyordum ki...
Benim siteye uyan bir "Hazırlık Aşamasında" fotoğrafı aradım...

Bu amcayı buldum... Onun da dişleri hazırlık aşamasındaydı...

Kendisine sormadan fotoğrafını aldım, web sitemin vitrinine koydum, 6 aylık bir "reklam yüzü" oldu amca benim için...
6 ay kadar sonra, anlatacağını anlatmış, diyeceğini demiş bir diş hekimi olarak web sitemi tüm içeriğiyle hizmete açtım...
Amcamın fotoğrafını da rafa kaldırdım..

Çok sonradan merak ettim, araştırdım amcayı... Amcam Malezyalıymış.. Başka bir bilgi edinemedim kendisiyle ilgili...

Dilerim sağdır, dilerim sağlıklıdır... Dilerim artık dilediği her şeyi katır kutur yiyebiliyordur...

Kendisine benden çok gecikmiş bir teşekkür...
6 ay boyunca benim "reklam yüzüm" olduğu, "milyonların merakla beklediği" siteyi başarıyla sırtında taşıdığı için...

35 yıllık meslek hayatımın en zor, en sıradışı yılını geride bırakıyorum... Pek çok şeye ilk kez tanık oldum, anlatması ...
31/12/2020

35 yıllık meslek hayatımın en zor, en sıradışı yılını geride bırakıyorum... Pek çok şeye ilk kez tanık oldum, anlatması zor pek çok hikayenin tanığı oldum...
Kayıp hastalar... Yakınlarını kaybeden hastalar... Acı hikayeler...

Ama pek çok hastamla pek çok unutulmaz anı yaşadım yine de.. Ben astronot gibi kat kat giysiler içinde, onlar maskeler, eldivenler içinde... Pek çoğu bana film anlattı yine o halleriyle, ben pek çoğuna film önerdim, plak önerdim...
Birbirimizin hayatlarına renk kattık. Bu dönemde en çok gereksinim duyduğumuz şeydi çünkü renk...
Burun buruna, nefes nefese geçen tedavi sonrasında ben onları uğurlarken tokalaşamadık bile, ama olsun...

Hayat böyle birşey...
Ne olursa olsun, hayat devam ediyor, edecek...
Umut hep var, hep var olacak...

Dilerim 2021 hepimize güzellikler getirir, hiçbirimize acılar yaşatmaz...

Mutlu yıllar hepimize...

05/11/2019

Joker filmini izlediniz mi?

Bu kez Arthur Fleck'in ezik bir karakterden "Joker"liğe dönüşümünü izliyoruz. "Gotham City"'deki kokuşmuşluğa ve eşitsizliğe, adaletsizliğe tepkinin patlaması olarak Joker'in eziklerin kahramanı oluşunun hikayesini izliyoruz..

Herkes bu hikayeyi izliyor ama, biz takıntılı dişhekimleri buna ek olarak Joker'in dişlerini de izliyoruz :)

Algıda seçicilik diyebilirsiniz, mesleki deformasyon da diyebilirsiniz... Fakat inci dişli Joaquin Phoenix'in diş makyajıyla bakımsız ve çarpık dişli, hatta büyükazı dişlerini kaybetmiş bir alt sınıf Amerikalıya dönüştürülmesi başlı başına bir hikayedir ve filmin bütün başarılarının yanında ayrıca bir alkışı hakeder..

Ya Robert De Niro? Tv yıldızı Murray Franklin rolünde onun da dişleri epey muameleden geçmiş.. Bir talk-show sunucusu için olmazsa olmaz, tabak renginde porselenleri apayrı bir alkışı hakediyor :)

Yıllar önce Oscar ödüllerinde makyaj kategorisine saç tasarımını da eklediler, "Best Makeup and Hairstyling" oldu kategorinin adı.. Bakarsınız yakında dişleri de eklerler, kimbilir?

Neyse, bana kalırsa siz bu diş hikayelerine takılmadan filme odaklanın ve filmin tadını çıkarın :)

Ve sonunda bahar geldi :)
18/04/2019

Ve sonunda bahar geldi :)

26/03/2019

"O DİŞLERLE HAYATTA OLMAZ ABİCİM!"

"Bohemian Rhapsody" filmini izlediniz mi?

Yıl 1970... Smile grubunun gitaristi Brian May ve davulcusu Roger Taylor, bir gösteri sonrası bir minibüsün arkasında biralarını yudumlayarak yorgunluk atmaktadırlar. Keyifleri kaçıktır, çünkü grubun solisti Tim Staffel gösteri bitiminde "benden bu kadar" diyerek başka bir gruba katılmak üzere gruptan ayrılmış, onları yarı yolda bırakmıştır. Cumartesi akşamları barlarda çalmaktan öteye geçemeyen grubun durumu pek parlak değildir aslında, onlar da pes etmek üzeredirler...

O sırada esmer, dişlek bir genç yanaşır yanlarına. Gösteri için tebrik eder, onları bir süredir yakından takip ettiğini söyler...
- "Aslında ben de şarkılar yazıyorum, eğlenceli şeyler.. Belki ilginizi çeker?" diye sorar, onlara yanaşmaya çalışır utangaç bir tavırla...
Roger atılır:
- "Beş dakika geç kaldın.."
- "Solistimiz az önce gruptan ayrıldı" diye tamamlar Brian..
Genç şaşkınlıkla duraklar.
- "E o zaman yeni bir solist gerekecek size?"
- "Bir fikrin mi var?" diye sorar Brian..
Genç heyecanını gizlemeye çalışır... Hiç beklemediği bu durum karşısında bütün cesaretini toplar, bir sahne pozu verip sorar:
- "Bana ne dersiniz?"
Roger gülümseyerek atılır:
- "O dişlerle hayatta olmaz abicim..."
(İşte algıda seçicilik dedikleri bu olsa gerek :) Roger o vakitler diş hekimliği fakültesinde öğrencidir.. Zaten grubun adının Smile olmasının nedeni de budur)
Dişlek genç bozulur, yüzü asılır... Arkasını dönüp gitmek üzereyken aniden döner, grubun şarkılarından birini, Doing Alright'ı söylemeye başlar.

Roger ve Brian bu ses karşısında şaşkındırlar.. Birbirlerine bakakalırlar, sonra şarkıya eşlik etmeye başlarlar..
Kendini beğendirdiğinin farkında olan dişlek gencin özgüveni tavan yapmıştır artık... Roger'a cevabını yapıştırmakta gecikmez:
- "Doğuştan dört tane fazladan kesici dişim var benim... Daha geniş bir ağız, daha geniş bir ses yelpazesi demektir..."
Dönüp giderken de son sözünü söyler:
- "Teklifinizi değerlendireceğim..."

Bu olay aynen böyle mi yaşanmıştır bilemeyiz... Bildiğimiz; bu buluşmadan sonra grubun Smile olan adı Queen, grubun yeni solisti dişlek gencin Farrokh Bulsara olan adı da Freddie Mercury olarak değişecektir.. Bir efsanenin doğuşudur bu buluşma...

Freddie Mercury'nin fazladan dört tane kesici dişi var mıydı, pek emin değilim... (Epeyce inceledim, alt çenede iki tane var, gördüm :))
Gerçek olan şu ki; genetik olarak annesinden aldığı ciddi bir ortodontik düzensizliği, ileri düzeyde bir üst çene ileri itimi vardı..

Ama Freddie Mercury bir konuda yanılıyordu: Sesinin dişleriyle de, ağzıyla da bir ilgisi yoktu... Farkında değildi ama onun sırrı, ses tellerinin diğer insanlara oranla daha hızlı titreşmesi, normalde bariton olan sesini, şarkı söylerken tenor olarak kullanabilmesiydi. Biraz teknik ayrıntıya girersek; şarkı söylerken özel vokal tekniğiyle sadece ses tellerini değil, aynı zamanda hiçbirimizin titreştiremediği "yalancı ses telleri" (ventricular fold) olarak bilinen dokuları da titreştirebilmesiydi...

Freddie aslında küçüklükten itibaren dişleriyle ve ağız yapısıyla pek barışık değildi, günlük hayatında dudaklarıyla, gülerken de elleriyle dişlerini gizlemeyi alışkanlık edinmişti..

Her yerde sorulan bir soru var, hatta filmde bir basın toplantısında da soruluyor kendisine:
Freddie Mercury neden dişlerini yaptırmayı hiç düşünmedi?

İki yanıtı var bunun:
Birincisi; gerçekten de sesini ağız ve diş yapısına borçlu olduğunu sanıyordu, sesini kaybetmeyi göze alamazdı..
İkincisi daha basit: Yaşarken bir efsane olsa da, Freddie de sonuçta bir insandı...
Ve bütün insanlar gibi onun da dişçi korkusu vardı :)

Çocukken sevdiklerimize gönderdiğimiz simli yılbaşı kartlarındaki kadar sıcak, mutlu ve güzel bir dünya özlemiyle... Yen...
31/12/2018

Çocukken sevdiklerimize gönderdiğimiz simli yılbaşı kartlarındaki kadar sıcak, mutlu ve güzel bir dünya özlemiyle...
Yeni yılınız kutlu olsun...

Cumhuriyet Perşembe 10 İkinciteşrin 1938Atatürkümüzü kaybettikİstanbul 10 (A.A) - Atatürk'ün müdavi ve müşahir tabibleri...
10/11/2018

Cumhuriyet
Perşembe 10 İkinciteşrin 1938

Atatürkümüzü kaybettik

İstanbul 10 (A.A) - Atatürk'ün müdavi ve müşahir tabibleri tarafından verilen rapor suretidir:
Reisicumhur Atatürk'ün umumi hallerindeki vehamet dün gece 24'de neşredilen tebliğden sonra her an artarak bugün, 10 İkinciteşrin 1938 Perşembe sabahı saat 9'u 5 geçe Büyük Şefimiz derin koma içinde terki hayat etmişlerdir.

(Merhum Dr. Şebip Say koleksiyonundan)

1985 Ağustosunda bir Cuma günü, mezuniyet belgelerimizin hazır olduğu haberi geldi Öğrenci İşleri'nden... Resmen mezun o...
06/09/2018

1985 Ağustosunda bir Cuma günü, mezuniyet belgelerimizin hazır olduğu haberi geldi Öğrenci İşleri'nden... Resmen mezun olmuştuk. İkimiz belgeleri hemen aldık, haftasonu çerçeveletip Pazartesi günü Kemeraltı Diş Kliniği'nin duvarına astık gururla... Önlüklerimizi giydik, mezun olduktan 2 gün sonra çalışma hayatına başladık.
5 yıllık sınıf arkadaşlığı ve dostluk, iş ortaklığına dönüşmüştü artık.. İkimizin de niyeti askerlik sonrasında kendi kliniklerimizi açmaktı, askere gidinceye kadar deneyim kazanmak istiyorduk.. Henüz 22 yaşındaydık.. Hayatlarımızda ilk kez kartvizit bastırdık, ilk kez tabela yazdırdık. Hatta havalı olsun diye "Diş Hekimi" yerine "Med. Dent" yazdırdık tabelaya :)
Başladığımızın ertesi günü, öğle saatlerinde yanında çocuğuyla bir hasta çaldı kapıyı.. Kapıda şaşkınlıkla önce adama, sonra birbirimize baktık.. Hiç düşünmemiştik, hangimiz bakacaktık ilk hastaya? :)
O gün sırtımdan akan terlerle ilk dolguyu yapan ben oldum aramızda:) Akşamına, ilk kazandığımız ve ikiye bölüştüğümüz o parayla baklava alarak gittik ailelerimizin yanına..
Sinan'la böyle başladı çalışma hayatımız, tam 33 yıl önce..
2 yıl önce bugünlerde, 2016 Eylülünde sonsuzluğa uğurladık Sinan'ı.. Hala inanamam, hala kötü bir şaka gibi geliyor...
Geçen gün çekmeceyi karıştırırken bana bu kartvizitle beraber bir selam çaktı aslan kardeşim.. Yine terledi sırtım yıllar sonra...

Nazım'ı dinledim, zeytin diktim. İki tane... Hem de 70'e 15 yıl varken :)Dilerim 15 yıl sonra ben de, onlar da hala burd...
17/07/2018

Nazım'ı dinledim, zeytin diktim. İki tane... Hem de 70'e 15 yıl varken :)
Dilerim 15 yıl sonra ben de, onlar da hala burda, bu balkonda birlikte ve dimdik ayakta oluruz...
Ve dilerim o zaman "ha, evet, şu balkonunda zeytin ağaçları olan diş kliniği" derler burası için :)

YAŞAMAYA DAİR
1
"Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından. "

1947
Nazım Hikmet

Address

İnönü Caddesi No:297/4 Hatay
Izmir
35150

Opening Hours

Monday 10:00 - 19:00
Tuesday 10:00 - 19:00
Wednesday 10:00 - 19:00
Thursday 10:00 - 19:00
Friday 10:00 - 19:00
Saturday 10:00 - 18:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Cenap Adaş Diş Kliniği posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Cenap Adaş Diş Kliniği:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Cenap Adaş Diş Kliniği, 30 yılı aşkın bir süredir İzmir Hatay'da ağız-diş sağlığı hizmeti veriyor.