Çizer Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Çizer Psikolojik Danışmanlık Merkezi Çizer Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Yetişkin Bireysel ve Çift Terapileri

Yüzyüze ve Online Terapi 0262 332 54 52 - 0532 343 67 72

03/01/2026

• Sınır koymak nedir?
Sınır koymak, kendi ihtiyaçlarımızı, duygusal alanımızı ve enerji kapasitemizi korumak için “nerede durduğumuzu” ifade etmektir.

• Sınır koymak bencillik midir?
Hayır. Sınır koymak, hem kendini hem ilişkiyi korumaktır. Bencillik değil, duygusal sağlığın temelidir.

• Neden bazı insanlar sınır koymakta zorlanır?
Onaylanma isteği, terk edilme korkusu, çatışmadan kaçınma, “iyi görünme” çabası veya geçmişte sınırlarının ihlal edilmesi bu zorluğu yaratabilir.

• Sınır koymazsak ne olur?
Tükenmişlik, kırgınlık, gizli öfke, ilişkilerde dengesizlik, kontrol kaybı ve değersizlik hissi ortaya çıkabilir.

• Sağlıklı sınır nasıl anlaşılır?
Hem “ben”i hem “sen”i korur; suçlama içermez; net, sakin ve kararlıdır. Kişi kendini ifade ederken karşı tarafın alanına saygı duyar.

• Sınır koymak ilişkileri nasıl iyileştirir?
Çünkü net sınırlar yanlış anlamaları azaltır, beklentileri belirginleştirir ve ilişkinin daha dengeli, daha saygılı bir yapıda ilerlemesini sağlar.

• Sınır koymayı nasıl geliştirebiliriz?
Duyguları fark ederek, küçük adımlarla başlayarak, kararlı ton kullanarak ve suçluluk hissettiğimizde bunun normal olduğunu bilerek.

• Kendimizi tanımak ne demektir?Kendimizi tanımak; duygularımızı, tepkilerimizi, ihtiyaçlarımızı, güçlü ve kırılgan yanl...
27/12/2025

• Kendimizi tanımak ne demektir?
Kendimizi tanımak; duygularımızı, tepkilerimizi, ihtiyaçlarımızı, güçlü ve kırılgan yanlarımızı fark etmek anlamına gelir.

• Neden çoğu insan kendini sandığı kadar iyi tanımaz?
Çünkü günlük hayatta otomatik davranışlarla ilerleriz. Duygularımızı bastırır, zorlayıcı hislerden kaçınır ya da kendimizle yüzleşmekten çekiniriz.

• Kendimizi tanımamızı engelleyen şey nedir?
Koşuşturma, toplumsal beklentiler, eski roller, “nasıl olmam gerekiyor?” baskısı gerçek benliği gölgeler.

• Kendimizi tanımazsak ne olur?
Yanlış ilişkilerde kalabilir, sınır koymakta zorlanabilir, aynı döngüleri tekrar yaşayabilir ve içsel yönümüzle çelişen kararlar verebiliriz.

• Kendimizi gerçekten tanımaya nasıl başlarız?
Duyguları fark etmek, tetikleyicileri tanımak, sessiz alanlar yaratmak, yazmak, terapi desteği almak ve kendimize dürüst sorular sormak ilk adımlardır.

• Kendini tanımak neden bir güçtür?
Çünkü kişi ne istediğini, neye ihtiyaç duyduğunu ve nerede durması gerektiğini bildiğinde yaşam daha net ve daha özgün hale gelir.

• Toksik pozitiflik nedir?Toksik pozitiflik, kişinin olumsuz duygularını bastırmasına, “her koşulda mutlu olmalıyım” bas...
20/12/2025

• Toksik pozitiflik nedir?
Toksik pozitiflik, kişinin olumsuz duygularını bastırmasına, “her koşulda mutlu olmalıyım” baskısı hissetmesine yol açan aşırı iyimserlik yaklaşımıdır.

• Toksik pozitiflik neden zararlıdır?
Çünkü üzüntü, öfke, kırgınlık veya hayal kırıklığı gibi doğal duygular görmezden gelindiğinde kişi kendini suçlu, yalnız ve anlaşılmamış hisseder.

• Toksik pozitiflik hangi cümlelerde kendini gösterir?
“Boş ver, takma.”
“Daha kötüsü olabilirdi.”
“Her şeyin iyi yanına bak.”
“Bu kadar üzülmene gerek yok.”
Bu ifadeler destek gibi görünse de duyguyu geçersiz kılar.

• Toksik pozitiflik nasıl anlaşılır?
Kişi kötü hissettiğinde bile bunu söylemekten çekiniyorsa, duyguları bastırıyorsa ya da her negatif duyguyu “yanlış” gibi görüyorsa toksik pozitiflik etkisi vardır.

• Toksik pozitiflikle nasıl baş edilir?
Öncelikle olumsuz duyguların da insanın doğal parçası olduğunu kabul etmek gerekir. Duyguyu bastırmak yerine anlamaya çalışmak, güvenli kişilerle paylaşmak ve “iyi görünme” baskısını azaltmak sağlıklı bir yaklaşımdır.

• Toksik pozitiflik gerçek iyimserlik midir?
Hayır. Gerçek iyimserlik, duyguları yok saymak değil; duygulara alan açarak zorluklarla sağlıklı şekilde baş edebilmektir.

• Duygusal dayanıklılık (resilience) nedir?Duygusal dayanıklılık, kişinin zorluklar, stres, kayıplar veya değişimlerle k...
16/12/2025

• Duygusal dayanıklılık (resilience) nedir?
Duygusal dayanıklılık, kişinin zorluklar, stres, kayıplar veya değişimlerle karşılaştığında yeniden toparlanabilme ve uyum sağlayabilme kapasitesidir. Bu, hiç yara almamak değil; yara aldığında iyileşebilme becerisidir.

• Duygusal dayanıklılık neden önemlidir?
Çünkü hayatın iniş çıkışları kaçınılmazdır. Dayanıklılık, kişi zorlanırken de işlevini sürdürebilmesini, duygusal dengeyi koruyabilmesini sağlar.

• Duygusal dayanıklılık doğuştan mı gelir?
Hayır. Küçük bir kısmı mizaçla ilgili olsa da büyük bölümü öğrenilebilir, zamanla gelişebilir ve güçlendirilebilir.

• Bir insanın duygusal dayanıklılığı nasıl artar?
Duyguları fark etmek, stresle baş etme becerilerini öğrenmek, güvenli ilişkiler içinde olmak ve kendine şefkat göstermek dayanıklılığı artıran temel unsurlardır.

• Duygusal dayanıklılık hangi becerilere dayanır?
Esneklik, problem çözme, duyguları düzenleyebilme, kendini sakinleştirme, sosyal destek arayabilme ve gerektiğinde yardım isteme becerisi.

• Duygusal dayanıklılık hangi işaretlerle kendini gösterir?
Kişi zor olaylardan sonra toparlanabiliyorsa, umudu kaybetmiyorsa, duygularını yönetebiliyorsa ve yeniden deneme gücünü buluyorsa dayanıklılık kapasitesi yüksektir.

• Duygusal dayanıklılık geliştirmek için neler yapılabilir?
Küçük adımlarla ilerlemek, gerçekçi hedefler koymak, olumsuz düşünce döngülerini fark etmek, düzenli uyku–beslenme alışkanlığı oluşturmak, nefes ve gevşeme teknikleri uygulamak etkili yöntemlerdir.

• Dayanıklılık kriz anlarında nasıl işe yarar?
Kişi panik yerine düzenlemeyi, kaçma yerine anlamayı, kapanma yerine bağlantı kurmayı seçebilir. Bu da zorluğun içinden daha güçlü çıkmayı sağlar.

• Placebo nedir?Placebo, gerçek bir tedavi içermese bile beynin iyileşme yanıtı üretmesine neden olan psikobiyolojik bir...
13/12/2025

• Placebo nedir?
Placebo, gerçek bir tedavi içermese bile beynin iyileşme yanıtı üretmesine neden olan psikobiyolojik bir etkidir.

• Placebo etkisi nasıl ortaya çıkar?
Kişi bir tedavinin işe yarayacağına inandığında beyin ağrı azaltıcı kimyasallar salgılar, stres azalır ve vücut kendi onarım mekanizmalarını devreye sokar.

• Beyin placebo etkisini nasıl yönetir?
Beyin beklenti oluşturduğunda ödül ve rahatlama merkezleri aktive olur; bu da bağışıklık, hormonlar ve sinir sistemi üzerinde olumlu bir düzenleme sağlayabilir.

• Placebo gerçekten işe yarar mı?
Evet. Ağrı, stres, bazı psikolojik belirtiler ve kronik rahatsızlıklarla ilgili birçok durumda placebo etkisi bilimsel olarak gözlemlenmiştir.

• Placebo tıbbi tedavinin yerine geçer mi?
Hayır. Placebo tek başına tedavi değildir, fakat gerçek tedavilerin etkisini güçlendirebilir ve kişinin iyileşme motivasyonunu artırabilir.

09/12/2025

• Kronik yorgunluk nedir?
Kronik yorgunluk, dinlenmekle geçmeyen, haftalar veya aylarca süren fiziksel ve zihinsel tükenmişlik halidir.

• Kronik yorgunluğa ne sebep olur?
Uyku bozukluğu, stres, duygusal yük, hormon dengesizlikleri, vitamin eksiklikleri, bağışıklık sistemi problemleri veya uzun süreli zihinsel baskı bu duruma yol açabilir.

• Kronik yorgunluk ile normal yorgunluk arasındaki fark nedir?
Normal yorgunluk uyumakla geçer; kronik yorgunluk ise dinlenseniz bile devam eder ve günlük işlevi etkiler.

• Kronik yorgunluk belirtileri nelerdir?
Sürekli enerji düşüklüğü, konsantrasyon zorluğu, sabah yorganlığı, motivasyon kaybı, zihinsel bulanıklık (brain fog), kas ağrıları ve uyku problemleri.

• Kronik yorgunluk nasıl yönetilir?
Uyku düzenini onarmak, stres azaltma teknikleri uygulamak, beslenmeyi düzenlemek, fiziksel aktiviteyi dengelemek ve gerekirse bir uzmandan değerlendirme almak önemlidir.

• Kronik yorgunluk neden ciddiye alınmalıdır?
Çünkü arka planda metabolik, hormonal veya psikolojik bir yük olabilir ve erken fark etmek iyileşme sürecini kolaylaştırır.

Korku, genellikle belirli ve gerçek bir tehdide verilen ani duygusal tepkidir. Örneğin yolda size doğru hızla gelen bir ...
29/11/2025

Korku, genellikle belirli ve gerçek bir tehdide verilen ani duygusal tepkidir. Örneğin yolda size doğru hızla gelen bir araç gördüğünüzde hissettiğiniz şey korkudur; beden hemen “savaş veya kaç” moduna geçer.

Kaygı ise daha belirsiz veya geleceğe dair olası risklere karşı duyulan huzursuzluk hissidir. Örneğin “Ya yarınki sunumda hata yaparsam” düşüncesi, somut bir tehlike yokken bile zihni alarmda tutar.

🧠 Korku = Anın içinde, somut tehdit
🧠Kaygı = Geleceğe dönük, varsayımsal tehdit

📌 Her ikisi de evrimsel olarak bizi korumak için vardır. Fakat kaygı kronikleştiğinde zihnin enerji kaynaklarını tüketir ve fiziksel belirtilerle yaşam kalitesini düşürür.

🌱 Farkındalık pratiği, bedensel rahatlama teknikleri, nefes çalışmaları korku ve kaygı tepkilerini daha kolay yönetmeyi sağlar.
Korku, çoğu zaman “şimdi” ile ilgilidir; kaygı ise “ya olursa” ile…

💬 İkisinin farkını bilmek, hangisiyle karşı karşıya olduğunuzu anlamak ve ona uygun şekilde yönetmek için ilk adımdır.

Bipolar bozukluk, kişinin duygu durumunda belirgin ve dönemsel dalgalanmalar yaşadığı bir psikiyatrik durumdur. “Mani” v...
22/11/2025

Bipolar bozukluk, kişinin duygu durumunda belirgin ve dönemsel dalgalanmalar yaşadığı bir psikiyatrik durumdur. “Mani” ve “depresyon” dönemleri ile karakterizedir; arada normal duygu durum (ötiyomi) evreleri olabilir.

📌 Mani dönemi:

Aşırı enerji, uyku ihtiyacında azalma
Kendine güvenin aşırı artması
Hızlı konuşma ve düşünce akışı
Riskli davranışlar (aşırı harcama, hızlı karar verme)

📌 Depresyon dönemi:

Enerji kaybı, yataktan kalkmakta zorlanma
Yoğun üzüntü, umutsuzluk
Uyku ve iştah değişiklikleri
Konsantrasyon güçlüğü

🧠 Bipolar bozuklukta beyin kimyasında (özellikle nörotransmitterler: serotonin, dopamin, noradrenalin) dalgalanmalar olur. Genetik faktörler, yaşam olayları ve stres bu durumu tetikleyebilir.

🌱 Duygu durum takibi ve yaşam düzeni sağlamak, atak riskini azaltır. Bu noktada profesyonel destek çok önemlidir.

💬 Bipolar bozukluğu yönetmek, dalgaları tamamen yok etmek değil; onların geldiğinde nasıl güvenli şekilde üzerinden geçileceğini öğrenmektir.

15/11/2025

Hepimiz zaman zaman işlerimizi erteleriz. Ama bazıları için bu durum kronikleşir ve hayat kalitesini düşürür. İlginçtir ki, ertelemenin tek nedeni “tembellik” değildir; çoğu zaman mükemmel olma çabası ve başarısızlık korkusu işin arkasında yatar.

🧠 Beyin, görev öncesinde “ya mükemmel olmazsa?” veya “ya başarısız olursam?” kaygısını yüklediğinde, güvenlik arayışına girer ve işi başlatmaktan kaçınır. Böylece anlık olarak rahatlar, ama uzun vadede kaygı büyür. Bu aslında kaçınma davranışıdır.

📌 Mükemmeliyetçilik, çıtayı gerçekçi olmayan bir seviyeye çeker. Görev bu kadar “büyük” hissettirdiğinde başlamak zorlaşır. Başarısızlık kaygısıyla birleştiğinde ise erteleme, kişiyi koruduğunu sanan ama aslında engelleyen bir zihin mekanizması haline gelir.

🌱 Bu döngüyü kırmak için:

Büyük işi küçük parçalara bölmek
“Yeterince iyi”nin çoğu zaman “mükemmel”den daha işlevsel olduğunu hatırlamak
Görev başlamadan önceki duygulara odaklanmak ve kaygıyla oturmak
Kendine hata yapma izni vermek

💬 Ertelemenin üstesinden gelmek, kusursuzluğu bırakıp ilerlemeyi kabul etmeyi gerektirir.
Harekete geçmek çoğu zaman en iyi motivasyon kaynağıdır.

Yataktasın, uyuyacak gibisin… sonra aklına eski bir konuşma geliyor."O an niye öyle söyledim ki?"Hop, derin bir nefes ye...
13/11/2025

Yataktasın, uyuyacak gibisin… sonra aklına eski bir konuşma geliyor.
"O an niye öyle söyledim ki?"
Hop, derin bir nefes yerine bir sürü alternatif senaryo dönmeye başlıyor. İşte bu ruminasyon.

📌 Overthinking, geleceği tahmin etmeye çalışıp tüm ihtimalleri defalarca tartmak demek. Ruminasyon ise geçmişte olmuş olayları tekrar tekrar analiz etmek. İkisi de seni “şimdi”den çekip düşünce labirentine koyuyor.

🧠 Beyin, bunu aslında sorun çözmek için yapıyor ama, işin ironisi şu: Çoğu zaman çözüm değil, zihinsel yorgunluk üretiyor. Stres hormonları yükseliyor, uyku kaçıyor, kaygı artıyor.

🌱 Döngüyü kırmak için:

Zihinsel “dur” butonu koymak (fark ettiğinde yön değiştirmek)
Günlük kısa meditasyonlar
Fiziksel aktivite ile beynin odak değişimini sağlamak
Yazıya dökmek: Düşünceleri kâğıda yazmak zihni rahatlatır

📌 Zihnin senin için çalışıyor ama sen direksiyonun başındasın. Düşüncelerin seni yönetmek zorunda değil.

Bazı anılar vardır, aklından silinir gibi olur ama bedenin unutmuyor. Fibromiyalji tam da böyle bir durum olabilir.Tıbbi...
09/11/2025

Bazı anılar vardır, aklından silinir gibi olur ama bedenin unutmuyor. Fibromiyalji tam da böyle bir durum olabilir.
Tıbbi tanımıyla yaygın, nedeni tam açıklanamayan kas-iskelet ağrıları… Ama bazen mesele sadece kas veya eklem değil; bedenin acıyı algılama sisteminin hassaslaşması.

🧠 Bilim buna merkezi duyarlılık diyor. Yani beyin ve omurilik, duyusal sinyalleri fazla güçlü yorumluyor. Ufak bir ağrıyı bile büyük bir rahatsızlık gibi hissediyorsun. İlginç olan, geçmişte yaşadığın hastalıklar, yaralanmalar veya duygusal travmalar bu sistemi “yüksek alarm” moduna sokmuş olabiliyor.

🔄 Sonuç? Yorgunluk, uyku bozukluğu, bazen bulanık bir zihin (“fibro-fog”), ve kronik ağrı.

🌱 Nasıl yönetilir?

Psikolojik danışmanlık
Hafif ama düzenli egzersiz: Yüzme, yoga, yürüyüş
Uyku düzeni (tek seferde 7-8 saat kaliteli uyku)
Stresle baş etme teknikleri (EMDR, mindfulness)
Antienflamatuar beslenme
İlaç tedavisi ve fizik tedavi desteği

📌 Fibromiyalji ile yaşamak, hem zihin hem beden açısından dengeyi yeniden kurmak demek. Geçmişin yükünü hafifletmek, bugünkü hayat kalitesini yükseltir.

07/11/2025

Önemli bir günün öncesinde ya da stresli bir olay öncesi bağırsaklar “ben buradayım” diye alarm verebiliyor. Gaz, şişkinlik, ani tuvalet ihtiyacı…
Çoğu kişi bunu sadece “hassasiyet” sanıyor ama işin aslı şu: Bağırsak ve beyin tam anlamıyla çift yönlü bir hat ile birbirine bağlı.

📞 Bu hattın adı bağırsak–beyin ekseni. Kaygı seviyen yükseldiğinde bağırsak sinir sistemi de alarm moduna geçiyor. Hormonlar, özellikle kortizol, bağırsak hareketlerini hızlandırıyor veya tam tersi yavaşlatıyor. Dengesi bozulmuş bağırsak florası sana sinyal gönderiyor ve kaygın bir kat daha artıyor.

Ve bingo! Kısır döngü başlamış oluyor: Kaygı → bağırsak tetiklenmesi → bağırsak rahatsızlığı → daha fazla kaygı…

🌱 Bu döngüyü kırmak için hem zihni hem bağırsakları sakinleştirmek lazım:

Nefes çalışmaları, mindfulness, meditasyon
Lif dengesi, probiyotik ve fermente gıdalar
Kafein, aşırı şeker, çok işlenmiş gıdalardan uzak durmak
Düzenli uyku ve hareket

📌 Kısacası, bağırsaklarını rahatlatmak bir nevi zihnine terapi yapmak. Ve zihnini sakinleştirmek bağırsaklarını şifa bulmaya davet eder.

Address

Yenişehir Mahallesi, Konak Sokak No: 19 Kat:2, Ofis No:10, Self Office
Izmit
41050

Opening Hours

Monday 12:00 - 20:00
Tuesday 11:00 - 20:00
Wednesday 11:00 - 20:00
Thursday 11:00 - 20:00
Friday 11:00 - 20:00
Saturday 12:00 - 19:00
Sunday 13:00 - 17:00

Telephone

+905323436772

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Çizer Psikolojik Danışmanlık Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Çizer Psikolojik Danışmanlık Merkezi:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram