Felegom Çemberi

Felegom Çemberi Gel Beraber Anlayalım

Mesai sonrası evinize geldiniz ve patronunuz arayıp bir sunum yapıp atmanızı istedi. Çok yorgun olmanıza ve eşinizle yem...
28/08/2020

Mesai sonrası evinize geldiniz ve patronunuz arayıp bir sunum yapıp atmanızı istedi. Çok yorgun olmanıza ve eşinizle yemek planınız olmasına rağmen hayır diyemediniz ve eşinizle büyük bir kavga etmek durumunda kaldınız. Kayınvalideniz yine (!) çat kapı, haber vermeden evinize geldi; oysa siz erkenden uyumayı planlamıştınız. Odaya bir girdiniz, o da ne? Partneriniz telefonunuza bakıyor. İnanamadınız! Kızınızın özel mesajlaşmalarını iPad’inizden okudunuz ve size göre doğru olmayan bir davranışta bulunduğunu öğrenip çok kızdınız. Her gün farklı görünümlerde tecrübe ettiğimiz sınır ihlalleri bizi, karşımızdakini veya çevremizdekileri kızdırıyor, hayal kırıklığına uğratıyor veya mutsuz ediyor. Sınırlarımızı korumanın, hayatımızda sınırlara ihtiyaç duymanın önemini bilsek bile bazen bu sınırlar muğlak ve geçirgen kalabiliyor. Bu geçirgenlik kendimizi kaybolmuş hissetmememizle veya günün sonunda kendimizi mutsuz olduğumuz bir durum içinde bulmamızla sonuçlanabiliyor. Sınır koymayı, koyduğumuz sınırları korumayı elbette ki ilk olarak öğrendiğimiz yer ailemiz oluyor. Her tip ilişki çeşidinde, sınırlar sağlıklı olarak korunduğu zaman, nelerden sorumlu olduğumuzu bildiğimiz kadar nelerden sorumlu olmadığımızı da biliyoruz ve bu da bize çerçeve oluşturabiliyor. Evlerin bahçe duvarlarındaki ‘’İzinsiz Girilemez’’ mesajı gibi, bireylerin sınır mülkiyetleri kendilerine aittir ve izin imtiyazları da her bireye göre değişiklik gösterir. Kendinize sorun bakalım: Benim sınırlarım net mi, muğlak mı? Acab… -Pardon iş için aradılar HAYIR diyemedim.

Dokunmak mı O NEYDİ? Hepimizin diline pelesenk olan ‘’yeni normal’ ’de dokunmak ve TEMAS yok! Peki, dokunmak, sarılmak n...
17/08/2020

Dokunmak mı O NEYDİ? Hepimizin diline pelesenk olan ‘’yeni normal’ ’de dokunmak ve TEMAS yok! Peki, dokunmak, sarılmak neydi bizim için ve neden bu kadar önemliydi? Sevgili felegomlular, bomba gibi bir konuyla dönüyoruz; TEMAS. Bebeklikte başlayan, anneyle ilk bağı oluşturan temas, yetişkinlikte hayatlarımızda ne ifade ediyor? ‘’Ben’’ ile ‘’ben olmayan’’ arasındaki sınırı keşfetmemizi sağlayan sözlü, sözsüz ve birçok şekilde karşımıza çıkan, her ilişki tipinde var olan bu önemli kavramın biraz geçmişine gitmeye ne dersiniz?

Canımız, fedakar, bizi bizden daha çok düşünen annelerimize her gün minnettarız. Annelerin ve anne adaylarının günü kutl...
10/05/2020

Canımız, fedakar, bizi bizden daha çok düşünen annelerimize her gün minnettarız. Annelerin ve anne adaylarının günü kutlu olsuuun!! İyi ki varsıniz, siz olmasanız, olmazdık.

Bütün hafta ilişkilerimizde birçok durumda kaçtığımız ya da kaygılandığımız halleri konuştuk. Terazinin diğer tarafında ...
09/05/2020

Bütün hafta ilişkilerimizde birçok durumda kaçtığımız ya da kaygılandığımız halleri konuştuk. Terazinin diğer tarafında ise rahatça iletişim kurabildiğimiz, kendimizi doğru ifade edebildiğimiz; bunun sonucunda da mutlu son ile biten ilişkiler tabii ki mümkün. Bunun adı canımız, ciğerimiz, altın kelebeğimiz, göz bebeğimiz güvenli bağlanma. 🧚🏻‍♀️ Her insan gibi her ilişki de kendine hastır. Yine de insanoğlu olarak en sevdiğimiz şeyin formüller olduğunu biliyor ve bu sokağa çıkma yasağında sizi mutlu etmek istiyoruz! Mutluluğa giden adımlara geçmeden önce hatırlatmak isteriz ki bu ilkeleri yalnızca sevgiliniz ya da eşiniz için değil arkadaş ve aile ilişkileriniz için de kullanabilirsiniz.
🥽🥽🥽
O zaman başlıyoruz!
1. Duygularınız konusunda içten ve tamamen dürüst olun!
2. İhtiyaçlarınızı karşınızdakini kırmadan ifade edin.
3. Net ve açık olun. Belirsizliklere, satır arası mesajlara inanın şu an hiç ihtiyacınız yok.
4. Karşınızdakini bencil, yetersiz ya da eksik hissettirmeyin ve suçlamayız. Siz aslında aynı takımdasınız.
5. Sinirlendiğinizde kendinizi hızla sakinleştirin. Kendinizi ifade ederken patlama noktasına geldiğinizde üstteki tüm ilkelere ters bir konuşma gelişecektir.
6. İhtiyaçlarınızın arkasında durun. İlişkide hissettiğiniz ihtiyaçlar tamamen meşrudur. Karşınızdaki mantıklı bulmayabilir ama bu ihtiyaçların tanınması ve karşılanması mutluluğunuz için gereklidir. Siz tüm bunlarla varsınız ve çok değerlisiniz!

Kaçan kovalanır MI? Daha çocukken yok sayılan, duyulmamış, belki görülmemiş olan içimizde ki küçük çocuğun yetişkinlikte...
08/05/2020

Kaçan kovalanır MI? Daha çocukken yok sayılan, duyulmamış, belki görülmemiş olan içimizde ki küçük çocuğun yetişkinlikte yaşayacağı ikili ilişkilerde kaçmaya bir nefes uzaklığında yaşaması tesadüf değil ebette ki. Çünkü içinde ki çocuk hep şu mesajı veriyor ‘’ Üzgün ve kırılmış hissediyorum, beni yatıştıracak kimse yok’’ ‘’sadece kendime güvenebilirim’’. Bu korku ve kaygılı düşünceler kişinin romantik ilişki içerisinde rahat olmasını engeller. Bu rahat olamama hali pek tabi ki ilişkilerine mesafe almaya itecektir onları. Muhtaç olmamak ve yardım istememek – ki yadıma muhtaç konumda kimsenin orada olmayacağına inanır- adına kontrol duygusunu elinde tutmak için bütün risk kapılarını bir bir kapatacak, birine BAĞIMLI olma ihtimaline karşı kaçma dürtüsünü devreye sokar veee pergelleri açarak hızla uzaklaşır. Şunu da unutmamak gerekir ki bu siyah beyaz kadar kesin çizgilerle ayrılabilen durumlar ve olgular değillerdir, bir kaçıngan bağlanma tipine mensup bir birey yakınlık kurmada zorlansa da daha sonra o ilişkinin içine girebildiğini ve sürdürebildiğini biliyor ve her yakın temasa girmekte zorlanan insanlar için kaçar bu diye düşünmüyoruz, değil mi sayın felegomlular? Kaçınmacı bağlanmaya yatkın bir yapı güvenli bağlanan, sağlıklı ilişkiler kuran, sağlam bir ilişki nesnesi ile karşılaşırsa bir ‘’sonsuza kadar mutlu yaşadılar’’ masalı doğar mı yoksa ardına bakmadan kaçar ve bir diğeri de onu kovalar mı, peki kaçan kovalanır modası geçmemişmiydi?

Aradığınız kişiye şuan ulaşılamıyor. Bebeklikte ki ilk ilişkimiz, annemizle -bakımveren- ile kurduğumuz o ilk bağ deneyi...
07/05/2020

Aradığınız kişiye şuan ulaşılamıyor. Bebeklikte ki ilk ilişkimiz, annemizle -bakımveren- ile kurduğumuz o ilk bağ deneyimi bizim ‘’bağlanma’’ tipimizi belirlemede çok büyük rol oynar. Kaygılı bağlanmadan sonra inceleyeceğimiz bağlanma tipi KAÇINGAN BAĞLANMA; kaç kaç kaç görmesin kimse seni. Ah o ‘’Issız Adam’’ ah, ‘’ADA, BEN AYRILMAK İSTİYORUM’’ dedin önce Ada’yı sonra bir jenerasyonu yıktın geçtin. İşte ‘’Issız Ada’m’’ sendromu diye bildiğimiz durum aslında tam da kaçıngan bağlanma tipine mensup bireylerin dışavurumu ve vücut bulmuş hali olarak karşımıza çıkıyor. Her şey çok güzel gidiyordu, birlikte mutlu, keyif alarak yaşayıp gidiyorlardı nerden çıktı şimdi bu ayrılma kararı ben de anlamamıştım dediğinizi duyar gibiyiz. Tam da burada kaçıngan bağlanma alarmları çalmaya başlıyor, birey yakın ilişki kurmayı kaldıramaz, temas ettiği yakın ilişki nesnesinden aldığı sevginin, kapsanmanın ağırlığına dayanamaz ve ta-taa bu sevgiye ve yakın ilişkiye maruz kalıp riske girmek yerine bunu reddeder. Yani; birey bu bağlanma tipinde terk edilme ve kayıp kaygısını o kadar derinde hisseder ki partnerinin onu bırakma olasılığı çok düşük olsa bile kendisi önceden bu bağı keserek bu seçeneği açık tutmak istemez. İkili ilişkilerde özellikle romantik ilişkilerinde o kadar korkar ki kaçma dürtüsüne karşı koyamaz ve genelde ‘’ben yalnızlığı seviyorum’’ ‘’ iki kişi düşünmeye alışık değilim’’ ‘’ sen daha iyilerine layıksın’’ ‘’ben seni mutlu edemiyorum’’ gibi cümlelerle bir bakmışsınız ortada kalmışsınız… Ah ‘’Issız Ada’m’’ senin de suçun yoktu, Ada’nın da her şeye sebep olan bağlanma tipimiz ve sanırım anneyle ilk ilişkimiz değil mi?

06/05/2020

Hazır bugün ikincisini çekmişken ilk videomuzdan kesitleri paylaşalım istedik. Herşey mi çocukluktan? Hadi siz de gelin beraber anlayalım. 👉Link bioda.

Kaygılı bağlanma stilini sahip insanlar genelde kaçıngan bağlanma stiline sahip insanlarla birlikte olma eğilimindedir. ...
05/05/2020

Kaygılı bağlanma stilini sahip insanlar genelde kaçıngan bağlanma stiline sahip insanlarla birlikte olma eğilimindedir. It means, “ıssız adam" tarzı partnerleri buluruz veya onlar bizi bulur. Nerede “serseri serbest, ben bağlanmaktan korkarım, ilişki bana göre değil” diyen tip varsa hooop bizim için aşırı çekici geliyor. Yakınlık kurmak istedikçe kaçan, asla güven vermeyen, kaygılarımızı daha da tetikleyen…Peki neden ? Araştırmalara göre, bir önceki yazımızda bahsettiğimiz süper güçlerimizle oluşturduğumuz yargılar doğrulanıyor ve bildiğimiz senaryolar/beklentiler gerçekleşiyor. İlişkideyseniz, bir iyi bir kötü gider sizin için. Karmaşık mesajlar verir, istediği kadar/istediği zaman ilgi gösterir “olması gerektiği kadar değil”. Haklı olarak bir tepkide bulunursunuz, bir süre şiddetli romantik anlar yaşanır ancak kısa sürer. Tıpkı annesi çok fazla çalışırken, peşinde dolanan arada bir “beni de gör” diye maraza çıkaran, bütün gün sadece 2 dakika sevgi görmeye alışan/razı olan çocuklar gibi. Bu çok da katlanabilinecek bir ilişki türü değil. İnsanın yüreği dayanmıyor.

Peki çözüm ? Çözümlerden biri önce kendi bağlanma örüntümüzün farkına varmak. İlişkiden ve yakınlıktan beklentilerimizi/ihtiyaçlarımızı tanımlamak. Süper gücümüzle aceleci davranıp, yargıya varmamak. Beklemek ve daha fazla bilgi toplamak örneğin. “Kızgın ama ne oldu acaba ?” noktasına gelebilmek. Ve en önemli çözümlerden biri “güvenli bağlanan biri” ile çıkmak. Çünkü onlar kararlı ve güvenilirlerdir. Yakınlık kurmakta zorlanmaz, karmaşık mesajlar vermez ve siz kaygırella olduğunuzda sizi sakinleştirirler. Kavga etseniz de, aynı yatağa gireceğinizi bilmek veya elbet çözeriz rahatlığını hissetmek hoş olmaz mı ?

İnsanların duygularını yüz ifadelerinden okumak ve anlamak, gerçekten güçlü bir beceri. Yaşamımızda pek çok farklı aland...
04/05/2020

İnsanların duygularını yüz ifadelerinden okumak ve anlamak, gerçekten güçlü bir beceri. Yaşamımızda pek çok farklı alanda işe yarayan, empatiye sahip olduğumuzu karşı tarafa farkettiren bir yetenek. Bu süper yeteneğe sahip insanlar, araştırmalara göre; duygu değişimlerini, diğer insanlardan daha hızlı ve doğru fark edebiliyor. Fakat kimi zaman, bu beceri bir kabusa dönüşebiliyor. Örneğin, yeni başladığınız bir ilişkinizde zaman zaman partneriniz mesajlarınıza geç cevap veriyor, buluştuğunuzda ise beden dilinden anladığınız kadarıyla bugün biraz öfkeli, canı sıkkın vb. WARNING ! Hemen kurulmaya başlarız, kaygılı bağlanma sistemimiz aktive olur. “Geç cevap verdi, o halde başka biriyle”, “bana dönük oturmuyor, suratı da asık, bana kızgın galiba, buluşmamızdan memnun değil gibi” gibi düşünceler üşüşmeye başlar. Mesaj gelene kadar zihnimiz partnerimizle meşgul olabilir, stalklar başlayabilir hatta düşüncelerimiz o kadar hızlı olumsuza doğru yol alır ki, “kar topu misali” geri aradığında öfkeli bir şekilde açabilir, nasıl ayrılacağımızı bile kurgulayabiliriz.
Süper yeteneğimiz, oldu mu başımıza ker bela ? Aldık bu süper gücü, hemen yargıya varmak için kullandık. Aceleci davranıp, hemen kendimizle veya ilişkimizle ilgili olumsuz bir sonuca vardık. Kaygırella olduk.
Ah ne zor birine bağlanmak, ne kaygı verici değil mi sevgili Felegom Çemberi sakinleri ?

Bir varmış bir yokmuş. İki insan göz göze gelmiş ve aşık olmuş. Bir anne ile çocuğu birbirini çok sevmiş. İki dost birbi...
03/05/2020

Bir varmış bir yokmuş. İki insan göz göze gelmiş ve aşık olmuş. Bir anne ile çocuğu birbirini çok sevmiş. İki dost birbirinden güç almış. Her insan ilişkisi beraberinde bir bağı getirmiş. 🌈 Ve sonra işler karışmış. Bu ilişkiler neden hep bu kadar karmaşık diye durduk düşündük. İlişkilerimizde mutlu ya da mutsuz olduğumuz her durumun cevabını bağlanma alışkanlıklarımızda bulduk. Ve dedik ki; “happily ever after” aşklara, bizi sinir küpüne çevirmeyen aile ilişkilerine, ya da kalplerin kırılmak yerine bir olduğu tatlış dostluklara ulaşmak için “bağlanma tipleri”ne bir bakalım. 🧶 Bağlanma teorilerine göre çevremizdekilerle güvenli, kaçıngan ya da kaygılı bağlanmanın gerçekleştiği ilişkiler kurabiliriz. Bu hafta her üç tip hakkında da bilgiler ve örnekler paylaşacağız. Sizin daha çok kurduğunuz bağlanma tipleri sizce neler? Fikirlerinizi bizle de paylaşın. 😊

Bundan sonra bizim için 2 Mayıs da bayram! Bugün ilk Felegom Çemberi videosu ve podcastini yayınladık. Profilimizdeki li...
02/05/2020

Bundan sonra bizim için 2 Mayıs da bayram! Bugün ilk Felegom Çemberi videosu ve podcastini yayınladık. Profilimizdeki linklerden ulaşabilirsiniz. 🥳🥳 😌Spotify hesabımızı takip etmeyi, YouTube kanalımıza abone olmayı da unutmayın! ❤️

Address

Kadıköy

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Felegom Çemberi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Felegom Çemberi:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category