02/11/2020
4 sene önce mastektomi olmuş bir türlü çıkmayan patoloji sonucumu bekliyordum. 32 yaşındaydım. 3 yaşında bir kızım vardı. Aklımda bir dünya düşünce endişeyle tabiki. Bir sabah telefonumda bir mesajla uyandım, "Yasemin Nihan'ı kaybettik." Ne saçma dedim, böyle şaka mı olur?! Nihan sağlıklı gencecik bir kadındı. Ama oldu😔 Bir gece uykusundan uyanamadı. Ama canım arkadaşım giderken çok büyük bir ders verdi bana. Kanser demek ölüm demek değildi. Ölümünün hastalığı, zamanı kişisi de yoktu. Sonra bu 4 yıl içinde pek çok sevdiğim kişiyi kaybettim. En son ikinci annem kayınvalidemi kaybettim. Hiç biri kanser değildi.
Bugün deprem var gündemimizde. Yitip giden hayatlar... Yani yine ölüm.
Ölüm bu hayatta sonu belli olan tek gerçek. Arkasında ne olduğu bilinmeyen, endişe duymamıza neden olan şey. Peki bugüne kadar ölümsüzlük bulunabildi mi? Hayır! O zaman tam da şu anda durun ve içinde olduğumuz koşulları, düşünce ve duygularımızı, istek ve arzularımızı, hedeflerimizi, yarına bıraktıklarımızı, söyleyip söylemediklerimizi, söyleyemediklerimizi, bir daha gözden geçirelim. Sahip olduğumuz gercekten ne? Hani bazen övündüğümüz, gurur duyduğumuz ne? Evimiz, arabamız, işimiz, sağlığımız, soyadımız, ailemiz... Bir deprem! Ne çok şeyi götürebiliyor degil mi? Hiç biri bize kalmıyor.
Ve çoğu zaman bize kalan kocaman bir "KEŞKE". İşte canımızı en çok acıtan da bu!
Bize kalan sadece yaşadıklarımız, deneyimlediklerimiz. Yani içimizde tuttuğumuz sevginin bile işlevselliği yok. O yüzden şu anki koşullarımız değiştiğinde keşke demeyecek şekilde yaşayalım. Maddesel hedefler yerine manevi, ruhsal yaşama dair hedefler oluşturalım. Ertelemeden, sahip olduğumuz ve değişim için en iyi zamana "şimdi" ye odaklanalım.
Ve bir travmanın ardından gelen savunmalar; daha çok tedbir, daha çok kontrol etme arzusu! Bu konu oldukça uzun aslında ama bize düşen sorumlulukları görelim. Herşeye yetemeyecegimizi bilelim. Yetemeyeceğimiz kısımda tevekkül edelim, teslim olalım, kabullenelim. Sınırlılıklarımızı görelim, kabul edelim.
Aldığımız nefesi, kalbimizin sevgiyle doluşunu farkedelim. Fırsatımız varken sevgimizi gösterelim, sevdiğimizi söyleyelim, sevdiklerimize sıkıca sarılalım.
Tüm gidenlerin anısına.