Rukiyye Meryem Osmanoğlu

Rukiyye Meryem Osmanoğlu Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Rukiyye Meryem Osmanoğlu, Psychologist, Kısıklı, Hanımseti Sok. No: 12, Üsküdar/İstanbul Güneş Çocuk, Konya.

14/01/2026

🔸 Evet. Çünkü anlamadığın duygu seni yönetir; anladığın duygu ise seninle çalışır. Duygular hayatın rehberidir ama bastırıldığında yön kaybettirir. Onları fark etmek, yönetmek ve kabul etmek neredeyse tüm davranış kalıplarını değiştirir.

• Duyguları anlamak neden bu kadar güçlüdür?
– Kaygının neye bağlı olduğunu fark edersin
– Kızgınlığın altında yatan kırgınlığı görürsün
– Suçluluğun gereksiz mi, yoksa öğretici mi olduğunu anlarsın
– Tepkilerini kontrol etmen kolaylaşır
– Kendini ifade etmen güçlenir

🔸 Duygular anlaşılmadığında öfke olur, kaygı olur, kaçınma olur, bağımlılık olur. Ama anlaşıldığında yerini sakinleşmeye, netliğe ve içsel dengeye bırakır.

• Duygularını anlamak için küçük başlangıçlar:
– Gün içinde hissettiğini adlandırmak
– “Şu an neden böyle hissediyorum?” diye sormak
– Duyguyu bastırmak yerine birkaç dakika ona alan açmak
– Yargılamadan gözlemlemek

🔸 Duygularını anlamak hayatını bir anda değiştirmez; ama kendine yaklaşma biçimini değiştirir. Bu, en büyük dönüşümdür.

07/01/2026

🔸 Sınırlar koymak bazen uzaklaştırmak gibi algılansa da aslında en güçlü bağları kuran şeydir. Çünkü sınırlar; kendini korumanın, değerini bilmenin ve ilişkileri sağlıklı tutmanın görünmez zeminidir.

• Sınırların çalışmadığını gösteren işaretler:
– Sürekli yorgun ve tüketilmiş hissetmek
– “Hayır” dediğin anda suçluluk duymak
– İnsanlar senin üzerindeki enerjiyi kolayca tüketiyorsa
– Kırıldığında bile susmayı seçiyorsan
– Zamanın ve duyguların başkalarının elindeymiş gibi geliyorsa

🔸 Sınırlar sert bir duvar değildir; senin neye ihtiyacın olduğunu hatırlatan yumuşak bir çerçevedir. Çerçeve yoksa herkes senin alanına girer, sen ise kendinden uzaklaşırsın.

• Sınırları güçlendiren adımlar:
– Önce kendi ihtiyaçlarını tanımak
– Rahatsız eden durumlarda nazik ama net olmak
– Suçluluk duygusunu yönetmeyi öğrenmek
– İnsanların ne düşüneceğini kontrol etmeye çalışmamak
– Kırılmaktan korkarak kendini feda etmemek

🔸 Sınırlar, seni yalnızlaştırmaz. Aksine, doğru insanları gerçek sana yaklaştırır.

🔸 İç sesin bazen bir öğretmen gibi değildir; daha çok hiç susmayan bir yargıç gibidir. Ne yaparsan yap, yetmez. Ne kadar...
02/01/2026

🔸 İç sesin bazen bir öğretmen gibi değildir; daha çok hiç susmayan bir yargıç gibidir. Ne yaparsan yap, yetmez. Ne kadar çabalanırsa çabalansın, hata büyür. Kendini suçlamak bir noktadan sonra duygusal bir otomatiğe dönüşür.

• Sürekli suçluluk hissetmenin kökeninde neler olabilir?
– Çocuklukta fazla sorumluluk yüklenmek
– Hata yaptığında sevginin geri çekilmesi
– Mükemmeliyetçilik
– “Benim yüzümden oldu” kalıbının yerleşmesi
– Başkalarının duygularını üstlenme alışkanlığı

🔸 Suçluluk duygusu bazen gerçek bir rehberdir; yanlış bir davranışı düzenlemeye yardım eder. Ama sürekli ve sebepsizse, artık bir uyarı değil, bir yük hâline gelmiştir.

• Suçluluk döngüsünü yavaşlatmak için:
– “Gerçekten benim sorumluluğum muydu?” diye sormak
– Hataları öğrenmenin doğal bir parçası olarak görmek
– Kendine daha yumuşak bir iç ses geliştirmek
– Başkalarının duygularını taşımayı bırakmak
– Kendini affetmeyi öğrenmek

🔸 Kendini suçlamak seni daha iyi bir insan yapmaz; sadece daha yorgun bir insan yapar. Artık yükü hafifletme zamanı.

🔸 Bazen aynaya baktığında yüzünü görürsün ama kendini göremezsin. Çünkü aynadaki görüntü sadece fiziksel bir yansıma değ...
30/12/2025

🔸 Bazen aynaya baktığında yüzünü görürsün ama kendini göremezsin. Çünkü aynadaki görüntü sadece fiziksel bir yansıma değildir; geçmişte duyduğun sözlerin, aldığın eleştirilerin, beklentilerin ve bastırdığın duyguların da gölgesi oradadır.

• Aynaya bakınca fark etmeden gördüklerin:
– “Yeterince iyi değilsin” diyen eski bir ses
– Başkalarının beklentilerini taşıyan bir görüntü
– Kendi değerini unutturan hatıralar
– Yorulmuş ama güçlü durmaya çalışan bir beden
– İçinde büyümeye devam eden küçük bir çocuk

🔸 Oysa aynada görmen gereken kişi; başkalarının şekillendirdiği biri değil, kendi hikâyesini yazan sensin.

• Kendini daha net görmek için:
– Eleştirileri değil, gerçek duygunu duy
– Kendine daha merhametli bak
– Değerini dışarıdan değil içeriden tanımla
– Kusurları değil, ilerlediğin yolu gör
– Kendini başkalarıyla değil kendinle karşılaştır

🔸 Aynaya baktığında sadece yüzünü değil, yıllardır güçlü durmaya çalışan seni görmeyi hak ediyorsun.

🔸 Kendine iyi davranmak çoğu insana lüks gibi gelir. “Ben hallederim”, “Ben sabrederim”, “Önemli değil” diyerek yıllarca...
26/12/2025

🔸 Kendine iyi davranmak çoğu insana lüks gibi gelir. “Ben hallederim”, “Ben sabrederim”, “Önemli değil” diyerek yıllarca kendini arka planda bırakırsın. Oysa içindeki yorgun sesi duyan tek kişi sensin.

• Kendine iyi davranmayı neden ertelersin?
– Başkalarını önceliklendirmeye alışmışsındır
– Kendine değer vermekte zorlanırsın
– “Benim sıram sonra gelir” inancı vardır
– Suçluluktan korkarsın
– Çocukluğundan beri ihtiyaçlarını geri plana atmışsındır

🔸 Ne zaman kendine iyi davranmayı öğrenirsin biliyor musun?
Kendine kötü davranmanın seni daha güçlü değil, daha yorgun yaptığını fark ettiğinde.

• Kendine iyi davranmak için küçük ama güçlü adımlar:
– Yorgunken durmak
– Hayır diyebilmek
– Kendini suçlamak yerine anlamak
– Dinlenmeyi bir ihtiyaç olarak görmek
– Küçük de olsa kendine alan açmak

🔸 Kendine iyi davranmak bencillik değildir; iyileşmenin başlangıcıdır. Ve bu başlangıcı ertelediğin her gün, kendi içinden biraz daha uzaklaşırsın.

🔸 Zihnin bazen o kadar dolu olur ki, neyin sana ait olduğunu, neyin başkalarından taşındığını ayırt etmek zorlaşır. Oysa...
23/12/2025

🔸 Zihnin bazen o kadar dolu olur ki, neyin sana ait olduğunu, neyin başkalarından taşındığını ayırt etmek zorlaşır. Oysa çoğu ağırlık, senin omuzlarına ait değildir; sadece yıllardır taşımaya alıştığın duyguların, sorumlulukların ve beklentilerin yansımasıdır.

• Peki zihni yoran ağırlıklar nereden gelir?
– Başkasının duygularını üstlenmek
– “Onları üzmeyeyim” diye fazladan yük almak
– Her şeyi kontrol etme çabası
– Çevrenin beklentileri
– Geçmişteki kırgınlıkların bugüne taşınması
– Kendine haksız eleştirilerin

🔸 En zor yük, görünmeyen yüktür. Çünkü nereden başlayacağını bilemezsin. Ama fark etmek, yükün yarısını hafifletir.

• Kendine sorabileceğin basit ama dönüştürücü bir soru:
“Bu gerçekten benim sorumluluğum mu, yoksa birilerinin yıllar önce bana yüklediği rol mü?”

🔸 Bazen ağırlığı bırakmak değil, kime ait olduğunu görmek bile zihne nefes aldırır.

🌍 Merhaba! Hayatınızda aynı tür ilişkilerde neden defalarca benzer yara izi aldığınızı merak ettiniz mi? O acının bir te...
14/07/2025

🌍 Merhaba! Hayatınızda aynı tür ilişkilerde neden defalarca benzer yara izi aldığınızı merak ettiniz mi? O acının bir tesadüf olmadığını söylüyorum, aslında bilinçdışı döngüler ve kalıplar devrede!

🧩 Carl Jung’un gölge arketipi teorisi tam bu noktada çok güçlü bir çerçeve sunuyor bize. Gölge dediğimiz, kendimizin farkında olmadığımız, kabul etmekte zorlandığımız yönlerimiz… İşte bilinçdışında hep aynı izler, aynen çocuklukta hissettiğimiz gibi tekrar tekrar kendini anlatmaya çalışır.

🍂 Eğer çocukken sevgiyle birlikte korku, terk edilme ya da reddedilme yaşadıysanız, yetişkinlikte benzer ilişki kalıplarını çekmek normaldir. Buna “tanıdık acı” da denir, çünkü beynimiz buna alışmıştır, bilinçsizce bile olsa aşina olduğumuzı seçeriz.

🌸 Bowlby’nin Bağlanma Kuramı ise neden sürekli aynı konuları yaşadığımızı daha da güzel açıklıyor. Güvensiz bağlanma türleri, yetişkinliğinizde kendinizi yalnız, terk edilmiş veya değersiz hissetmenize sebep olabilir.

🔥 Ve şunu bilin ki bu döngüyü kırmak mümkün! Öncelikle kalıplarınızın farkına vararak başlayabilirsiniz. Farkındalık ise değişimin kapısını açar. Bunun için terapi, mindfulness ya da profeyonel destek grupları çok önemli.

🍀 Mevlânâ’nın sözleri ne der? “Yara, ışığın içeri girdiği yerdir.” Kendi yaralarınızı kabul etmek ve onlarla dost olmak, size yeni başlangıçların anahtarını verir.

🌞 Aynı senaryoda farklı roller değil, yeni hikâyeler yazmak da sizin elinizde.

🌿 Merhabalar! Bazen “Herkesi memnun etmeliyim ki seveyim” diye düşünmekten kendinizi alamayabilirsiniz? Böyle zamanlarda...
11/07/2025

🌿 Merhabalar! Bazen “Herkesi memnun etmeliyim ki seveyim” diye düşünmekten kendinizi alamayabilirsiniz? Böyle zamanlarda sanki içinizde “Ben yeterince iyi değilim, ancak herkes beni severse yeterli olabilirim” diyen bir ses varmış gibi olur.

✨ İşte bu aslında çocuklukta yaşanmış deneyimlerin bir yansıması olabilir. Psikoloji alanında özellikle nesne ilişkileri kuramı, erken yaşta bakım verenlerle kurduğumuz ilişkilerin ilerideki hayatımızdaki insanlara yaklaşım şeklimizi nasıl şekillendirdiğini söyler. Eğer o dönemde sevgi kesin ve koşulsuz değil de, “Onay almak için çok çaba harcamalıyım” mesajı alındıysa, benzer şekilde şimdi de hep başkalarının takdirini kazanmaya çalışıyor olabilirsiniz.

🌸 Sigmund Freud’un savunma mekanizmaları teorisi de bu durumu açıklamada destekleyici. “Ben sevilmek için bu kadar uğraşmalıyım çünkü değersizim” inancı aslında bir koruma kalkanı gibi işlev görür. Çünkü başkalarının sevgisini kazandıkça, kendi içimizdeki değersizlik duygusunu örteriz.

🔥 Ama pratikte ne oluyor? Siz kendi isteklerinizi geri planda bırakırken, uzun vadede bu yorgunluk ve tükenmişlik yaratıyor, kendi benliğinizi arka plana itiyorsunuz.

🌟 Burada Carl Rogers’ın çok önemli bir kavramına kulak verelim: “Gerçek benliğinize dokunun ve kendiniz olun.” Başkalarını memnun etmeye çalışırken, “Gerçek ben” ile “sosyal ben” arasında büyük bir uçurum oluşabilir.

🦋 Kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek, bu döngüyü kırmanın ilk kapısıdır. Ve evet, “Hayır” demek bazen zor, hatta suçluluk getiren bir eylem olabilir ama kendi sınırlarınızı korumak, yıllar sonra size oyunun gerçek kahramanı gibi hissettirecek.

🌈 Sizce de, “Sevilmek” sadece yaptıklarımızla değil, olduğumuz kişilerle mümkün değil mi? Hayatınızın her alanında özgürce sınır koyabildiğiniz, kendiniz olduğunuz kadar sevilmenin tadını çıkarabilirsiniz.

💕 Sonuçta içimizden bir ses vardır: “Ben böyleyim ve bu haliyle çok değerliyim.” İşte tam da bu sesi duymaya başlamanın zamanı!

🎈 “Hep ben mi suçluyum?” sorusu size tanıdık mı? Sürekli suçluluk hissi taşıyan biriyseniz, içinizde hala sesini duyurma...
04/07/2025

🎈 “Hep ben mi suçluyum?” sorusu size tanıdık mı? Sürekli suçluluk hissi taşıyan biriyseniz, içinizde hala sesini duyurmaya çalışan bir “çocuk benlik” olabilir. Eric Berne’nin Transaksiyonel Analiz kuramı bu noktada çok anlamlı bir açıklama getiriyor: Hepimizde bir "ebeveyn", bir "yetişkin" ve bir "çocuk" benlik var. Ve çoğu zaman bu suçluluk sesi çocuk benlikten gelir.

🌱 Belki de bir zamanlar “yaramazlık yaparsam sevilmem” diye düşündünüz… Belki de hep “başkalarının mutluluğu sana bağlı” cümlelerini duydunuz. İşte o iç ses hâlâ orada. Şimdi yetişkin benliğinizin, o küçük çocuğa dönüp sarılma zamanı.

🔮 Çünkü Carl Rogers'ın dediği gibi: “Kabul edilmeyen bir benlik kısmı, insanı sürekli iç çatışmaya sürükler.” Suçluluk hissinin temelinde de bu yatar: İçsel bir kabul görememe, çocukluktan taşınan öğrenilmiş bir korku.

🧩 Peki ne yapmalı? Önce bu küçük çocukla tanışmalı. Onun korkularını anlamalı. “Sen suçlu değilsin” demeli. Öz-şefkat uygulamaları, içsel diyaloglar, hatta terapiler bu noktada mucizeler yaratabilir.

💙 Çünkü gerçek özgürlük; içimizdeki bu çocuğa sevgi ve izin vermekle başlar. Sürekli suçluluk duygusuyla yaşamak zorunda değilsiniz. İzin verin; artık büyümüş haliniz bu küçük sesi teselli etsin.

☁️ “Bir şey yapmadan bile yorgunum” diyenlerden misiniz? İşte bu cümle tükenmişlik sendromunun en açık habercilerinden b...
27/06/2025

☁️ “Bir şey yapmadan bile yorgunum” diyenlerden misiniz? İşte bu cümle tükenmişlik sendromunun en açık habercilerinden biri olabilir. Modern yaşamda her şey “koş koş” modunda giderken, zihin ve beden artık dur sinyali vermeye başlıyor.

🔥 Maslach’ın Tükenmişlik Teorisi ne diyor biliyor musunuz? Üç temel boyutu var: Duygusal bitkinlik, kişisel başarıda düşüş ve duyarsızlaşma. Yani kendinizi işe ya da gündelik hayata karşı umursamaz, yetersiz ve bezgin hissediyorsanız, bu sadece geçici bir yorgunluk değil; derin bir tükenmişlik olabilir.

🚪 Tükenmişlik kapınızı sessizce çalar. Önce motivasyon düşer, sabır azalır. Sonra baş ağrıları, mide problemleri, kas ağrıları… Beden konuşmaya başlar çünkü zihin artık kaldıramamıştır.

🔍 Psikanalitik yaklaşıma göre ise tükenmişlik, bastırılmış öfkenin ve değersizlik duygusunun bir dışavurumudur. Kendinizi “yetersiz” hissettiğinizde zihniniz sürekli bir tehdit algısı üretir ve bu da adrenalini düşürerek kronik yorgunluğa sebep olur.

🌟 İşte bu yüzden önemli olan ‘çalışmaya ara vermek’ değil; ‘nasıl çalıştığını’ değiştirmek. Kendine şefkat göstermek, sınır koymak ve “Hayır!” demeyi öğrenmek tükenmişliğe karşı en güçlü ilaçlardan.

📌 Sürekli “önemli değil ben dayanırım” demek dayanıklı olmak değildir. Gerçek dayanıklılık sınırını bilmek ve dinlenme cesaretine sahip olmaktır.

🧠 Dikkat dağınıklığı ile motivasyon eksikliği arasındaki farkı anlamak, çocuğun gelişiminde kritik bir rol oynar. Zihins...
20/06/2025

🧠 Dikkat dağınıklığı ile motivasyon eksikliği arasındaki farkı anlamak, çocuğun gelişiminde kritik bir rol oynar. Zihinsel sağlık ve bilişsel gelişim konularında yapılan araştırmalar, bazen bu iki durumun birbirine karışabileceğini gösteriyor. Dikkat dağınıklığı genellikle bir çocuğun dışarıdan gelen uyaranlara karşı duyarsızlaşması, odaklanmakta güçlük çekmesiyle kendini gösterir.
🔄 Dikkat eksikliği, çocukların çoğu zaman düşüncelerini toparlayamamaları, bir işe başlamada ya da bitirmede zorluk çekmeleriyle karakterizedir. Bu da onların günlük yaşamda ve okulda performanslarını etkiler.
💭 Motivasyon eksikliği ise daha çok çocuğun içsel isteksizlik ve amaçsızlık hissiyle ilgilidir.
🌱 Buna göre, dikkat dağınıklığı bir bilişsel eksiklikken, motivasyon eksikliği daha çok duygusal bir durumdur. Dikkat dağınıklığı, çocuğun görevleri yerine getirmekte zorlanması ile kendini gösterir, ancak motivasyon eksikliği daha çok çocuğun “neden” sorusunu sorgulamasıyla ilgilidir.
⚖️ Bazen, bu iki durum birbirine karışabilir, çünkü dikkat eksikliği olan bir çocuk, motivasyon eksikliği nedeniyle işine odaklanamayabilir. Bununla birlikte, eğer çocuğun yaşadığı zorluklar dikkat eksikliğinden kaynaklanıyorsa, çözüm, doğru tedavi ve yöntemlerle odaklanmayı geliştirmeye yönelik olmalıdır.
👨‍🏫 Ebeveynlerin, öğretmenlerin ve terapistlerin bu iki durumu ayırt etmesi gerekir. Çocuğun davranışları gözlemlenmeli, hangi durumun öne çıktığı belirlenmeli ve ona göre bir yol haritası çizilmelidir.
🌍 Bazen de, çocuğun çevresi ya da sosyal ortamı motivasyon eksikliği yaratabilir. Yetersiz teşvik, aile içindeki stres faktörleri veya arkadaş ilişkileri gibi dışsal etkenler, çocuğun içsel motivasyonunu zayıflatabilir.
🚀 Bu tür durumların erken fark edilmesi, çözüm sürecini hızlandırır ve çocuğun tekrar güvenli bir şekilde gelişim yoluna girmesini sağlar.
🔄 Geri bildirimler, olumlu pekiştirmeler ve çocukla yapılan konuşmalar, motivasyon eksikliğini aşmada etkili olabilir.

🧠 Hayır, her hareketlilik hiperaktivite değildir! Hareketli çocuklar, enerjik olabilir, ancak bu her zaman hiperaktivite...
13/06/2025

🧠 Hayır, her hareketlilik hiperaktivite değildir! Hareketli çocuklar, enerjik olabilir, ancak bu her zaman hiperaktivite anlamına gelmez. Hiperaktivite, genellikle dikkat eksikliği ve dürtüsellik ile birlikte görülen bir durumdur.

🌀 Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gibi nörogelişimsel bir bozuklukla ilişkilidir. Bu durum, çocuğun hem okulda hem de günlük yaşamda aşırı hareketli olmasına, yerinde duramamasına, odaklanmakta zorlanmasına ve ani dürtüsel tepkiler vermesine yol açar.

🎯 Ancak sadece çok hareketli olmak, hiperaktiviteyi işaret etmez. Çocuklar doğal olarak enerjik olabilirler ve bu, onların fiziksel gelişimleriyle ilgilidir.

🌿 Hiperaktivitenin anlaşılabilmesi için, çocukların davranışlarını bir bütün olarak değerlendirmek önemlidir. Sadece hareketliliğe değil, aynı zamanda dikkat ve dürtüsellik gibi diğer belirtilere de dikkat edilmelidir.

🧩 Eğer çocuğunuz aşırı hareketli ve dikkatini toplamakta zorlanıyorsa, profesyonel bir değerlendirme yapmak çok önemli olabilir. Böylece, doğru bir tanı ve yönetim planı uygulanabilir.

Address

Kısıklı, Hanımseti Sok. No: 12, Üsküdar/İstanbul Güneş Çocuk
Konya
34692

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Rukiyye Meryem Osmanoğlu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category