Pınar Ekmekci

Pınar Ekmekci Psikolojik hizmet
Yetişkin Terapi / Çift Terapi / Ebeveyn Danışmanlığı

Bu atölye; ebeveynlikte zorlandığınız, tetiklendiğiniz anlara birlikte bakmak için oluşturulmuş bir psikoeğitim ve payla...
21/12/2025

Bu atölye; ebeveynlikte zorlandığınız, tetiklendiğiniz anlara birlikte bakmak için oluşturulmuş bir psikoeğitim ve paylaşım grubudur.
Çocuğun davranışından çok, bu davranışın sizde neyi harekete geçirdiğine odaklanır.

Amaç; tetiklendiğiniz anları fark edebilmek, otomatik tepkiler yerine daha düzenlenmiş yanıtlar verebilmek ve kopuşları onarabilmektir.

📅 14 Ocak’ta başlıyor
🗓 Her hafta Çarşamba akşamı
⏰ 21.00-22.30
🧩 4 oturum
🖥️ Zoom üzerinden online
💳 Uygun ücretli bir çalışmadır.

📩 Detay ve kayıt için “bilgi istiyorum” yazabilirsiniz veya 0551 070 9417 numaradan ulaşabilirsiniz.

Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci

Diyelim ki bir akşam tartıştınız.Biri “beni hiç dinlemiyorsun” dedi, diğeri “zaten ne söylesem suç oluyorum” diye çıktı ...
11/12/2025

Diyelim ki bir akşam tartıştınız.
Biri “beni hiç dinlemiyorsun” dedi, diğeri “zaten ne söylesem suç oluyorum” diye çıktı odadan.
Atmosfer gerildi.

Bu noktada ilişkileri ayıran şey tartışmanın kendisi değil; sonrasında ne yaptığıdır.

Geçinmeye gönlü olan biri,
ertesi gün şunu yapar:
“Dün gerildik. Ben konuşurken savunmaya geçtim fark ettim. Bir daha sakin konuşmayı denemek istiyorum. Sen nasıl hissettin?”

Geçinmeye gönlü olmayan biri ise şöyle gider:
“Dün olan oldu. Uzatmayalım.”
Yani duyguyu kapatır, konuyu kapatır, ama aslında mesele içeride kalır.

Başka bir örnek:
Partnerin geç kaldı ve haber vermedi.
Kaygılandın, sinirlendin.

Gönlü olan biri şöyle yaklaşır:
“Geç kalmanda bir niyet aramıyorum ama haber vermeyince bende eski bir tetikleme oluyor.”
(Yani hem kendi duygusunu sahiplenir hem ilişkiye alan açar.)

Gönlü olmayan biri:
“Benimle böyle konuşamazsın, ben seni kontrol etmiyorum ki!” deyip mevzuyu kişiselleştirir.

Psikolojik olarak;
geçinmeye gönlü olmak = duyguyu düzenleyebilmek + ilişkiye geri dönebilmek + kendi payını görebilmek. 🍀

Bu üçü varsa tartışmalar ilişkiyi bitirmez.
Aksine, ilişki dayanıklı olur.

Hiçbir çift sorunsuz değil.
Ama sorunlardan sonra birbirine dönebilen çiftler, geçinmeye gönlü olan çiftlerdir.

Klinik Psikolog Pınar Ekmekci

06/12/2025

Çocukken “Beni ciddiye alın” diyemedin.
Bugün 6 yaşındaki çocuğun bir konuda fikir yürütünce
onu “bana karşı gelmek” gibi yorumluyorsun.
Aslında çocuk sadece kendi görüşünü bildiriyor.

Çocukken “Hata yapınca bağırmayın” diyemedin.
Şimdi çocuğun küçük bir hatasında
hemen “niye dikkat etmiyorsun?” diye yükseliyorsun.
Burada tetiklenen şey çocuğun hatası değil, senin korkun.

Çocukken “Biraz durun, nefes alın, sakin olun.” diyemedin.
Bugün çocuğun yoğun bir duygu yaşadığında
“hemen kendini toparla” diyorsun.
Oysa çocuk yaşına göre tamamen normal bir duygu boşaltımı yapıyor.

Çocukken “Beni zorlamayın” diyemedin.
Şimdi çocuğun “istemiyorum” dediği yerde
bunu inatçılık gibi okuyor, sınırı sürdüremiyorsun.
Aslında eski baskılama deneyimi devreye giriyor.

Temel nokta 🍀
Çocuk, ebeveyninin geçmiş yükünü taşımak için orada değil.
Ebeveynliğin zorlandığı yerlerin çoğu,
çocuğun davranışından çok ebeveynin eski deneyimlerinden etkileniyor.

Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci

03/12/2025

Mesela kendi çocukluğunda duyulmamış biriysen,
Bugün çocuğun ağladığında “Abartma” demek yerine derin bir nefes alıp “Seni duyuyorum” diyebilirsin.
Bu, iyileştirdiğin bir yerden gelir.

Eğer senin evinde öfke patlamaları normalleşmişse,
Kendi öfkeni tanımaya başladığında çocuğuna bağırmadan sınır koyabildiğin ilk an,
çocukluğunu onarmanın somut bir örneğidir.

Küçükken sürekli “ayrılma korkusu” yaşadıysan,
Bugün çocuğun senden ayrılmakta zorlandığında sabırsızlanmak yerine,
onun duygusuna yanında kalarak eşlik edebilmen, o döngünün kırıldığı andır.

Ve eğer kendi ailen sana içten bir özür borçluysa, ama hiç gelmediyse,
Sen çocuğuna hata yaptığında özür dileyebildiğin her sefer,
çocukluğundan taşımadığın bir yükün nesilden nesile geçişini durdurursun.

İyileştirdiğin her şey, çocuğuna sessizce dokunur.
Bazen bir cümlede, bazen bir duruşta, bazen sadece nefes alıp biraz daha sakin kalabildiğin o anda.

Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci

27/11/2025

Kaçtığımız şey, üzerine çalışmadığımızda en çok tekrar ettiğimiz şey olur.

Örneklendireyim:

• Çocukla ilişkide
Kişi “çocuğuma bağırmayacağım, eleştirmeyeceğim” diye karar verir.
Ama stres, yorgunluk veya tetiklenme anlarında
tam da annesinin kullandığı cümleleri kurduğunu fark eder.
Ses tonu, uyarma biçimi, sabırsızlık.
Öğrenilmiş kalıplar otomatik olarak devreye girer.

• Eşle ilişkide
“Daha iletişimsel olacağım, küsmeye başvurmayacağım” niyeti vardır.
Fakat çatışma anında kişinin annesinin ilişki kurma tarzı yeniden sahneye çıkar.
İçe kapanma, duygusal mesafe, pasif agresif tepkiler
Kişi aslında çok eleştirdiği davranışı yeniden üretir.

• İçsel dünyamızda
“Kendime daha şefkatli olacağım” der.
Ama iç ses yine annenin sesine benzer,
Eleştiren, mükemmeliyetçi, hata kabul etmeyen bir tonda konuşur.

Buradaki mekanizma nettir:
Kaçınılan model zihinden silinmez; üzerine çalışılmadığında otomatik pilot hâline gelir.
Kişi “farkında olmadan annesi gibi davranma” döngüsünün içine girer.

Bu döngü kırılabilir mi?
Evet.
Farkındalık, içgörü ve duygusal olarak işleme süreciyle kişi tüm ilişkilerini, kendi ebeveynliğini, kendiyle ilişki kurma biçimini yeniden şekillendirebilir.

Aslında mesele “annem gibi olmayacağım” demek değil;
annemin bende nasıl sürdüğünü görebilmek.
Değişim buradan başlar.

Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci

26/11/2025

Bir anne akşam işten geliyor, yorgun, eli telefonda.
Çocuğu heyecanla bir şey anlatıyor ama anne duymuyor.
Çocuk içinden ‘Keşke beni fark etse’ diye geçiriyor, kırılıyor.

Ama ertesi sabah yine aynı hevesle yanına geliyor. Çünkü zihninde bağlanma figürü hala sensin.

Çocuklar kırıldıklarında bile ilişkisel umutlarını kolay kolay kaybetmezler.
Bu psikolojide onarım penceresi dediğimiz bir şeydir.
Bir yetişkinin aksine, çocuk demek ki beni umursamıyor diye genellemez.
Onun yerine “Belki bugün daha iyi olur” diye düşünür.

İşte bu yüzden bir bakış, bir özür, dizine oturtup iki dakika dinlemen..
Çocuğun iç dünyasında büyük bir düzenleme yaratır.

Duygusal regülasyon dediğimiz şey aslında tam da burada başlar:
Çocuk, önemsendiğini hissettiği an, kendi duygusunu yeniden toparlar.

Evet, çocuklar ebeveynlerine sürekli şans verir.
Ama bunun nedeni safça olmak değil; bağ kurma ihtiyacının çok güçlü olmasıdır.
Senin bir küçücük adımın, onun dünyasında kocaman bir onarımdır. 🤗

Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci 🍀


Geçen gün bir danışanım anlattı.Eşi küçük bir eleştiri yaptı, kendisi birden sinirlendi. Görünürde konu basit, ama farkı...
24/11/2025

Geçen gün bir danışanım anlattı.
Eşi küçük bir eleştiri yaptı, kendisi birden sinirlendi. Görünürde konu basit, ama farkında olmadan çocuklukta sık duyduğu “yetersizsin” mesajı tetiklenmişti.

Bazen aynı duyguyla çocuğuna da yaklaştığını fark etti; fazla koruyucu ya da eleştirel.

Çocuklukta aldığımız yaralar, bugünkü eş ve ebeveyn ilişkilerimizi sessizce şekillendiriyor.

Durup “Bu tepki bana mı ait, yoksa geçmişten mi geliyor?” diye sormak, davranış döngüsünü kırmanın ilk adımı.
Kendi geçmişinle çalışmak, hem eşinle hem çocuğunla kurduğun bağın güçlenmesini sağlar.

Klinik Psikolog Pınar Ekmekci 🌈✨

Travmatik tetiklenmeler, çoğu zaman mevcut yaşantıya verilen bir tepki değildir. Kişi, o anki duruma değil, geçmişte inc...
19/11/2025

Travmatik tetiklenmeler, çoğu zaman mevcut yaşantıya verilen bir tepki değildir.
Kişi, o anki duruma değil, geçmişte incindiği yaşa ait duygusal hafızaya yanıt verir.
Bu yüzden bazı tepkilerimiz bugünün gerçekliğiyle orantısız görünse de, aslında o dönemde karşılanmamış ihtiyaçların izlerini taşır.
Psikoterapide hedefimiz, bu eski duygusal kayıtları fark edip düzenleyebilmek; kişinin bugünle geçmişi ayırt ederek daha güvenli, daha sakin tepkiler verebilmesini sağlamaktır.

Klinik Psikolog Pınar Ekmekci ⚡️

17/11/2025

🍀 Bir anne, çocuğu öfkelendiğinde sakin kalamayacağı ve “yetersiz bir anne” gibi görüneceği korkusuyla çoğu zaman geri çekiliyor, konuşmayı erteliyordu.
Birlikte, sadece 1 dakika boyunca çocuğun duygusunu olduğu gibi dinleme ve hiç bir müdahale etmeme pratiği başlattık.
Bu küçük temas, “yanında durabiliyorum” hissini güçlendirdi; anne zamanla öfke anlarında bile daha sakin ve kendinden emin şekilde çocuğuyla iletişim kurmaya başladı.

🍀 İş değiştirmek isteyen bir kadın ise “başarısız olurum, altından kalkamam” düşüncesiyle sürekli başvuru
yapmayı erteliyordu.
Önce sadece bir CV gönderme hedefi vererek ve
iç sesi “hayatta başarısız olma hakkım da var.” cümlesiyle yeniden yapılandırarak cesaretini artırdık; birkaç hafta içinde yeni bir iş görüşmesine çağrıldı.

🍀 Eşiyle tartışmaktan korktuğu için duygularını içinde tutan bir erkek de duygularını ifade etmeye bir cümleyle başlamayı
denedi.
“Kırıldım ama konuşmak istiyorum.” Bu küçük adım iletişimde güven ortamı yarattı ve duygularını saklayan biri
olmaktan çıkıp kendini daha özgürce ifade edebilen bir eşe dönüştü.

Ufak adımlar büyük başarılara sebep olabilir. 🤗

Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci

Çocuğumuza bağırdığımızda aslında bizim de canımız acıyor…Ama çoğu zaman öfke bizden önce davranıyor, sonra da pişmanlık...
15/11/2025

Çocuğumuza bağırdığımızda aslında bizim de canımız acıyor…
Ama çoğu zaman öfke bizden önce davranıyor, sonra da pişmanlık kapıyı çalıyor.
İşte bu döngüyü kırmak, hem bizim hem çocuğumuzun ruh sağlığı için çok değerli.

Bu seminer;
• Öfkenin nereden geldiğini
• Neden tetiklendiğimizi
• Çocuğun davranışlarının bizdeki eski kayıtları nasıl harekete geçirdiğini
• Ve en önemlisi öfke anını yönetebilmemiz için uygulanabilir teknikleri içeriyor.

Eğer evdeki gerginlik seni yoruyorsa,
Kendini sürekli aynı hataların içinde buluyorsan,
Çocuğunun daha güvenli, daha huzurlu bir ortamda büyümesini istiyorsan,

Bu seminer tam senin için.

📅 27 Kasım 21.00-23.00
📍 Online – sonradan izleme imkanı var
🎟 Kayıt için profilimdeki linke tıklayabilirsin.

Sakin bir ebeveynlik mümkün.

Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci ⚡️

13/11/2025

Bu üçünden hangilerini yapıyorsunuz?

Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci

12/11/2025

Geçen gün bir arkadaşımın evindeydim. Oğlu 4 yaşında, enerjik bir çocuk. Normalde sıraya girmeyi hiç sevmezmiş. Ama o gün fark ettim, beraber Uno oynuyorlardı.
Çocuk kendi sırasını bekliyor, annesi oynarken karışmıyor, gayet sabırlıydı. O an anladım: “Demek ki çocuk kurala değil, emre tepki gösteriyor.”
Oyun ortamında kimse ona “Bekle” demiyor, sadece deneyimle öğreniyor.
Yani kural koyarak değil, oyunla yaşatarak öğretmek çok daha kalıcı oluyor.

Bir danışanım anlatmıştı, her akşam aynı krizi yasıyorlardı. Pijama konusu🤗 Çocuk direniyor, anne sinirleniyor, klasik tablo.
Sonra bir gün sadece şu cümleyi denemiş:
“Şimdi uyku hazırlığında ne yapıyorduk, hatırlıyor musun?”
Çocuk bir anda durmuş, düşünmüş, “Pijamamı giyiyorum!” deyip gitmiş.
Çünkü emir duyunca direnen beyin, işbirliği isteyince açılıyor.
Bazen tek fark, nasıl söylediğimiz.

Sizin böyle örnekleriniz var mı? 🤗

Uzman Klinik Psikolog Pınar Ekmekci

Address

2. Anafartalar Mahallesi Cumhuriyet Caddesi No:52 Daire:11 Kat:5 Manisa/Şehzadeler
Manisa
45000

Opening Hours

Monday 10:00 - 20:00
Tuesday 10:00 - 20:00
Wednesday 10:00 - 20:00
Thursday 10:00 - 20:00
Friday 10:00 - 20:00
Saturday 13:00 - 18:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Pınar Ekmekci posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Pınar Ekmekci:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram