01/02/2026
Bu görseller 10 Şubat 2023’e ait.
Fotoğrafın üzerine yazdığım gibi benim güzel kalpli kardeşim ülkemizi yasa boğan depremin ardından henüz 19 yaşındayken, oradaki insanlara yardım edebilmek için Manisa’dan Hatay’a gitti. Oradaki çocuklarla oyun oynarken beni arayıp onlarla tanıştırmıştı.
“Onlarla hangi oyunları oynarsam çocuklara iyi gelir?” diye sormuştu.
Ben anlattım, o oynadı…
Kalbine hayran olduğum…
Orada yaşadıklarından biri, hepimizin yüreğine kazındı.
Bize şöyle anlatmıştı:
“Enkaz altından bir bebeğin çıkarıldığını gördüm. Çıkardıkları anda etraf öyle güzel koktu ki… Resmen cennet gibi, gül gibi kokuyordu.”
Bu acıların içinde bize bir teselli gerek.
Mesela; cennet kokan o bebeğin,
onu böylesine sevgiyle anlatan kardeşime
cennette yoldaş olduğunu hayal etmek gibi…
Ayrılığın yalnızca bu dünyaya ait olduğunu bilmek,
asıl kavuşmanın ebediyette olduğuna inanmak gibi.
O güne dek,
iyiliklerle onun adını yaşatmak,
ardında bıraktığı merhameti çoğaltmak gibi…
Evet, kesinlikle bir teselli gerek.
Çünkü hakikaten;
“Anne bugün hava kasvet,
ne çok giden olmuş,
dört yanımız hasret…”