Psk. İlayda Kabaş

Psk. İlayda Kabaş 📍Manisa
Oyun Atölyeleri🌟

Bu görseller 10 Şubat 2023’e ait.Fotoğrafın üzerine yazdığım gibi benim güzel kalpli kardeşim ülkemizi yasa boğan deprem...
01/02/2026

Bu görseller 10 Şubat 2023’e ait.
Fotoğrafın üzerine yazdığım gibi benim güzel kalpli kardeşim ülkemizi yasa boğan depremin ardından henüz 19 yaşındayken, oradaki insanlara yardım edebilmek için Manisa’dan Hatay’a gitti. Oradaki çocuklarla oyun oynarken beni arayıp onlarla tanıştırmıştı.
“Onlarla hangi oyunları oynarsam çocuklara iyi gelir?” diye sormuştu.
Ben anlattım, o oynadı…
Kalbine hayran olduğum…

Orada yaşadıklarından biri, hepimizin yüreğine kazındı.
Bize şöyle anlatmıştı:
“Enkaz altından bir bebeğin çıkarıldığını gördüm. Çıkardıkları anda etraf öyle güzel koktu ki… Resmen cennet gibi, gül gibi kokuyordu.”

Bu acıların içinde bize bir teselli gerek.
Mesela; cennet kokan o bebeğin,
onu böylesine sevgiyle anlatan kardeşime
cennette yoldaş olduğunu hayal etmek gibi…

Ayrılığın yalnızca bu dünyaya ait olduğunu bilmek,
asıl kavuşmanın ebediyette olduğuna inanmak gibi.
O güne dek,
iyiliklerle onun adını yaşatmak,
ardında bıraktığı merhameti çoğaltmak gibi…

Evet, kesinlikle bir teselli gerek.
Çünkü hakikaten;
“Anne bugün hava kasvet,
ne çok giden olmuş,
dört yanımız hasret…”

Kardeşimin kabrinde oturuyorken, “Baba, arkandaki dağ ne güzel duruyor,” dedim. Göstermek için anlık bir fotoğraf çektim...
06/01/2026

Kardeşimin kabrinde oturuyorken, “Baba, arkandaki dağ ne güzel duruyor,” dedim. Göstermek için anlık bir fotoğraf çektim. Fotoğrafa bakarken konuşmadık ama birbirimizi duyduk:
“İkimiz de arkamızdaki dağı kaybettik.”

“Biliyor musun baba,” dedim, “ölüm anı nasıl bir şey hiçbirimiz bilmiyorken Ertuğrul bunu tek başına yaşadı. Kardeşimi o an yalnız bırakmış gibi hissediyorum. Acaba korktu mu?”

Belli ki zihnim kaybı kabul etmemek için durmadan sorular üretiyor.
Cevabını alamayacağım sorulara takılıp kalmak, içimdeki kabulleniş acısını erteliyor.
Mezar taşında ismini görmeye hazır olmadığımız için hala yaptırmadığımız o mezar taşı gibi…

Kalbimizin en kırılgan yerinde sakladığımız Ertuğrulumuz, gün geldi bize dağ oldu… gün geldi üstüne çiçekler ektiğimiz toprak oldu. Ve babam soruma şöyle bir yanıt verdi:
“Oğlum, bu deneyimi yaşarken yanında olmayı çok isterdim.”

Bu da babamla benim türküm oldu…
“Bizim pencereler yele karşıdır,
Muhabbet dediğin karşı karşıdır.
Girebilsen bu sinemde neler var,
Gülüp oynadığım ele karşıdır.”

Bizden, cevabını alamayacağı soruların içinde çırpınan herkese 🤍

Kardeşimin kabrinde oturuyorken, “Baba, arkandaki dağ ne güzel duruyor,” dedim. Göstermek için anlık bir fotoğraf çektim...
06/01/2026

Kardeşimin kabrinde oturuyorken, “Baba, arkandaki dağ ne güzel duruyor,” dedim. Göstermek için anlık bir fotoğraf çektim. Fotoğrafa bakarken konuşmadık ama birbirimizi duyduk:
“İkimiz de arkamızdaki dağı kaybettik.”

“Biliyor musun baba,” dedim, “ölüm anı nasıl bir şey, hiçbirimiz bilmiyorken Ertuğrul bunu tek başına yaşadı. Kardeşimi o an yalnız bırakmış gibi hissediyorum. Acaba korktu mu?”

Belli ki zihnim kaybı kabul etmemek için durmadan sorular üretiyor.
Cevabını alamayacağım sorulara takılıp kalmak içimdeki kabulleniş acısını erteliyor.
Mezar taşında ismini görmeye hazır olmadığımız için hala yaptırmadığımız o mezar taşı gibi…

Kalbimizin en kırılgan yerinde sakladığımız Ertuğrulumuz, gün geldi bize dağ oldu… gün geldi üstüne çiçekler ektiğimiz toprak oldu. Ve babam soruma şöyle bir yanıt verdi “oğlum bu deneyimi yaşarken yanında olmayı çok isterdim.”

Bu da babamla benim türküm oldu…
“Bizim pencereler yele karşıdır,
Muhabbet dediğin karşı karşıdır.
Girebilsen bu sinemde neler var,
Gülüp oynadığım ele karşıdır.”

Bizden, cevabını almayacağı soruların içinde çırpınan herkese🤍

Yoldaşını kaybedince insan,yolunu da kaybediyormuş.Hayat zaten hiçbir zaman kusursuz ilerlemiyormuş.Kötü şeyler olurmuş…...
31/12/2025

Yoldaşını kaybedince insan,
yolunu da kaybediyormuş.
Hayat zaten hiçbir zaman kusursuz ilerlemiyormuş.
Kötü şeyler olurmuş…
Ve evet, bir gün insanın başına da gelebilirmiş.

Bunları ezbere biliyordum elbet.
“Yarına çıkacağımız ne malum” der dururdum,
hiç durup gerçekten düşünmeden.

Bu yıl, ezbere bildiğim ama idrakine varmadığım
ne varsa hepsini yaşayarak öğrendim.

Yol devam ediyor.
Direksiyonun başında hala ben varım.
Bazen yanlış yollara sapalım, olsun.
Rotayı yeniden hesaplarız.
Acılarımızı da anılarımızı da çantamıza koyar,
gittiğimiz her yere götürürüz.

Eminim ki işin sonu başından daha hayırlı.
Yolun sonunda yoldaşım var.
Ve eğer bu yolu hakkıyla yürümek,
sonunda ona kavuşmak demekse…
Çekilen her acı buna değer.

İyi yıllar 🖤

Yoldaşını kaybedince insan, yolunu da kaybediyormuş.Hayat zaten hiçbir zaman kusursuz ilerlemiyormuş.Kötü şeyler olurmuş...
31/12/2025

Yoldaşını kaybedince insan, yolunu da kaybediyormuş.
Hayat zaten hiçbir zaman kusursuz ilerlemiyormuş.
Kötü şeyler olurmuş…
Ve evet, bir gün insanın başına da gelebilirmiş.

Bunları ezbere biliyordum elbet.
“Yarına çıkacağımız ne malum” der dururdum,
hiç durup gerçekten düşünmeden.

Bu yıl, ezbere bildiğim ama idrakine varmadığım
ne varsa hepsini yaşayarak öğrendim.

Yol devam ediyor.
Direksiyonun başında hala ben varım.
Bazen yanlış yollara sapalım, olsun.
Rotayı yeniden hesaplarız.
Acılarımızı da anılarımızı da çantamıza koyar,
gittiğimiz her yere götürürüz.

Eminim ki işin sonu başından daha hayırlı.
Yolun sonunda yoldaşım var.
Ve eğer bu yolu hakkıyla yürümek,
sonunda ona kavuşmak demekse…
Çekilen her acı buna değer.

İyi yıllar🖤

Kardeşimi kaybettikten sonra, her aynaya baktığımda içimden hep aynı cümle geçiyor:“Vay be İlayda… Gözünün feri sönmüş d...
16/12/2025

Kardeşimi kaybettikten sonra, her aynaya baktığımda içimden hep aynı cümle geçiyor:
“Vay be İlayda… Gözünün feri sönmüş demek buymuş.”
Hani ışığın söner ya…ne bileyim öyle işte.

Bugün yine Ertuğrul’u düşünürken, aynanın önüne koyduğum fotoğraflara takıldı gözüm. O an fark ettim; evet gözümün feri gitmiş, çünkü içimdeki küçük İlayda da kardeşiyle birlikte o mezara girmiş. Biliyor musunuz ben buna hiç üzülmedim.
“Oh be! En azından bir parçam onun yanında…” diye geçti içimden.
İnsan öyle kopmak istemiyor ki sevdiğinden, olsun varsın içimdeki çocukta onunla mezara girsin diyebiliyor.

Demem o ki; yas öyle güçlüdür ki, sevdiğinden kopmamak için zihnin ve kalbin her yolu arar.
Benim yolum bu, küçük İlaydayı ve kardeşimi birbirine emanet etmek.
Bilmem, belki yarın da başka bir yol bulurum.
Tek bildiğim bu süreç böyle…
Bazen dualarda, bazen iyiliklerde, bazen mezarının başında… bir yolunu bulur onu kalbimde yaşatmaya devam ederim.

Düşünüyorum da, belki yazmakta ondan kopmamak için öğrendiğim yollardan biridir. Çünkü Ertuğrul bunları okusa “Ablaaa çok duygulandım neler yazmışsın öyle” derdi.

Benden yolunu arayan herkese♥️

Yas… Bir o kadar kişiye özgü, bir o kadar da aynı acının içinde buluşturan bir hikaye. En ortak yanı ise dağılmak. Ruhun...
25/11/2025

Yas… Bir o kadar kişiye özgü, bir o kadar da aynı acının içinde buluşturan bir hikaye. En ortak yanı ise dağılmak. Ruhun dağılır, planların, duyguların, hatta zaman duygun bile…

Bu dağılmanın karşısında kimimiz pes eder, kimimiz inkar eder, kimimiz de ruhuna ve yasına savaş açar.

Ben dağıldım…
Hikayemin bu bölümünde bazen suyun içinde çırpınan, boğulmamak için nefes arayan bir kız çocuğu gibi hissediyorum.
Bazen ise ayakları toprağa daha sağlam basan, acısıyla birlikte yürümeyi öğrenen bir kadın gibi…

Bir sabah uyanıyorum, “Kardeşim için yas tutulacaksa, en güzelini ben tutarım,” diyorum. Çünkü o, bu acının bile en taşınabilir halini hak ediyor.

Bir başka sabah ise, “Bitti… Her şey bitti, devam edemeyeceğim,” diye yankılanıyor içimde.

Demem o ki…
En sevdiğini kaybettiysen dağıldın; biliyorum.
Korkma… Yas böyle zaten: bir gün durgun, bir gün taşkın… Bir gün dayanılır, bir gün tarifsiz.

Ertuğrul ile bu şarkıyı dinlemeyi çok severdik. Bilmem… belki de hissettik.
“Sen gelmez oldun,
Gözlerim yolda,
Beklerim ama sen gelmez oldun.”

Benden en sevdiğini kaybetmiş herkese…🖤

Çok sevdiğin birini kaybettiğinde onu yaşatma arzusu, aslında kendini fark ettirmeden sızıyor hayatına.Onun giydiği swea...
02/10/2025

Çok sevdiğin birini kaybettiğinde onu yaşatma arzusu, aslında kendini fark ettirmeden sızıyor hayatına.
Onun giydiği sweatshirt’ü giymek, parmak izinin işlendiği kolyeyi boynunda taşımak, telefonunun arkasına resmini koymak…
Belki de tüm bunlar, onun artık yaşamıyor oluşunun dayanılmaz gerçeğine karşı küçük bir direniş.

Ama gerçek şu ki; o semboller olmasa da sen zaten her anında onu yaşatıyorsun.
Bir bakışta, bir şarkıda, bir kokuda…
Gün içinde hemen yanı başında hatta bazen omzunun tam üstünde, sessizce.
“Hatırlamak” diyorsun ama, unutmuyorsun ki zaten.

Seninle beraber yürüyen sana gölge gibi eşlik eden hüzünle yaşamayı öğrenmek,
Ansızın burnunun direği sızlarken, yine de yaşamın rollerine dönebilmek.
İşte yas, tam da bu.
O sızının içinden güç devşirip, yaşam kaynaklarını yeniden genişletmeyi öğrenmek.

Böylesine büyük bir hüznün içinde, yaşama devam edebilmek için renkleri arayan, yeniden ışığı bulmaya çalışan…
Ve bunu yaparken, hayata devam ettiği her an için kaybettiği kişiye vefasızlık etmiş gibi hisseden herkese yürekten sarılıyorum. Bu mücadelenin yorgunluğunu en derinden tanıyorum.

Son olarak, şarkıda da söylediği gibi:
Onu görüyorum.
Aklımın bir köşesinde onu görüyorum.
Her zaman…🤍

Bugün, yeniden çocukların dünyasına dokunmak için odamda yerimi aldım. Heyecanlıyım çünkü;Yasımın ve derin duygusal dene...
03/09/2025

Bugün, yeniden çocukların dünyasına dokunmak için odamda yerimi aldım.
Heyecanlıyım çünkü;
Yasımın ve derin duygusal deneyimlerimin bana kattığı olgunlukla,
hayata ve mesleğime artık daha farklı bir pencereden bakıyorum.

Yeni İlayda’yı; terapi koltuğunda ve oyun odasında ben de keşfetmeye hazırım.
Değişmeyen en büyük şey ise, her zaman tüm şefkatimle çocukların kalbine dokunma arzum…

Oyun arkadaşlarım, ne çok özleştik!
Oyun kaldığı yerden devam ediyor…🤍

Bizim mesleğimizde mahremiyet çok kıymetlidir. Danışanın mahremiyetini korumak kadar, terapistin kendi mahremiyetini de ...
23/07/2025

Bizim mesleğimizde mahremiyet çok kıymetlidir. Danışanın mahremiyetini korumak kadar, terapistin kendi mahremiyetini de gözetmesi mesleki sınırların bir parçasıdır.
Ancak bazen insan olduğumuzu hatırlamak ve duygularımızı paylaşarak bir arada olmanın iyileştirici gücünü sahiplenmek gerekir.
Mesleğimin yanı sıra insanlığımın izlerini de paylaşmak istiyorum sizinle.

Kardeşimi kaybetmiş olmanın derin üzüntüsü içindeyim.
Yasın neye benzediğini yıllardır teorik olarak anlatırken, şimdi onun göğsümde nasıl yer ettiğini bizzat yaşıyorum.
Şarkıda da söylendiği gibi:
“Yok bana bu cihanda bir yer,
Bana bu cihanda bir yer,
Şu koca cihanda yoktur, aman…”
Yas, bazen koca cihana sığamamakmış meğer…

Ve yoluna eşlik etmeme izin veren sevgili danışanlarım;

Yüreğine dokunduğum ve dokunacağım çocuklar için kendimi biraz olsun hazır hissettiğimde, yeniden çocukların hikayelerine eşlik edeceğim.
Sadece sizden biraz zaman istiyorum.
Döneceğim,
Bir çocuk iyileşecek.
Ve kalbimde sakladığım kardeşim, oradan bana göz kırpacak…

Bu süreçte anlayışınıza, sessizce tuttuğunuz yoldaşlığa ve kalpten gelen her mesaja minnettarım.
Görünmeyen desteklerinizin hepsi yüreğime ulaşıyor.

Kardeşim Ertuğrul için El-Fatiha…

Kitap önerisi🤓Çocuğunuzun sesi bazen davranışlarının içinde gizlidir. Onu duymak, ilişkinizi güçlendirmenin ilk adımıdır...
20/06/2025

Kitap önerisi🤓
Çocuğunuzun sesi bazen davranışlarının içinde gizlidir. Onu duymak, ilişkinizi güçlendirmenin ilk adımıdır. Her ebeveynin kitaplığında olmalı💐

Bazen bir çocuk için duygularını göstermek, kelimelere dökmek ya da oyun aracılığıyla dışa vurmak kolay olmayabilir. His...
03/06/2025

Bazen bir çocuk için duygularını göstermek, kelimelere dökmek ya da oyun aracılığıyla dışa vurmak kolay olmayabilir. Hissetmek, bazı çocuklar için fazlasıyla yoğun ve zorlayıcı olabilir. İşte tam da bu yüzden, terapi sürecinde çocuklar bazen duygusal temalardan uzak durmayı seçebilirler. Bu anlarda, daha güvenli, sınırları belli, öngörülebilir oyunlara yönelirler. Puzzle gibi… Başlangıcı ve sonu olan, kontrolün ellerinde olduğu oyunlara. Çünkü bu oyunlar onlar için bir nefes alma alanıdır.

Puzzle gibi yapılandırılmış oyunlar, çocuğun içsel dünyasında bir mola yeridir. Dıştan bakıldığında ‘sadece bir oyun’ gibi görünse de aslında çocuğun kendini toparladığı, regüle ettiği ve yeniden hazırlandığı bir süreçtir.

Ve en güzel kısmı şudur: Çocuk, nerede durmaya ihtiyaç duyduğunu çoğu zaman içgüdüsel olarak bilir. Biz yetişkinlerin görevi, o duraklama anlarına da aynı güvenle eşlik edebilmektir.
Gerçekten sürece güvendiğimizde, ilerlemenin her zaman harekette değil; bazen durup dinlenmekte de olduğunu anlarız.🤍

Address

Yunus Emre, Uncubozköy Mahallesi, 5516. Sk. No:11
Manisa
45030

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:30

Telephone

+905077205490

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psk. İlayda Kabaş posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psk. İlayda Kabaş:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category