12/08/2021
İnsan zihni yeni bir “şey” ile karşılaştığında onu kategorilere ayırmayı, ortak özelliklere göre gruplamayı, kendisi ile bağlantı kurabilmeyi, onda kendisine benzer bir şeyler bulabilmeyi ister; yani o “şey”i kontrol edebilmeyi arzularız..
Ne kadar tanıdık, ne kadar istediğime yakınsa o kadar rahatlatıcıdır.
İnsan zihni anlayamadigi, tanımlayamadığı, deneyimlemediği herşeyden bir nebze korkar, bu "öteki"'yi, bu tanımlanamayan yabaniyi, bu tuhafı, bilinmeyeni -merak etmek - yerine; kendine benzetmek, yola getirmek, kendileştirmek, tanıdıklaştırmak ister, hatta yönetmek ..
Hiç bilmediğiniz bir hemşeri, tanıdık bir plaka bile , yabancı bir şehirde iyi hissettirir hani..
Bana benzemeyeni, farklı olanı, " kendisi gibi " olanı, " ben" e benzetme çabası.mevzumuz.. Bir eş, bir sevgili, bir evlat, bir öğrenci, bir çalışan, kontrolcü zihnin kendini rahatlatma çabası ile "benzetilir".. Ben’e..
Henüz küçücükken, bir kalıba sığdırılmaya zorlanan, kendisinin dışında başka birşey olması istenen kişi, hayatta hüsran yaşamaya mahkumdur..Çünkü insan kendisine uymayan kalıplardan her zaman taşar.. Depresyon , boşluk hissi, kaygı gibi semptomlar , bana yabancı olana ben diyen benim, elimde avucumda kalan parcamdir artık..Beni kontrol edenlerin , benim içime kendi zihin ürünlerini koyarlarken bana dair olan küçülür küçülür..Ötekinin arzusunun şeklini alırken, kendim gibi istemeyi, farklı düşünmeyi terk ederken, bazen semptomlar kalır kendimden yadigâr..
Dize getirilmeye çalışılan her birey daha inatçı, kontrol edilmeye çalışılan her çocuk sınırları aşmaya daha istekli oluyor.
İnsan itaat etmeye karşı dirençli, kontrol etmeye ise bu kadar hevesli iken!! ! kişilerarası çatışma yaşanmaması imkansız değil midir.Bugün itaati sindiren her birey, ya bir gün kendisine itaat edecek kişileri hayal ederek, ya da kendi evinin içinde despotlasarak..güne devam eder.