16/02/2026
İş hayatında sergilediğimiz pek çok davranış, sandığımız kadar bilinçli tercihlerden değil, savunma mekanizmalarından kaynaklanabilir. Savunma mekanizmaları bireyin stres, baskı, eleştiri ve belirsizlik karşısında psikolojik dengesini korumak için geliştirdiği bilinçdışı baş etme yollarıdır.
Özellikle yoğun tempo, performans beklentisi ve sürekli geri bildirim içeren çalışma ortamlarında bu mekanizmalar daha görünür hale gelir.
Örneğin geri bildirime aşırı savunmacı yaklaşmak çoğu zaman gelişime kapalı olmaktan ziyade eleştirilme kaygısıyla ilişkilidir. Benzer şekilde suçu dışsallaştırmak yansıtma, başarısızlığı mantıklı gerekçelerle açıklamak rasyonalizasyon, yöneticiden gelen baskıyı ekip içine yansıtmak ise yer değiştirme mekanizmasının bir yansıması olabilir. Bu tepkiler kısa vadede kişiyi korusa da uzun vadede iletişimi, ekip uyumunu ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyebilir.
Bastırma ve entelektüelleştirme de iş hayatında sık görülen savunmalardandır. Duyguları fark etmeden bastırmak zamanla tükenmişliğe yol açabilirken, her durumu sadece mantık çerçevesinde ele almak duygusal farkındalığı ve empatiyi zayıflatabilir. Öte yandan yüceltme gibi daha olgun savunma mekanizmaları, stresin üretkenliğe ve gelişime dönüştürülmesini sağlayarak psikolojik dayanıklılığı destekler.
Savunma mekanizmaları bir zayıflık değil, zihnin koruma sistemidir. Ancak fark edilmeden otomatik şekilde devreye girdiğinde iş ilişkilerini zorlaştırabilir. Psikolojik farkındalık geliştikçe kişi tepkilerinin altında yatan duyguları daha iyi tanır, geri bildirime daha açık olur ve daha sağlıklı iletişim kurar. Bu da hem çalışan iyi oluşunu hem de sürdürülebilir performansı güçlendiren önemli bir psikolojik kazanımdır.