08/12/2025
with .repost
・・・
Bana dürüstçe cevap ver: Elinde dünyanın en pahalı uçak bileti olsa, ama o uçağın kalktıktan kısa bir süre sonra kesinlikle düşeceğini bilsen... “O kadar para verdim, boşa gitmesin” diyerek o koltuğa oturur musun?
Cevabın koca bir “HAYIR” değil mi?
Kulağa ne kadar delice geliyor. Canını, sırf bilet parası ödedin diye tehlikeye atmak...
Ama sana bir haberim var: Bunu hayatında her gün yapıyorsun.
Psikolojide buna “Batık Maliyet Yanılgısı” (Sunk Cost Fallacy) diyoruz. Beynimiz, bir şeye zaman, emek, para veya duygu yatırımı yaptığında, o şeyin artık bize zarar verdiğini görse bile vazgeçmekte zorlanır. Çünkü beynin, “Kaybetmekten nefret ediyorum, buraya kadar gelmişken bırakamam!” diye bağırır.
Bu yüzden mutsuz olduğumuz o “uçağın” içinde oturmaya devam ediyoruz:
“Bu ilişkiye 5 yılımı verdim...”
(O 5 yıl zaten gitti. Kalan 50 yılını da mutsuz geçirerek o yılları geri getiremezsin.)
“Bu bölümü/işi seçmek için çok çabaladım...”
(O günkü sen ile bugünkü sen aynı kişi değil. O günkü tercihin, bugünkü ruh sağlığından değerli değil.)
“Onu değiştirmek için çok nefes tükettim...”
(Değişmiyorsa, tükettiğin sadece kendi nefesin olur.)
Şunu hatırlamanı istiyorum: Geçmişte ödediğin bedeller gelecekte yaşayacağın mutsuzluğu satın almak zorunda değil.
O uçak düşüyor güzel insan…
Evet, biletin pahalıydı.
Evet, çok emek verdin.
Evet, vazgeçmek “yenilmek” gibi hissettiriyor olabilir.
Ama düşen bir uçaktan inmek yenilgi değil, en büyük zaferdir. Bu, kendine duyduğun saygıdır.
Zararın neresinden dönersen kârdır. Geçmişe yaptığın yatırımı kurtarmaya çalışırken, geleceğini feda etme.
Bugün kendine şu soruyu sorma cesaretini göster:
“Sırf bileti pahalı diye inemediğim, ama beni aşağı çeken o uçak hangisi?”
Yorumlarda buluşalım, belki de o koltuktan kalkma vakti gelmiştir. 👇🏻