Psikoterapist Tuğba Şendir

Psikoterapist Tuğba Şendir Dışarı bakan, hayal görür.
İçe bakan, uyanır. C. G. Jung Yaşam Kalitesini Yükselten Adımlar

Piaget ve Vygotsky gibi gelişim kuramcılarına göre, 3 yaş itibariyle çocuklar akran etkileşimine ihtiyaç duyarlar. Kreş,...
28/01/2026

Piaget ve Vygotsky gibi gelişim kuramcılarına göre, 3 yaş itibariyle çocuklar akran etkileşimine ihtiyaç duyarlar. Kreş, sadece bir “bakım evi” değil; dil gelişimi, empati kurma, sorun çözme ve paylaşma gibi çeşitli sosyal becerilerin öğrenildiği bir laboratuvardır.

Gelişmiş dünya ülkelerine bakacak olduğumuzda görürürüz ki 3-4 yaş, okul öncesi eğitimin başladığı standart yaştır:
Fransa’ da 2019’dan itibaren zorunlu eğitim yaşı 3’e indirilmiştir. Fransız eğitim sistemi, anaokulu eğitiminin çocuğun bilişsel gelişimi ve fırsat eşitliği için hayati olduğunu savunur.

Dünyanın en mutlu çocuklarının yetiştiği kabul edilen Norveç, İsveç, Danimarka gibi İskandinav ülkelerinde, çocukların %90’ından fazlası 1-2 yaşından itibaren kreş/anaokulu sistemine girer.
Almanya’da devlet 1 yaşından itibaren her çocuğun bir kreş yer hakkı olduğunu yasalarla garanti altına almıştır.

Orhan Toker’in yaklaşımının, bilimsel bir veriye değil de romantize edilmiş ve miadı dolmuş bir “ev kutsallaştırmasına” dayanmasının yanı sıra; paylaşımında “Annesinin yanında değil de...” gibi bir ifadeyle çocuğun bakımını sadece anneyle ilişkilendirmesi -hitap kapasitesini de göz önünde bulundurduğumuzda- milyonlarca kadına alenen psikolojik şiddettir.

Dijital okuryazarlık ve modern dünyanın olası tehlikeleri gibi hassas bir alanda içerik üretmeyi misyon edinerek hatırı sayılır bir etki alanına erişmiş mühendis birinin; toplumsal cinsiyet rollerini pekiştiren anokronik bir tutum sergilemesini ve kendi sübjektif doğrularını ‘pedagojik gerçeklermiş’ gibi ambalajlayıp geniş kitlelere sunmasını kınıyorum. Rasyonel bir farkındalık yaratma amacından uzak bu söylemlerin; ebeveynlerin en hassas noktası olan ‘yetersizlik’ hissini manipüle etmekten, suçluluk ve korku pompalamaktan öteye gitmediğini görüyor ve takipçilerine nesnel ve bilimsel kaynakları takip etmelerini tavsiye ediyorum.

Bu yılbaşı için çevrenizde duymadıysanız da sosyal medyada mutlaka denk geldiniz değil mi bu cümleye? “En yılbaşı olmaya...
02/01/2026

Bu yılbaşı için çevrenizde duymadıysanız da sosyal medyada mutlaka denk geldiniz değil mi bu cümleye? “En yılbaşı olmayan yılbaşı”

Işıltılı sofralara, coşkulu eğlencelere ve geri sayımlara karşı bir kolektif yabancılaşma hali…

-Kişisel tarihimde ilk kez, ben de böyle hissedenlerden biriydim. -

Modern insan, zamanı linear algılamaya şartlanmıştır. Bir gece biter, yenisi başlar ve biz “resetleniriz” zannederiz. Oysa nörobiyoloji takvim yapraklarını tanımaz. Beden, travmayı, yorgunluğu ve ‘toplumsal tetikte olma halini’ hücresel hafızasında tutmaya devam eder.

Çoğu insan bunu ‘mutsuzluk’ ya da ‘toplumsal depresyon belirtisi’ zannetse de aslında bu, toplumsal bir depresyon belirtisi değil sağlıklı bir savunma mekanizması ve bir ‘Homeostaz arayışıdır’. Yani bedenin dengeye dönme isteği.

Bu ifadeyi kullananlar olarak sinir sistemlerimiz, kronik stres ve belirsizlikle dolu bir yılı sindirmeye çalışırken, takvimin dayattığı “Eğlenmelisin” komutunu reddetti diyebiliriz. Yani bedenlerimiz zihinlerimizden daha dürüst davranarak kutlanacak ‘yeni’den ziyade, onarılacak ‘eski’yle muhasebesini kapatmadı. Organizma, enerji rezervleri tükenmişken harici bir motivasyonla (yılbaşı eğlencesi ile) dopamin pompalamayı reddetti ve ‘Vital Exhaustion’ (Hayati Tükenmişlik) sınırında bir mola verdi.

Bu sebeple bu yılbaşında sessizlik talep eden bedene kulak verebiliriz. Modern beyin araştırmalarının da tavsiye ettiği gibi, sakin, doğayla bağ kurarak, yavaşlayarak, müzikle, meditatif bir onarıma alan açmak hakkımız.

Bu hatırlatıcı bugün sadece kendime.  ile senelerce yaptığımız sonsuz haz veren saatler süren sohbetlerimize selamla 🪶• ...
19/07/2025

Bu hatırlatıcı bugün sadece kendime. ile senelerce yaptığımız sonsuz haz veren saatler süren sohbetlerimize selamla 🪶
• Just because I carry it all so well, doesn’t mean “it’s not heavy”

Ne yıldı ama! 🌪️ Bir dönem kapanırken, fakültenin sevdiğim sokakları 🤎
21/06/2025

Ne yıldı ama! 🌪️ Bir dönem kapanırken, fakültenin sevdiğim sokakları 🤎

Bu hafta bana iyi hissettiren anlar, kareler ☀️
07/03/2025

Bu hafta bana iyi hissettiren anlar, kareler ☀️

07/03/2025
Bazı an geliyor bakıyorum, kalbim ne hızlı soğuyor. Ya da kenarından hafifçe geçiveriyor bazı meselelerin. Bazı an da ge...
27/02/2025

Bazı an geliyor bakıyorum, kalbim ne hızlı soğuyor. Ya da kenarından hafifçe geçiveriyor bazı meselelerin. Bazı an da geliyor ki, bakıyorum o meselede ne de uzun takılı kalmışım.

Bunlar, sinir sisteminin hayatta kalmak ve yoğun duygusal yüklerle başa çıkmak için kullandığı bir takım savunma mekanizması sistemleri.
Regüle olana, dengelenene kadar bazı farkındalıklar, anlara tutunmalar, kendine nazikçe yaklaşmalar ve bedeni ve zihni rahatlatan küçük ritüeller oluşturmak iyi gelebilir.

İşte bu ay bana iyi gelen bazı şeyler & anlar 🌱

•Sosyal anlamda oldukça hareketli ve aktif bir dönem geçirdim.

•Bir Cumartesi sabahı çok sevdiğim bir dostum aramızdaki kilometrelerce yolu ve dahi okyanusu aşan bir sürprizle bana kocaman sarılabilmenin zarif ve çiçek kokulu bir formülünü nasıl da buldu böyle diye şaşırdım, çok güldüm, haftalarca görkemli çiçeğini sevdim. Severken kıkırdadım.

•Üç kişilik çekirdek ailemizle tuvalleri ve akrilikleri önümüze alıp, müziğimizi açıp ayrı ayrı serbest çağrışımlarımızla tek bir masa etrafında saatlerimizi paylaştık. Hem bireysel dünyalarımızda, hem bir arada olduk.

•Bedeni kullandığımız bizi güldüren oyunlar oynadık. Birlikte gülmenin iyileştiriciliğinden beslendim.

•Annem ve babamın ziyaret planlarına mutlu oldum, heyecanlandım ve duygulandım.

•Araba sürmeyi çook sevdiğim iki tarafı ağaçlarla kaplı o güzel yolda ilerlerken bu ülke için sürpriz sayılabilecek güneşin bonkör selamıyla ısındım. Yol’uma bir de öyle bakmayı çok sevdim.

•Laleler çıktı diye mutlu oldum.

•Şahane kafeler, lezzetli kahveler, güzel kitapçılar keşfettim.

•Yeni ormanlar’ım oldu ve doğayla bağ kurduğum her yeri hep yaptığım gibi benim sandım.

•Gücümün kırılıp tükendiğimi hissettiğim bir hafta birbiri ile bağlantısı olmayan birden fazla arkadaşımın “I can cover you” (-ben seni kapsarım şeklinde çevirmeyi seçiyorum) kullanımının tesadüfi (ben buradayım, senin için ne yapabilirim, yalnız değilsin değil aynı cümleyi birden fazla kişiden aynı kalıpla duymanın altında bence bir espri var) ve kümülatif şefkatiyle yumuşadım.

•Yeni şeyler öğrendim.

•İlerledim. 🌿

Bedenine bunu neden yapıyorsun?Neden ona bu kadar yükleniyorsun, neden onu yoruyorsun, neden onun düşmanın gibi davranıy...
05/02/2025

Bedenine bunu neden yapıyorsun?

Neden ona bu kadar yükleniyorsun, neden onu yoruyorsun, neden onun düşmanın gibi davranıyorsun? Oysa o, en başından beri senin yanında olan tek şey. En büyük destekçin, seni ayakta tutan, senin için her gün savaşan, seni hayatta tutmak için elinden geleni yapan en sadık dostun. Ama sen? Sen onu ihmal ediyorsun, ona ağır yükler yüklüyorsun, dinlemiyorsun, bazen ona acı çektirdiğinin farkına bile varmıyorsun.

Bedenin seni asla terk etmedi, ama sen onu defalarca terk ettin. Yargılarının, beklentilerinin, toplumsal baskıların içinde kaybolurken, onu görmezden geldin. Onun sınırlarını zorladın, dinlenmeye ihtiyacı olduğunda ona izin vermedin, güçlü olmak zorunda bıraktın. Oysa bedenin sadece var olmak, seninle uyum içinde yaşamak istiyor.

Bedenine daha nazik davranmayı hiç düşündün mü? Onu dinlemeyi, ihtiyaçlarını fark etmeyi, onu gerçekten görmeyi? Belki de artık ona teşekkür etmenin, onu affetmenin ve onunla barışmanın zamanı gelmiştir. Çünkü senin en büyük düşmanın bedenin değil. Asıl savaşın, ona yüklediğin ağır yargılarla.

Belki de artık kendine şu soruyu bir kez daha sormalısın: Bedenin seni bırakmadığı halde, sen neden onu bırakıyorsun?

16/01/2025
16/01/2025
16/01/2025
30/08/2023

Address

Seyhan

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikoterapist Tuğba Şendir posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Psikoterapist Tuğba Şendir:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram