Engin DEĞİRMENCİ

Engin DEĞİRMENCİ Uzman Klinik Psikolog Engin DEĞİRMENCİ, Üniversite eğitimini YDÜ İngilizce Psikoloji Bölüm?

İnsan bir işi istemeden yapınca sonuçları da o yönde özensiz oluyor. Bazen sebepsiz unutkanlıklar, ciddiye almamalar ve ...
31/05/2021

İnsan bir işi istemeden yapınca sonuçları da o yönde özensiz oluyor. Bazen sebepsiz unutkanlıklar, ciddiye almamalar ve odaklanamamak gibi sorunlar yaşanabiliyor. Oysaki sevdiğin işi yapınca karşına çıkan en küçük problemden tut en büyük probleme kadar o problemi aşmak için çaba gösteriyorsun.

Bunu hayatındaki her alanda görebilirsin. İstemeyerek hayatında olan birisininmdr sana karşı böyle davrandığını görebilirsin. En küçük konuyu çözerkenki isteksizliğinden tanıyabilirsin.

Senin işin nedir ve merağın nedir?

Saygılarımla.

Siz hayatınızda ne gibi sorunlar yaşıyorsunuz dönüp bir bakın.. Bu düşünce yapısı bugünlerde Corona süreci içinde geçerl...
21/05/2021

Siz hayatınızda ne gibi sorunlar yaşıyorsunuz dönüp bir bakın.. Bu düşünce yapısı bugünlerde Corona süreci içinde geçerlidir.

📌 3.kafeste bulunan kuzu, hayatında stresi bire bir yaşamadığı için normal besili bir kuzu olarak büyümüş fakat sürekli kaygılı büyüyen kuzu, çelimsiz kalmış ve ölmüştür.

📌 Kuzuların yaşadığı bu durum, kuşkusuz bize gündelik hayatta karşılaştığımız bazı durumlar için örnek niteliğindedir.

📌Çevrene bir bak. Çok stresli işlerde çalışan ve karar vermede statü sahibi insanların, maaşlı ve garantili bir işte çalışan bir insana göre daha erken yaşlandığı, mide ve sindirim problemlerini daha çok yaşadıklarını gözlemlersin.

📌 Özellikle de stres mide içerisinde mide asidinin biraz daha fazla salgılanmasına gastrit gibi problemlerin ortaya çıkmasında büyük rol oynar. .

📌 Gündelik yaşantılar da Normal rutin doktor kontrollerinde ortaya çıkmayan birçok hastalığın temelinde değişen vücut yapısından kaynaklı yani stresin baş göstermesi ile ortaya çıkan hastalıklar yatmaktadır.

📌 Stres ile başa çıkmak kişiden kişiye değişiklik gösterir Çünkü sende stres yaratan durum diğerini de mutluluk yaratabilir. Herkesin kendi önceliği ve Kendi hayatındaki sorunları yaşadığı olaylara farklı bakmasına yani kendisine uygun gelmeyen durumlarda stres yaşamasına neden olur.

📌 O halde hayatımızda yaşadığımız stres ve gelecekle ilgili kaygılar bir Nebi geçmişten öğrendiğimiz hareket ve davranış kalıplarının dan dolayı ortaya çıkar.

O HALDE KENDİMİZİ DAHA İYİ TANIMAMIZ GEREKİR.
📍NEREDE NEYE KIZIYORUM?
📍BU DURUMDA NE HİSSEDİYORUM?
📍NE ZAMAN STRESE GİRİYORUM?
📍STRES YAŞADIM DURUMLAR İLK OLARAK NE ZAMAN BAŞLAMIŞTI?
📍 HANGİ BELİRTİ DEN SONRA HUZURSUZ OLMAYA VE STRESE GİRMEYE BAŞLIYORUM?
📍O HALDE STRESE GİRECEĞİMİ ANLADIĞIM ZAMAN DURUMU KABULLENMEYİ YA DA ORTAMI DEĞİŞTİRMEYİ HUY EDİNMEM GEREKİYOR...

Paylaşımlarımızdan haberdar olmak için herhangi bir paylaşılan gönderinin sağ üstünde bulunan üç noktaya (…) veya profildeki zil simgesine tıklayıp, gönderi bildirimlerini aktif et seçeneğini seçin.

Saygılarımla.

Sizin yorumunuz nedir?

Fark ettiniz mi sizinle konuşmak istemeyen kişinin Hep bir bahanesi oluyor.📌 Şimdi hakkını da yememek gerekir gerçekten ...
26/04/2021

Fark ettiniz mi sizinle konuşmak istemeyen kişinin Hep bir bahanesi oluyor.

📌 Şimdi hakkını da yememek gerekir gerçekten de buldukları bahaneler hep şaheser niteliğinde. Öyle bir bahane ile karşınıza gelir ki gerçekten hiçbir şey söyleyemezsin. Sen olsan da aynı şeyi yaparsın o durumda sana sunduğu bahane içerisinde sen olsan gerçekten onu yapmak zorunda kalırsın.

📌 Fakat bazı durumlarda vardır ki ben olsaydım böyle yapmazdım. Bunda ne var ki isteyen insan zaman bulur isteyen insan illaki yapar diyerek onun seni istemediği farkındalığına yavaş yavaş erişmeye başlarsın.

📌 Diyeceksin ki istemiyorsan neden açık açık söylemiyor. Sen de yaşamışsındır, artık insanlar istemediğini söylemek yerine bunu sözde dile getirmeden belli etmeye çalışıyorlar.

📍 Yani sözgelimi arkadaşını dışarı çağırınca istemeden tamam geliyorum der. Daha sonrasında da gelmemek için türlü türlü bahaneler bulur. Hayır ben gelmek istemiyorum demez. Evet maalesef bu gittikçe artan bir sorun fakat bunun nedenlerini düşünmemiz de gerekir. Biz mi ısrarcıyız yoksa onlar açık sözlü değiller mi?

📌 Onu kaybetmek istemezsin çünkü başka bir insanın olacağı düşüncesi çok fazla aklına yatmamıştır. Çünkü işin ucunda alışkanlık meselesi vardır alışmışsındır o kişiye. Sanki kaybedersen özgürlüğünü kaybedecek gibi hissediyorsun.

📌 Hayat meselelerinde şunu Unutmamak gerekir ki bir kere kaybedersen ondan sonra gelecek olanların kıymetini daha iyi bilirsin.

📌 Kazanmak güzeldir fakat çoğu zaman razı olmaktır, yani henüz kazanmadıysam önünde binden fazla kazanma seçeneği olan bir hayatta 1000 tane arasında seçim yapmak zorunda kalırsın veya seçenekleri kendine göre arttırırsın. Ama kazandıysan da 1000 tane seçenekten sadece birini kazanırsın. Zaten insanın tereddüt etmesindeki neden de budur ki ya diğer 999 tanesi bundan daha iyi ise düşüncesi bize kazandığımız tek bir tane odaklanmaktan alıkoyar.

📌 Bu yüzden elini dilini yüreğini kanatma gidecekse bırak gitsin.
Yeni gün yeni umutlar verir.
Yeni umutlar da yeni sevinçler verir.
Hayat varsa umutlar yaşamaya devam eder.

Saygılarımla.

Uzman Psikolog Engin DEĞİRMENCİ

Merhaba güzel insan ☀️ Değişmeyi istemek ayrı, değişim için mücadele etmek ayrıdır. Bizler değişmeyi istiyorsak öncelikl...
25/04/2021

Merhaba güzel insan ☀️ Değişmeyi istemek ayrı, değişim için mücadele etmek ayrıdır. Bizler değişmeyi istiyorsak öncelikle sorunlarımızın ne olduğunu bilmeliyiz. Sorununu bilmeyen insan, hem gerekli hem gereksiz hem iyi hemde kötü bütün hayatındaki her şeyi değiştirmeye çalışır.

Sorununu bilmeyen insan bunu değiştirmek yerine hep başkalarını değiştirmeye çalışır. Onların hayatını, onların kurallarını, onların kararlarını.. Sanki kendi değişiyormuşcasına da haz alır. Ama bilmez ki önce kendisi değişmeli..

Yani bir yola girmeye çalışır, değişim için çabalar ama neyi değiştireceğini bilmediği için kendisini daha çok batırır ve "değişmemem en iyisi👌" diye bir yargıya kapılır. Halbuki yola yanlış çıktığını bilmez. Tıpkı Peygamber efendimizin (s.a.v.) hadisi şeriflerinde söylediği gibi; Gömleği düğümlemeye alttan başlayın, çünkü ilk düğmesini yanlış iliklerseniz sonuna kadar yanlış gider.

Dolayısıyla değişmeyi isteyen acele etmesin. En azından sorunlarını tespit edene kadar acele etmesin. Belki hayatındaki her şeyi değiştirmeli belki de bir kaçını değiştirmelidir. Ama buna karar verirken elinize kağıt kalemi alın (söz uçar yazı kalır 🙂). Hoşlanmadığınız şeyleri yazın. Sonrasında hoşlandıklarınızı da yazın. Bunları önem sırasına göre numaralandırın. Değişimin en büyük zorluğu yeniliklere adapte olmak ve hayatında eskilerden kalan boşlukları doldurma gerekliliğidir.

olduklarınız ile olduklarınızı bağdaştırmaya çalışın. Örneğin bakkala gitmeyi sevmiyorsunuz ama çikolatayı da çok seviyorsunuz. O halde ikisini de bağdaştırmak gerekir.

Listenize arada bir dönüp bakın, ne kadar yol katettiğinizi görebilmeniz için önemlidir. Yapabilen olduğu en önemlisinden başlasın. Olmazsa herhangi birinden başlasın.

Emeklemek, oturmaktan iyidir 🙂

Saygılarımla.
Uzman Psikolog Engin DEĞİRMENCİ.

Siz nasıl değiştiniz? En önemlisi bunu nasıl fark ettiniz?

Merhaba güzel insan ☀️ Ne söylemek istediğin de önemli, nasıl söylediğin de önemlidir. Fakat bazen gerek bilerek gerek b...
24/04/2021

Merhaba güzel insan ☀️ Ne söylemek istediğin de önemli, nasıl söylediğin de önemlidir. Fakat bazen gerek bilerek gerek bilmeden veya konuştuğumuz da oluyor.

Şunu iyi bilmelisin ki bugün ne düşünüyorsan ne istiyorsan, bugünün psikolojisi ve şartlarıyla düşünüyorsun. Şartlar değişirse istekler de değişir. Bu yüzden büyük yerine mevcut şartlar altında konuşmak gerekir.

Saygılarımla.

Uzman Psikolog Engin DEĞİRMENCİ.

Merhaba güzel insan ☀️ yeni bir insan ile ilk tanıştığın zaman, ilk saniyelerde o kişiyle ilgili bir tahminde bulunursun...
17/04/2021

Merhaba güzel insan ☀️ yeni bir insan ile ilk tanıştığın zaman, ilk saniyelerde o kişiyle ilgili bir tahminde bulunursun. "İyi birisine benziyor". Veya "ilginç birisine benziyor" gibi. Daha sonrasında ilerleyen dakikalarda o kişiyle ilgili kesin bir yargıya varırsın. "Merhametli birisi" gibi bir yargıdır.

Bu koyulan yargı genellikle onunla ilişkinin gidişatını belirler. İleride neredeyse yüzde 80 oranında bu yargın değişmez, sabit kalır. Yüzde 20lik kısım ise belli bir orantıda değişir.

Buna en güzel örnek askerlikten bir kısasla açıklanabilir. Yeni bir bölüğe vukaatsiz bir şekilde gidilince, ilk günlerinde iyi birisiysen ama sonrasında kuralları ihlal ettiysen (akıllı telefon), cezalandıran kişiler " iyi birisi, herhalde acil ihtiyaç olmuştur" diyerek daha az ceza almanı sağlar.

Ama ilk günlerinde aksi biriysen sürekli sorun çıkarıyorsan fakat daha sonraki zamanlarda artık bölüğün en iyi askeri bile olsan sana hep "hayret, arada iyi şeyler de yapılıyor" diyerek hitap ederler. İlk hatasında da en ağır şekilde cezalandırılmasını isterler.

Hayatımız da bundan ibaret. Bir kişide bıraktığın ilk intiba önemlidir. Gülüşün, beden dilini kullanışın, onu dinleyişin, onu yargılayışın, ona ismiyle hitap etmen, ona ilgi göstermen önemli konulardır.

Herkesin kişileri tanıma yöntemleri farklıdır. Kimi kendini kullandırmak ister. "Acaba fırsatı bulunca kullanacak mı? Der. Kimisi de ketundur, katıdır.

Fakat her ne olursa olsun biri bin yapmamalısın. Yani özünden dışarı çıktığın anda bocalamaya başlarsın ve kötü bir izlenim bırakırsın. İnsan insanın dengi olmalıdır. Yani fikren ve zikren denk olmalıdır. Sırf onun gözüne girmek için A kişiliğini Z diye tanıtırsan yine kaybedersin. Bırak bari iyi ama uyuşmayan biri olarak kal. Diğer türlüsü..

Maya Angelou'dan ünlü bir alıntıdır. Der ki; 'İnsanlar ne söylediğinizi unuturlar, ne yaptığınızı unuturlar ama onlara nasıl hissettirdiğiniz unutmazlar.'

Saygılarımla

Uzman Psikolog Engin DEĞİRMENCİ.

Sizin ilk görüşmelerde dikkat ettiğiniz unsurlar nelerdir? Ne beklersiniz? Nasıl bir filtreden geçirirsiniz?

Merhaba güzel insan ☀️ Hayvanların deneylerde kobay, sirklerde ise eğlence malzemesi olarak kullanıldığını bir çoğumuz b...
16/04/2021

Merhaba güzel insan ☀️ Hayvanların deneylerde kobay, sirklerde ise eğlence malzemesi olarak kullanıldığını bir çoğumuz biliriz. İlaçlar, makyaj ürünleri, parfüm yapımında..

Birçok marka üzerinde deneyler yapıyor. Neredeyse her yerde bu listelere ulaşmak da mümkün. Fakat iş başa gelince istediğimiz markayı almak için gözlerimizi yumuyoruz.

Influencerlar her gün bu ürünleri paylaşıyor..

"Ben mi değiştireceğim dünyayı" diyoruz..

Evet sen, tek başına değiştirirsin.

Hayvanları korumak demek hem bu bilince sahip olmak hem de bazı değişiklikleri göz önünde bulundurmak gerekir. Örneğin eğer hayvanlara zarar vermek istemiyorsan kullandığın markayı değiştirmelisin.. emek ister, çaba ister.

Saygılarımla.

Uzman Psikolog Engin DEĞİRMENCİ.

Fotoğraf alıntıdır:

Hepimiz veya bir çoğumuz bunu yaşamışızdır. Doğru bildiğimizi savumaktan korkmuşuzdur. Kendimizi de bir başkasını da sav...
11/04/2021

Hepimiz veya bir çoğumuz bunu yaşamışızdır. Doğru bildiğimizi savumaktan korkmuşuzdur. Kendimizi de bir başkasını da savunmaktan korkmuşuzdur. Bunlar çoğunlukla öğrenilmiş, aşılanmış, gözlemlenmiş ve öğretilmiş konulardır. Her bir kelimeyi ayrı ayrı düşünün. Bunlar bizim kendimizi savunamama nedenlerimizin başlangıcıdır.

Bu insanların ortak özellikleri çocukluktan başlayarak, özgüvensiz yetiştirilmesi, kendi kararlarını kendisinin alamaması (savunduğu düşüncenin gerçekliğinden şüphe etmeye neden olur) kendini savunursa sanki düşman toplayacağı, sanki toplum tarafından kötü algılanabileceği yönünde bir düşünce ile büyütülmüştür. Bazen de anne-babamızın davranış şekli bizi buna iter.

Anne babamız da haklı olduğunda tevazu gösterdiğinden veya karşıdaki kişi çok fazla kırılmasın diye susmayı tercih edebilir.

Çocuk aklı kavga veya tartışmalarda korkusunu, yapısına yansıtır. Tevazudan dolayı sustuğunu değil, sıkıntı çıkmasın diye sustuğunu da düşünebilir.

Ayrıca, Kendini haklı gören birisi ile tartışmış ve topluluk içinde olduğundan dolayı rezil olduğunu düşünmüş ve bundan sonra kendisini savunmamaya karar vermiş birisi de olabilir.

Bugün biliyoruz ki özellikle küçük yaşlarda alınan bazı kararlar ve uygulanan alan bazı davranışlar yetişkinlik hayatında şekil değiştirerek kendini gösteriyor. olduğu halde hakkını savunmayan bazen buna "kırılmasın" ya da "ne olacak canım" diyerek geçiştirme veya üzerini kapatma girişiminde bulunabilir.

Son olarak eğer bir başkasında bunu görüyorsan haklı olduğun yerde hakkını savunarak rol model olabilirsin. Bu ona güç katar.

Eğer Sen haklı olduğun halde kendini savunamıyorsan öncelikle tanıdığın sana tepki vermeyeceğini düşündüğün insanlarda haklı olduğun yerde savunmaya başlayarak yola çıkabilirsin. Önce onlarla konuşup yardım isteyebilirsin. Bunu yapmak sana güç verecektir. Ve haklı olduğun zaman hakkını savunmaya başlamak düşünüldüğü kadar kötü değil aksine kişinin kendisine saygı duyması ve çevresinden de saygı duyulmasına katkıda bulunur.

Saygılarımla.

  bazen o kadar şey düşünür ki söylemeye kalksa belki yer yerinden oynar. Aslında   kapasitesi beynin kendisine ait olan...
10/04/2021

bazen o kadar şey düşünür ki söylemeye kalksa belki yer yerinden oynar. Aslında kapasitesi beynin kendisine ait olan bir özelliktir. uyurken de yemek yerken de araba sürerken de düşünür. Peki ya düşündüklerini söyleyemiyorsan?

Hem söylememek var hem de söyleyememek var. Çünkü:
📍Ya anlaşılmazsın diye düşünürsün.
📍Ya daha evvel çok anlatmışsındır.
📍Ya yorulmuşsundur.
📍Ya da o kadar şey yaşamışsındır ki bazen karşındaki insanla orantılı olarak seçici suskunluğun vardır.

Ama şu var ki yaşarsan, sadece seni senden daha iyi tanıyan ve en iyi ların anlar (eğer onların da o zamanlarda işi gücü yoksa ve sana odaklanırsa). Ama yerine içindekileri biriktirmeden söylersen hem seni en iyi tanıyanlar anlar hem de konuştuğun zaman anlama kapasitesine sahip sana karşı olmayan kişiler anlar.

Tabi bir grup insan da var ki seni anlasa dahi anlamamazlıktan gelir. Onlar için yapacak bir şey yoktur.

Ama bir risk meselesidir. İçinde hapsettiklerini doğru olmayan kişiye anlatmak, içinde tuttuklarının olumsuz değerini arttırır. Tuttuğuna pişman eder. Keşke dersin. Keşke anlatmasaydım. Sonra seni anlayan insana dahi anlatmamaya başlarsın.

Peki ya içinde tuttuklarını bir de seni anlayan birini bulup anlatırsan ne olur? Duş sonrası insan rahatlığı gibi veya tuvaletini saatlerce tuttuktan sonra bulduğun tuvaletin yarattığı rahatlık gibi bir hissi yaşarsın. Fark etmeden de olsa bulutlara çıkarsın. Neden içinde tutup hem o meseleye hem de dolaylı olarak diğer meselelere olan bakışın artsın ki?
Bugün anlatırsan 1 dakika 1 saat sonra unutursun. Ya anlatmazsan? Belki günler aylar veya yıllarca seninlr kalır.

Seçim senin ama bence yaşamaya ve anlatmaya değer. Risk al. . Bence denemeye değer. :)

Saygılarımla.

Www.engindegirmenci.net
Sizin yorumunuz nedir?

Maalesef günümüzde insanlar bir fikrin özünde ona ne katacağına değil, bu fikri kimin ortaya attığına daha çok önem göst...
07/04/2021

Maalesef günümüzde insanlar bir fikrin özünde ona ne katacağına değil, bu fikri kimin ortaya attığına daha çok önem gösteriyor.

Kaybolan özgür düşüncenin temeli buradan atılmaktadır. Yani X siyasetçi dediyse kesin doğrudur, X Psikolog söylediyse doğrudur, diyerek fikrin özünü değerlendirmekten uzaklaşıyoruz.

İlk akla gelen alan genellikle siyaset olsa da (Evet deyin hayır deyin, X adaya oy vereceğiz) bilim alanında da veya komşu, arkadaş, sevgili, dost vb kişilerin söylediği fikirde de maalesef geçerlidir.

Bazen uğuruna çokça mücadele verilen özgür düşünce söyleminde kaçırılan bir noktadır. Fikrini ortaya atınca insanlarda sana karşı çoğunlukla fikrin ne olduğu değil bunu söyleyen kişinin sen olup olmayışına bakılıyor.

Çünkü insanların kendine göre meşgul olduğu veya zamanının olmayışı veya daha önemli işlerinin oluşu vesaire gibi bazı nedenlerden dolayı "Sen söylüyorsan doğrudur" diyerek fikrini hiç değerlendirmiyor olabilir.

Bu yüzden fikrini insanlara söylerken alacağın tepkiler senin için önemliyse söylemeden önce bir kere söyledikten sonra da iki kere düşün. Çünkü seni doğru değerlendireceğini düşündüğün kişiye söylediysen, 2.düşünmen gereken şey fikrini söylediğin insanın hayat görüşünün ne olduğudur.

Örnek olarak teknolojik bir buluş üzerinde çalışıyor ama bunu teknolojiye karşı birisine soruyorsan muhtemelen dinlemeden/dinledikten hemen sonra düşünmeden hayır diyecektir.

Fakat en iyisi hem teknolojiye karşı birisine hem teknolojiyi seven birisine hem de ortada olan birisine sormaktır. Bu şuna benzer, hergün aynı kanalı izler, aynı gazeteyi okur, aynı insanlarla sohbet eder onların karşıt görüşlerine kulak vermezsen senin dünya aögın bu yönde gelişir.

Herkesi dinle ama kendi kararını daha çok önemse. Çünkü kimse sen değil, senin yaşadığın hayatı yaşamıyor. ;)

Saygılarımla.

Siz, hangi kriterlere göre kıyaslama yapıyorsunuz?

Bu noktada sorulması gereken en güzel soru bu kişileri nasıl anlayacağız sorusudur..Keşke elimizde bir formül olsa ve bu...
06/04/2021

Bu noktada sorulması gereken en güzel soru bu kişileri nasıl anlayacağız sorusudur..

Keşke elimizde bir formül olsa ve bunları kolaylıkla tespit edebilsek..

Aslında biraz senin ilişki yaşadığın kişiyi tanıman ile ilgilidir.

Eskisi kadar ilgili değil
Eskisi kadar candan bakışlı değil,
Muhabbete eskisi kadar sevmiyor,
Bana eskisi kadar zaman ayırmıyor,
Arada bir ilişkiyi bitirme yönünde tehdit ediyor,
Bazen seni aldattığı yönünde geri bildirim yapıp şaka şaka diyerek geçiştiriyorsa altını deşmek gerekebilir.

Fakat ilk başta dediğim gibi senin onu tanıman ile ilgili. Burada yazılanların hepsini yapıyor olabilir ama yine de sadakatini kaybetmemiş de olabilir. Veya bir tanesini yapıyor ama fazlaca yapıyordur. İşte bu noktada bu hareketlerinin senin gözüne çarpıp çarpmadığına bakman gerekir.

Tabii bu noktada şunu unutmamak gerekiyor. Şu ana kadar bunlar senin gözüne çarptı mı yoksa bu yazıyı okuduktan sonra buna dikkat edip bu yönde bir yargı mı çıkarıyorsun?

Çünkü unutmamalısın ki kusur bulmak için bakarsan kusur bulursun. Güzellik görmek için bakarsan güzellik görürsün. 🙂

O yüzden bunlar şu ana kadar senin gözüne çarptı ise otur bir düşün. Biz nerede yanlış yaptık de. Gerekirse açık açık sor. Bu fırsatı ona vermek; Eğer ayrılmaktan çekinen birisi ise ve bunu sana söyleyemiyorsa, ona cesaret verir. Fakat bu yazıdan sonra bunlar senin dikkatini çektiyse ve şimdi sorgulamaya başlıyorsan, bulduğun kusurları bir yere yaz, yarısını çöpe at.

Çünkü kusur bulmak için baktığından dolayı küçük şeyleri bile kusur olarak kabul edersin. 👌

Son olarak, bunu yaşıyor veya yaşatıyor olabilirsin. Böyle bir şey hissediyorsan ne kendini yıpratma de karşıyı yıprat. Bugünün tavuğu yarının kazından iyidir. Yani bitecek olan ilişkiyi bir gün erteleme. Bazen saatin bile önemi vardır.

Saygılarımla.
Uzman Psikolog Engin DEĞİRMENCİ.

Sizin yorumunuz nedir?

O an çok şey değişiyor. O an geçmişe dönüyoruz. O an geleceğe odaklanıyoruz. O an gelişimin ne düzeyde olduğunu görme fı...
05/04/2021

O an çok şey değişiyor. O an geçmişe dönüyoruz. O an geleceğe odaklanıyoruz. O an gelişimin ne düzeyde olduğunu görme fırsatına sahip olduğun andır. Bazen depresyona girme sebebi, bazen "her an ölebilirim, belki de son günüm bugün" denilebilir.

Genelde sevgiliden ayrıldıktan sonra "bir daha eski ben olamayacağım" veya üniversiteyi bitirdikten sonra hissedilir. "Bir daha tek sorumluluğum üniversite öğrencisi olmak gibi bir lükse sahip olamayacağım" denir.

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Çünkü bir savaşa girerken ve çıkarken hep farklı bir kişilikte olacaksın. Daha tecrübeli. Daha bilmiş. Bunu hangi yönde kullanacağınız bu konuda önem arz ediyor.

Eskiler hep çekicidir. Çünkü sonucu bilirsin. Eskilerin seni çeken yönlerini bilerek ilerlemelisin. Artık eski yok, yeni var. Gelecek var, sen varsın. Bu yüzden ne kadar ilerlediğini görmek için başladığın noktaya dönmelisin. Neydin, ne oldun? Bu deneyimin sonucu kötü bittiyse bile sana ne kazandırdı?

En önemlisi başladığın nokta neresiydi? Şimdi olduğun nokta neresi? Gerekirse tablo bile yapabilirsiniz gayet hoş da durur :)

Ama yorulduysan pes etme, otur dinlen! Eskiyi özle, şimdiye bak ve geleceği geçmişin öğrenmişlikleriyle tasarla. Her an son anınmış gibi isteklerini öteleme. İçinden geleni olduğu gibi yap. Zira hayat kısa.

Saygılarımla.
Uzman Psikolog Engin DEĞİRMENCİ

Address

Abide I Hürriyet Caddesi, Kaşo Apartmanı No:80/6 Osmanbey
Taksim
34300

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Engin DEĞİRMENCİ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Category