uzm.dr.muberrakulu

uzm.dr.muberrakulu Psikiyatrist
Psikoterapist
Cinsel terapist

23/03/2026

Kesinlikle evet.
Bağlanma stili bir kimlik değil; öğrenilmiş bir ilişki modelidir.
Nasıl ki öğrenildiyse, doğru deneyimlerle yeniden öğrenilebilir.

Güvensiz bağlanma neden oluşur?
• Tutarsız veya erişilemez ebeveynlik
• Çocuklukta duyguların karşılık bulmaması
• Aşırı eleştiriler veya reddedilmeler
• Kayıp, ayrılık, travma deneyimleri

Bu bağlanma, yetişkinlikte şu davranışlarla ortaya çıkabilir:
• Aşırı kaygılı ya da aşırı mesafeli olmak
• Yakınlaşmaktan ya da bağ kurmaktan korkmak
• Sevilmeye değer olup olmadığını sürekli sorgulamak
• İlişkilerde tetiklenmelere açık olmak

Peki değişir mi?
• Güvenli ilişkilerle
• Duygu tanıma ve düzenleme becerilerinin gelişmesiyle
• Terapi süreçleriyle
• Sağlıklı sınırlar kurarak
• Partnerle açık iletişimle

Bağlanma değiştirilebilir çünkü insanın duygusal sistemi esnektir.
Güvensizlik öğrenildiyse, güven de öğrenilebilir.

16/03/2026

Empati güçlü bir beceridir;
ama empati “fazla olduğunda” kişi kendi duygularını unutup başkalarının duygularını taşımaya başlayabilir.
Bu noktada empati, destek değil, yük hâline dönüşür.

Yüksek empati neden yorar?
• Kişi karşısındakinin duygusunu kendi duygusu gibi hisseder
• Sınır koymak zorlaşır
• “Hayır” diyememe artar
• Başkalarını üzmemek için kendi ihtiyaçlarını bastırır
• Duygusal yüklenme artar, tükenmişlik başlar
• Kişi kendini sürekli sorumlu hisseder
• Duygu taşıma kapasitesi aşılır

Aşırı empati, çoğu zaman çocuklukta erken olgunlaşmak zorunda kalan kişilerde görülür.
Duyguyu anlamak iyidir,
ama duyguyu üstlenmek kişiyi tüketir.

Gerçek empati: “Seni anlıyorum.”
Tüketen empati: “Senin hissettiğini ben taşıyayım.”

Sağlıklı olan farkı hissedebilmektir.

Evet.Çünkü geçmişte yaşanan her ilişki, kişinin “ilişki hafızası”nda iz bırakır.Bu izler fark edilmediğinde, yeni ilişki...
13/03/2026

Evet.
Çünkü geçmişte yaşanan her ilişki, kişinin “ilişki hafızası”nda iz bırakır.
Bu izler fark edilmediğinde, yeni ilişkilerde otomatik davranışlara dönüşür.

Sabotaj nasıl olur?
• Önceki ilişkide aldatıldıysa → aşırı şüphe veya kontrol
• Terk edildiysa → aşırı yapışma veya uzak durma
• Çok eleştirildiyse → sürekli tetikte olma
• Duygusal ihmal yaşadıysa → duygusal yakınlıktan kaçma
• Kaotik ilişkiler gördüyse → huzurlu ilişkiyi “sıkıcı” bulma
• Değersiz hissettirilmişse → sürekli onay arama

Bu durum yeni partnerle ilgili değildir;
eski ilişkinin yarattığı duygu hâlâ aktif olduğu için tetiklenir.

Geçmiş iyileşmediğinde,
gelecek kendini tekrar eder.

Ama fark edildiğinde, kişi döngüyü kırabilir ve yeni ilişkiyi geçmişin gölgesinden çıkarabilir.

Bastırılmış yas, yaşanan kaybın tam olarak işlenemediği, duyguların “üstü kapatılarak” devam edildiği durumdur.Kişi deva...
09/03/2026

Bastırılmış yas, yaşanan kaybın tam olarak işlenemediği, duyguların “üstü kapatılarak” devam edildiği durumdur.
Kişi devam ediyor gibi görünür, fakat acı bilinç altında donmuş hâlde kalır.

Yıllar sonra şu şekillerde ortaya çıkabilir:
• Anlam verilmeyen üzüntü dalgaları
• Küçük kayıplara aşırı tepki verme
• Derin boşluk veya anlamsızlık hissi
• Yoğun öfke, sabırsızlık, tahammülsüzlük
• Fiziksel belirtiler (uykusuzluk, çarpıntı, huzursuzluk)
• Aniden başlayan ağlama krizleri
• Yakın ilişkilerde aşırı kaybetme korkusu
• “İleri gitmeye” karşı direnç

Bastırılmış yas zamanla kaybolmaz;
beden ve zihin onu farklı yollarla tekrar yüzeye çıkarır.

Yasın görünür olması iyileşmenin başlangıcıdır.
Duygu açığa çıktığında işlenebilir hâle gelir.

Evet, en çok karıştırılan ilişki dinamiklerinden biridir.Çünkü duygusal bağımlılık, dışarıdan bakıldığında “çok bağlılık...
06/03/2026

Evet, en çok karıştırılan ilişki dinamiklerinden biridir.
Çünkü duygusal bağımlılık, dışarıdan bakıldığında “çok bağlılık”, “büyük aşk” gibi görünür.
İçeriden ise yoğun bir kaybetme korkusu ve sürekli teyit ihtiyacı vardır.

Duygusal bağımlılık:
• Onsuz yapamayacağını hissetmek
• Ayrı kaldığında panik veya boşluk hissetmek
• Sürekli mesaj, yakınlık ve teyit aramak
• Kendi ihtiyaçlarını unutmak
• Partneri kaybetmemek için aşırı uyum sağlamak
• Kıskançlık ve kontrol davranışlarının artması

Sevgi ise:
• Alan açar
• Güvende hissettirir
• Kaybetme korkusundan değil, yakınlıktan beslenir
• İki tarafın da benliğini koruduğu bir alandır

Duygusal bağımlılık sevgi değil;
sevginin yerine geçen bir duygusal açlıktır.

Gerçek sevgi, tutunarak değil; denge içinde akarak yaşanır.

Güven sorunu çoğu zaman “karşı taraf güven vermiyor” diye açıklansa da, hikâye çoğu zaman bundan daha derindir.Güven sad...
02/03/2026

Güven sorunu çoğu zaman “karşı taraf güven vermiyor” diye açıklansa da, hikâye çoğu zaman bundan daha derindir.
Güven sadece partnerin davranışlarıyla değil; kişinin kendi geçmişi, bağlanma modeli ve duygusal hafızası ile de şekillenir.

Güven sorunu nereden gelebilir?
• Geçmiş ilişkilerde yaşanan ihanet, aldatılma, terk edilme
• Çocuklukta tutarsız ebeveynlik
• Aşırı eleştirel veya duygusal olarak uzak büyütülmek
• Kontrol etmenin güvenlik sağlayacağına inanmak
• Kendi özdeğer algısının zayıf olması
• Yakınlık arttıkça kaybı büyütme korkusu

Bu nedenle güven problemi her zaman partnerle ilgili değildir.
Bazen ilişki, kişinin kendi travmalarını tetikler;
Partner sadece “eski yaranın görünen yüzü” olur.

Güven bir duygu değil, bir inşa sürecidir.
Hem kişinin içsel çalışması hem de ilişkinin karşılıklı çabasıyla güçlenir.

23/02/2026

Anlık kazanç, beynin ödül ve motivasyon merkezi olan dopamin sistemini doğrudan hedef alır. Normalde dopamin; öğrenmek, motive olmak, bir işi tamamlamak veya bir başarının tadını çıkarmak için salgılanan sağlıklı bir kimyasaldır. Ancak kumar gibi yüksek uyarıcı etkili aktivitelerde bu sistem doğal sınırlarının çok üzerine çıkar.

🔸 Bir el kazanıldığında beyin bunu “büyük bir başarı” gibi algılar ve dopamini yoğun şekilde salgılar.
🔸 Bu yoğun haz, kişiye “bir kere daha yaparsam aynı his gelecek” beklentisini aşılar.
🔸 Mantık ve risk hesaplayan beyin bölgeleri geri çekilir; dürtüsel davranışlar öne geçer.

Bunun en kritik sonucu ise şudur:
Beyin ödülü tekrar aramaya başlar ve kişi fark etmeden aynı döngünün içine daha hızlı çekilir. Bu nedenle anlık kazanç, kumar davranışının en güçlü tetikleyicisidir.

Dijital kumarın bu kadar hızlı yayılmasının temelinde erişim kolaylığı, hız ve görünmezlik yatıyor. Artık kumar oynamak ...
16/02/2026

Dijital kumarın bu kadar hızlı yayılmasının temelinde erişim kolaylığı, hız ve görünmezlik yatıyor. Artık kumar oynamak için bir mekâna gitmeye gerek yok; telefon, tablet veya bilgisayardan birkaç tıklamayla anında ulaşılabiliyor. Bu da davranışı daha “masum” ve “risk değilmiş gibi” gösteriyor.

⭐Peki bu kadar hızlı yayılmasının asıl nedeni ne?
Dijital ortamda oyunlar gerçek hayattakinden çok daha hızlı ilerliyor. Bir el bittiğinde saniyeler içinde yenisi başlıyor ve kişi düşündüğünden çok daha kısa sürede daha fazla risk alabiliyor.

⭐Ayrıca, dijital platformlar renkli grafikler, ses efektleri ve ödül bildirimleriyle beynin ödül sistemini sürekli kışkırtır. İnsan kendini “oyun oynuyorum” hissine kaptırırken kaybettiğinin farkına bile varmayabilir. En tehlikeli yanı ise gizliliktir; kimse görmediği için kişi davranışını inkâr edebilir, erteleyebilir veya kendini kandırabilir. Tüm bu faktörler dijital kumarı sessiz ama hızla yayılan bir davranış hâline getirir.

İlginç ama gerçek: Kaybetmek çoğu zaman insanı oyundan uzaklaştırmaz; tam tersine daha fazla oynamaya iter. Bu etki “kay...
13/02/2026

İlginç ama gerçek: Kaybetmek çoğu zaman insanı oyundan uzaklaştırmaz; tam tersine daha fazla oynamaya iter. Bu etki “kayıp telafi etme” dürtüsünden kaynaklanır. Beyin kaybı kabul etmekte zorlanır ve “ne pahasına olursa olsun geri alma” moduna geçer.

Beynimiz neden böyle çalışır?
👉 Kaybetmek, tehdit olarak algılanır
👉 Tehdit arttıkça risk alma davranışı da artar
👉 Kişi, kaybettiği şeyi geri alma umuduyla mantığını devreden çıkarır
👉 Her yeni kayıp, içsel boşluğu büyütür ve döngü daha da hızlanır

Bu nedenle kumar oynayan kişi çoğu zaman “kazanmaya” değil, “kaybettiğini kapatmaya” çalışır. Ve bu, bağımlılığı en derin noktaya taşıyan psikolojik tuzaktır.

09/02/2026

Kumar bağımlılığının en güçlü yakıtlarından biri “kontrol yanılsaması”dır. Kişi oyunu kontrol ettiğini, stratejiyle kazanabileceğini, şansın aslında kendi lehine dönebileceğini düşünür. Oysa kumarın sonucu tamamen rastlantısaldır. Beyin bu durumu bilmesine rağmen “bu kez olacak” mesajını tekrar tekrar üretir.

Bu yanılsama nasıl oluşur?
👉 Küçük bir kazanma, beynin ödül merkezini aşırı uyarır
👉 Kişi, kazanmanın kendi becerisiyle ilgili olduğuna inanır
👉 “Biraz daha oynarsam kesin kazanırım” düşüncesi güçlenir
👉 Kontrol kaybı fark edilmez hâle gelir

Sonuçta kişi gerçekliği değil, beynin yarattığı sahte kontrol hissini takip etmeye başlar. İşte bu, bağımlılığın en tehlikeli mekanizmasıdır.

Hayır… Kumar davranışı dışarıdan sadece “para kaybı” gibi görünse de aslında kaybedilen şey çoğu zaman çok daha fazlasıd...
06/02/2026

Hayır… Kumar davranışı dışarıdan sadece “para kaybı” gibi görünse de aslında kaybedilen şey çoğu zaman çok daha fazlasıdır. Bir insan kumar oynarken sadece parasını değil; zamanını, ilişkilerini, özgüvenini ve kendine duyduğu saygıyı da riske atabilir. Kumar, beynin ödül sistemini hızla tetikleyen bir aktivitedir. Bu nedenle kişi çoğu zaman “kaybettim” demekten çok, “bir dahaki sefer kazanırım” yanılgısıyla hareket eder. Bu da davranışı sürdüren görünmez bir döngü yaratır.

Peki kumar davranışı neleri etkiler?
👉 İlişkilerde güven kaybı
👉 İş ve akademik performansta düşüş
👉 Uyku, dikkat ve ruh sağlığında bozulma
👉 Yalan söyleme isteğinin artması
👉 Sosyal izolasyon ve utanç duygusu

Kumar sadece maddi bir mesele değildir; kişinin hayatının birçok alanını tüketebilir.

Kumar kaybından sonra ortaya çıkan utanç, sadece bir duygu değildir; davranışı sürdüren en güçlü psikolojik zincirlerden...
02/02/2026

Kumar kaybından sonra ortaya çıkan utanç, sadece bir duygu değildir; davranışı sürdüren en güçlü psikolojik zincirlerden biridir. Çünkü utanç insanın öz değerini hedef alır:
“Ben nasıl böyle davrandım?”,
“Kimse bilmemeli”,
“Ben zayıfım, kontrolsüzüm…”

Bu düşünceler kişinin iç dünyasında ağır bir baskı yaratır.
🔸 Utanç arttıkça kişi içine kapanır, kimseye anlatamaz.
🔸 Anlatamadıkça yalnızlık büyür, stres artar.
🔸 Artan stres kişiyi yeniden kumara yönlendirir — rahatlama, kaçış veya kaybı telafi etme isteği ile.

Yani utanç, paradoksal bir şekilde kumarı bırakmayı zorlaştırır. Çünkü kişi bu duyguyu bastırmak için yeniden oyuna döner.

Utanç döngüsünden çıkmak çoğu zaman paylaşmak, yardım istemek ve kendini suçlamayı bırakmak ile mümkün olur.

Address

GOP Bulvarı Niksar Yolu Kavşağı No:74/1
Tokat
60100

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 11:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when uzm.dr.muberrakulu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to uzm.dr.muberrakulu:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram