Nurşen Arar Academy

Nurşen Arar Academy Antigravity Yoga&Fitness Eğitmeni
Uluslararası Theta Healing Eğitmeni ve Uygulayıcısı
Reik

16/01/2026

Dalgayla Değişen Zihin

Çağla Şikel surf ile sadece spor yapmıyor.
Kontrolü bırakmayı, doğayla uyumlanmayı, “akışta kalmayı” öğreniyor.
Dalga sana ait değil…
Ama ona nasıl eşlik edeceğin senin seçimin.
Belki de bu yüzden daha hümanist,
daha yumuşak,
daha geniş bir pencereden bakıyor hayata.
Psikolojide buna akış (flow) deriz.
Ego geri çekilir, zihin sadeleşir, insan daha da insan olur.

Sen hayatla savaşta mısın, akışta mı?
Yorumlara AKIŞ yaz 🌊





15/01/2026

Her insanda iyiyi ve güzeli görebilmek bir “fazlalık” değil,
duygusal olgunluğun göstergesidir.
Psikolojide buna yansıtmalı algı denir:
İnsan başkasında en çok, kendi iç dünyasında geliştirdiği alanları fark eder.
Yani;
İyiyi görebilen biri saf değil…
İyiyi içselleştirmiş biridir.
Ve evet…
Bu bakış açısı, insanın hem ilişkilerini
hem de kendi iç huzurunu dönüştürür.

✨ Sen insanlara nasıl bakıyorsun?
Yorumlara “İYİYİ SEÇİYORUM” yaz.


̇farketmek


14/01/2026

😄 Hazal Kaya’nın anlattığı şey tam olarak “sahiplenici mizah + sağlıklı kıskançlık” hali.

Burada mesele erkek arkadaşlarla PlayStation oynamak değil;
mesele “eşimin dikkati benden oyuna kaydı” hissi.
Ve bu, patolojik değil — bayağı insani.
Kısaca psikolojik altyapısı:
Bağlanma ihtiyacı → Sevdiğimiz kişinin ilgisini isteriz. İlgi başka bir şeye gidince minik bir kıskançlık tetiklenir.
Oyun = rekabet + dopamin → Karşı taraf zihinsel olarak “başka bir evrende” olur. Bu da “beni dışarıda bıraktı” duygusu yaratır.
Sağlıklı kıskançlık → Gülerek anlatılıyorsa, kontrol yoksa, suçlama yoksa bu kıskançlık ilişkiye zarar vermez; aksine samimiyet katar.
Hazal Kaya’nın anlattığı kıskançlık türü:
Baskıcı değil.
Yasaklayıcı değil.
“Ben de buradayım” diyen tatlı bir sahiplenme.
Ve dürüst olalım…
Birçok ilişkide PlayStation, telefon, iş ya da dizi aynı duyguyu tetikliyor.
Bu arada eşi Ali Atay olunca, bu anlar zaten drama değil, gülerek anlatılan ilişki hikâyesine dönüşüyor.

Sen de hiç partnerini oyunundan, telefonundan ya da dizisinden kıskandın mı?
Yorumlara yaz, konuşalım.





13/01/2026

“Erkekler dağınık değil… stratejik 😌”

Çorap yerde değil.
Koltuk üstünde.
Çünkü bu bir zihin meselesi 🧠
Dağınıklık değil, odak farkı.

Evde dağınık olan kim?
Yorumlara tek kelime bırak 👇

12/01/2026

“Evlilik teklifi böyle yapılır mı? Şiirle… ama biraz kaotik 😄”

Sinan Akçıl, Berfu Yenenler’in programında evlilik teklifini şiirle yapıyor.
Şiir mi? Evet.
Romantik mi? Kısmen.
Komik mi? Fazlasıyla 😅
Ama işte tam da bu yüzden akılda kalıyor.
Psikolojide buna otantik bağ diyoruz:
Mükemmel olmak değil, kendin olmak etkiliyor.
Aşk bazen kusursuz dizelerde değil,
biraz saçma, biraz kahkaha dolu anlarda yakalıyor insanı.

👉 Sence evlilik teklifi romantik mi olmalı, eğlenceli mi?
Yorumlara “Şiir” mi “Kahkaha” mı yaz ⬇️





12/01/2026

“Delilik bazen bir tanı değil, bir çığlıktır.”

Deli Doktorları,
“normal” dediğimiz şeyin ne kadar ince bir çizgi olduğunu anlatan kitaplardan.
Ve tam burada Münir Özkul’un o unutulmaz sözü geliyor akla:
“Asıl delilik, bu kadar adaletsiz bir dünyada hiçbir şey olmamış gibi yaşamaktır.”

Bu kitapta yalnızca hastalar yok.
Doktorlar var.
İnsanlar var.
Yaralar var.
Bazen akıl hastalığı,
uyum sağlayamamanın değil,
fazla hissetmenin sonucudur.

“Sen ne düşünüyorsun?
Delilik nerede başlıyor sence?”





11/01/2026

Çocuğunu kıyasladığın anda neyi kaybediyorsun biliyor musun?
İbrahim Selim’in Senem Kobal’a sorduğu “Çocuklarını başka ailelerin çocuklarıyla kıyaslıyor musun?” sorusu basit gibi görünür.
Ama altında çok güçlü bir psikolojik dinamik vardır.
Ebeveynler çoğu zaman farkında olmadan kendi değerlerini ve yeterliliklerini çocukları üzerinden ölçer.
Ama bu ölçüm çocuğa değil, ebeveyne aittir.
Sosyal karşılaştırma sadece çocuklar arasında işlemez.
Asıl rekabet, çoğu zaman aileler arasında yaşanır.
Çocuk, ebeveynin benliğinin uzantısı haline geldiğinde şu inanç devreye girer:
“Benim çocuğum başarılıysa ben de yeterliyim.”
Ama bu yük çocuğun omuzlarına sessizce bırakılır.
Bu gizli rekabet çocuğa şunu fısıldar:
“Kazanmam lazım ki ailem değerli olsun.”
Ama çocuk gelişmez, sadece baskı altında kalır.
Bir çocuğu başka çocuklarla kıyaslamak motivasyon yaratmaz.
Aksine, içsel güveni zedeler.
Gelişimi hızlandırmaz.
Tam tersine, kaygıyı artırır.
Özgüven kazandırmaz.
Ama yetersizlik duygusunu derinleştirir.
Çocuk şunu öğrenir:
“Olduğum halim yetmiyor.”
“Sevilmek için daha fazlası olmalıyım.”
Kardeşler arasında sandığımız bu yarış aslında orada başlamaz.
Gerçek yarış, yetişkinlerin dünyasında kurulur.
Ve çocuklar, kendilerine ait olmayan bir pistte,
başkasının hedefi için koşmak zorunda kalır.
Bugün kendine şunu sor:
Çocuğumu mu izliyorum,
yoksa diğer aileleri mi?
Yorumlara “Kıyaslamıyorum” yaz
ya da
Bu yükü bir kez olsun çocuğunun omzundan indirmeye niyet et.




10/01/2026

🧠 Sinirliyken bile küfür etmeyen insanlar neden daha güçlü?

Psikolojide söylenen bir şey var:
Ağzından çıkan kelime, sinir sisteminin aynasıdır.
Rachel Araz, en sinirli anında bile küfür etmiyor.
Çünkü kötü söz, rahatlatmaz…
Aksine öfkeyi bedende tutar, frekansı düşürür.
Sakinlik = bastırmak değil.
Sakinlik = sinir sistemini regüle edebilmek.

👉 Sinirliyken ağzından çıkan ilk kelimeyi fark ediyor musun?

09/01/2026

Kendimize teşekkür etmeyi bilmiyoruz.
Çünkü bize hep şunlar öğretildi:
“Daha iyisini yapabilirdin.”
“Bu kadarla yetinme.”
“Yetmedi.”
Ama kimse şunu öğretmedi:
👉 Yorulduğun halde devam ettiğin için teşekkür etmeyi.
👉 Her şeyi kontrol edemediğin halde ayakta kaldığın için teşekkür etmeyi.
Mükemmeliyetçilik çoğu zaman başarı değil, kendini affedememe halidir.
Ve insan, kendini sürekli suçladıkça daha iyi olmaz;
sadece daha yorgun olur.
Bugün kendine şunu söyle:
🫶 “O günkü şartlarla elimden gelen buydu.”
Bu cümle psikolojide bir dönüm noktasıdır.

💬 Yorumlara “KENDİME TEŞEKKÜR EDİYORUM” yaz.
📌 Bu cümleyi bugün kendine hediye et.
🔁 Kendini en çok suçlayan arkadaşına gönder.





08/01/2026

“Az yedikçe hafifliyorum, hafifledikçe enerjim yükseliyor.”

Çağla Şıkel çok net söylüyor:
Pişi yediğinde şişiyor, tıpkı benim gibi.
az yediğinde ve sağlıklı beslendiğinde enerjisi yükseliyor.
Bu bir diyet meselesi değil.
Bu, bedenle kurulan ilişkinin farkı.
Çünkü beden;
fazlalıkla değil, dengeyle güçleniyor.
Ve bazen daha az yemek,
hayattan daha çok enerji almak demek. 🌿
Kaynak :

Sen bedenini dinliyor musun, yoksa susturuyor musun?
💬 Yorumlara yaz
👥 Bu videoyu “hep yorgunum” diyen arkadaşına gönder



07/01/2026

“Temizlik değil bu… psikolojik bir düzenleme.”

Ilayda Alişan’ın anlattığı şey sadece köpek tüyü meselesi değil.
Koku, tüy, dağınıklık…
Hepsi zihnin kontrol, sınır ve güven ihtiyacıyla ilgili.
Bazı insanlar temizler çünkü titizdir,
bazıları temizler çünkü içini sakinleştirir.

Sen hangisisin?
Yorumlara bırak 👇
Bu Reels’i kendini tanıyan bir arkadaşınla paylaş 🐾




06/01/2026

“Sessiz çocuklar her zaman güçlü değildir.”

Cam Çocuk Sendromu, ailede kronik hastalık, bağımlılık ya da yoğun ilgi gerektiren bir birey olduğunda, diğer çocuğun duygusal olarak geri planda kalmasıyla oluşur.
Bu çocuklar erken yaşta duygusal bastırma, ebeveynle özdeşim ve aşırı uyum geliştirir.
Yetişkinlikte ise sınır koymakta zorlanma ve “önce başkaları” şeması sık görülür.

👉 Eğer bu anlatım sana tanıdık geldiyse, yorumlara bir 💔 bırak.
👉 Bu videoyu görünmeyen çocuklara ulaşması için paylaş.





Address

Postane Mahallesi Kocatepe Sokak
Tuzla
34940

Opening Hours

Monday 19:00 - 21:00
Tuesday 19:00 - 21:00
Wednesday 19:00 - 21:00
Thursday 19:00 - 21:00
Friday 19:00 - 21:00
Saturday 12:00 - 16:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Nurşen Arar Academy posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Nurşen Arar Academy:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram