Nurşen Arar Academy

Nurşen Arar Academy Antigravity Yoga&Fitness Eğitmeni
Uluslararası Theta Healing Eğitmeni ve Uygulayıcısı
Reik

14/04/2026

Zihnin sustuğunda, gerçek sesin konuşur.

Sürekli düşünmek, her zaman çözüm üretmek değildir.
Bazen zihnin gürültüsünün altında bastırılmış duygular, görülmemiş ihtiyaçlar ve duyulmayı bekleyen bir benlik vardır.
Fark etmek, dönüşümün ilk adımıdır.
Kendini duymaya cesaret ettiğinde, değişim de başlar.

Sen en son ne zaman gerçekten kendini dinledin? Yorumlara bir kelime bırak.

13/04/2026

“Bir günlüğüne yer değiştirince… her şey değişti.”

Hazal Kaya yorgun düşüyor…
“Biraz uyuyayım” diyor.
10 dakika mı… 1 saat mi… belli değil.
Bu sırada eşi çocuğa bakıyor.
Ve… gerçekten zorlanıyor.
Öyle ki içinden dua ediyor:
“Allah’ım… sabır ver…
Bu gerçekten çok zor…”
O an anlıyor.
Bir kadının gün boyu taşıdığı yükü…
Uyandığında sadece bir şey değişmiş oluyor:
Artık anlatmaya gerek kalmıyor.
Çünkü bazı şeyler…
Ancak yaşayınca anlaşılır.

Sence empati anlatılarak mı öğrenilir, yaşanarak mı?
Yorumlara yaz ✨

12/04/2026

Bazı insanlar gösterişi değil, vicdanı seçer.

Leman Sam, sahne kıyafetine harcanacak bütçe yerine sokak hayvanlarının beslenmesine katkı olmayı seçtiğini söylüyor.
Bazen bir insanın kalbini en çok, ne giydiği değil neye öncelik verdiği anlatır.
Şefkat; sadece bir duygu değil, bir seçimdir.
Ve bazı seçimler insanın ruhunu sessizce ele verir.

Sence gerçek zarafet dış görünüşte mi, merhamette mi?

11/04/2026

Bazen “ruh hali” sandığın şey, çok daha derin olabilir.

Bipolar bozukluk, sadece iniş çıkış yaşamak değildir.
Bazen taşan enerji, bazen derin bir çöküş, bazen de kişinin kendi içinde yönünü kaybetmesi gibi yaşanabilir.
Sinan Canan’ın anlattığı bu bölüm, zihinsel süreçleri anlamak adına önemli bir farkındalık sunuyor.
Anlamak, etiketlemekten daha değerlidir.
Çünkü bilgi, yargıyı değil farkındalığı büyütür.

Sence toplumda bipolar bozukluk hakkında en sık hangi yanlış biliniyor? Yorumlara yaz.

10/04/2026

Bazı insanlar yasını ağlayarak değil, çalışarak taşır.

Kısa açıklama:
Kimi zaman yas sessizlikte değil, üretimde yaşanır.
Bazıları kaybettiği kişiyi gözyaşıyla değil; emekle, başarıyla ve hayatın içinde taşır.
İnsanın içinde kalan sevgi, bazen onu ayakta tutan en güçlü şeye dönüşür.

CTA:
Sen acını daha çok içine kapanarak mı yaşarsın, yoksa hayata tutunarak mı? Yorumlara yaz.

Hashtagler:

07/04/2026

Aşk bazen çarpmaz… yavaş yavaş olur.

Seda Bakan’ın anlattığı gibi…
Her aşk ilk görüşte başlamaz.
Bazen bir sohbetle,
bazen bir tanıdıklık hissiyle,
bazen de “güvende hissettiğin” biriyle başlar.
Çünkü zihin için aşk,
sadece heyecan değil…
aynı zamanda güvenli bağ kurabilmektir.
Ve gerçek bağlar çoğu zaman
yavaş kurulanlardır.
Senin aşkın nasıl başladı? 💭
Yorumlara yaz, birlikte konuşalım.

Eğer sen de ilişkilerinde hep aynı döngüleri yaşıyorsan,
“aşk” yaz, sana NöroLogos ile nasıl dönüştürebileceğini anlatayım.

05/04/2026

Ortanca çocuk sendromu aslında resmi bir tanı değil.
Ama aile içi dinamiklerin çocuk üzerindeki etkisi çok gerçek.
Zihin boşlukları sevmez.
İlgi eksikliği hissettiğinde
kendine bir hikâye yazar.
Ve o hikâye büyüdüğünde
“Ben geri plandayım” inancına dönüşür.
Ama bu sadece bir hikâye.
Ve sen onu yeniden yazabilirsin.

Sen kaçıncı çocuksun?
Ve kendini hangi rolde hissediyorsun?
Yorumlara yaz 👇

03/04/2026

“Masum gibi başlayan ritüeller… bazen zihni ele geçirir.”

İlayda Alişan makası elden almaz…
Sesi hep çift sayıya getirir…
Ettiği duayı bile 2 kere eder…
Bunlar küçük şeyler gibi görünür.
Ama zihin şöyle öğrenir:
👉 “Bunu yaparsam güvendeyim.”
Ve bir süre sonra…
yapmadığında huzursuzluk başlar.
İşte tam burada çizgi değişir.
Masum bir alışkanlık,
zamanla zorunluluğa dönüşebilir.
Ve kişi artık şunu hisseder:
👉 “Yapmazsam kötü bir şey olacak.”
Bu noktada zihin,
kontrol etmeye çalıştığı şeyin kontrolüne girer.

Sence bu sadece alışkanlık mı,
yoksa zihnin daha derin bir ihtiyacı mı?
Yorumlara yaz 👇

02/04/2026

“En güzel kadın bile kendini ‘ortalama’ hissedebilir…”

“Çok güzel kızlar var… onların yanında ortalama güzelim.”
Aslında bu bir güzellik cümlesi değil.
Bu, bir karşılaştırma cümlesi.
İnsan kendini aynada değil,
başkalarının yanında değerlendiriyorsa…
öz-değerini dışarıya teslim etmiş demektir.
Ve en tehlikelisi şu:
Her zaman senden “daha güzel” biri olacak.
Peki o zaman?
Hiçbir zaman yeterli hissedemeyecek misin?
Gerçek özgüven şunu bilir:
Ben kimsenin yanında “daha az” değilim.
Çünkü mesele güzel olmak değil,
kendini nasıl gördüğün.
Sen kendini nasıl görüyorsun?

“Bu cümleyi kurduğun oldu mu? Yorumlara yaz.”

01/04/2026

“Kadın ünlü olunca herkes şunu merak ediyor:
Yanındaki kim?”

Gülçin Santırcıoğlu bir anda evleniyor…
Ve herkes aynı soruyu soruyor:
“Kim çıktı acaba?”
Ama aslında mesele şu değil:
Kim olduğu…
Mesele,
insanların neden bir ilişkiyi dışarıdan değerlendirme ihtiyacı hissettiği.
Çünkü zihin şöyle çalışır:
“Bana göre uygun mu?”
“Beklentime uyuyor mu?”
Ama gerçek bağ…
ne ünvanla,
ne görünüşle,
ne de başkalarının yorumuyla ölçülür.
Gerçek bağ;
iki insanın kendi arasında kurduğu görünmeyen bir dengedir.
Ve çoğu insan,
bu dengeyi göremediği için
yorum yapar.

Sence insanlar neden başkalarının ilişkisini değerlendirme ihtiyacı hisseder?
Yorumlara yaz 👇

31/03/2026

“Saçlarını uzatmadı… kendini geri aldı.”

Bir kadın anlatıyor…
“Eşim saçımı çekiyordu.
Her tartışmada, her öfkede…
ilk saçlarıma uzanıyordu.”
Sonra sustu.
Sonra kabullendi.
Sonra kendinden vazgeçti.
Ve bir gün… gitti.
Şimdi uzun saçlarını gösteriyor ve diyor ki:
“Bu benim hikayem… ayrıldıktan sonra saçlarımı uzattım.”
Ama aslında uzayan sadece saçları değil.
Onun
özgüveni uzadı.
sınırları uzadı.
kendine verdiği değer uzadı.
Çünkü şiddet sadece can yakmaz,
kimliğini küçültür.
Ve iyileşmek…
yeniden büyümektir.

Bu hikaye bir kişiye bile güç verecekse
paylaş.





29/03/2026

Bazı anneler sadece büyütmez… savaşır.
Ceyda Düvenci’nin kızı Melisa Akgün, doğum sırasında yaşanan bir beyin kanaması sonrası
Serebral Palsi ile yaşamaya başladı.
Bu sadece bir hastalık değil…
bir annenin her gün yeniden kurduğu bir hayat.
Fizik tedaviler, mücadele, umut…
ve her gün içinden geçen o cümle:
“Onu ben olmayınca kim koruyacak?”
NöroLogos Yorumu:
Beyin, travmayı bitmiş olarak kaydetmez.
Özellikle söz konusu bir çocuksa…
Tehdit algısı sürekli açık kalır.
Ve anne zihni geleceği kontrol etmeye çalışır.
Bu yüzden bazı gözyaşları…
bugünün değil, yarının korkusudur.
Sevgi ne kadar büyükse,
kaybetme korkusu o kadar derindir.
Bunu hisseden herkese gönder 🤍
Kaynak: Bambaşka Sohbetler

Address

Postane Mahallesi Kocatepe Sokak
Tuzla
34940

Opening Hours

Monday 19:00 - 21:00
Tuesday 19:00 - 21:00
Wednesday 19:00 - 21:00
Thursday 19:00 - 21:00
Friday 19:00 - 21:00
Saturday 12:00 - 16:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Nurşen Arar Academy posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Nurşen Arar Academy:

Share