Engelliler Konfederasyonu

Engelliler Konfederasyonu Engelliler Konfederasyonu Resmi Facebook Sayfası

📢 KAZANILAN HAK GERİ ALINAMAZ!Bir süreliğine elimizden alınan ÖTV’siz araç alma hakkı,👉 mücadelemiz sayesinde yeniden ka...
01/04/2026

📢 KAZANILAN HAK GERİ ALINAMAZ!

Bir süreliğine elimizden alınan ÖTV’siz araç alma hakkı,
👉 mücadelemiz sayesinde yeniden kazanıldı.

Bu açık bir gerçektir:
❗ Bu hak bir lütuf değil, temel bir haktır.
❗ Kazanılmış haklar geri alınamaz.

Ancak mücadelemiz bitmedi:
🔻 10 yıl şartı 5 yıla düşürülene kadar,
🔻 yerlilik şartı tamamen kaldırılana kadar
✊ mücadelemiz devam edecek.

Bugün kazandık, yarın daha fazlasını alacağız.

Bugün sessiz kalırsak, yarın hiçbir hakkımız kalmayacak.Bu bir uyarı değil,bu son çağrı.Haklarımız lütuf değil.Geri adım...
01/04/2026

Bugün sessiz kalırsak, yarın hiçbir hakkımız kalmayacak.

Bu bir uyarı değil,
bu son çağrı.

Haklarımız lütuf değil.
Geri adım yok.
Susmak yok.

Görmezden gelenlere karşı,
duymayanlara karşı,
yok sayanlara karşı
buradayız.

📅 2 Nisan Perşembe
⏰ 20.30

X’te tek ses olacağız.
Herkes aynı cümleyi yazacak.
Herkes aynı etiketi kullanacak.

Bugün konuşmazsak, yarın çok geç.

EN BÜYÜK ENGEL: AHLÂKSIZLIKTIR“Sevgi engel tanımaz” dediler…“Önyargılar en büyük engeldir” dediler…“Özel birey” dediler…...
29/03/2026

EN BÜYÜK ENGEL: AHLÂKSIZLIKTIR

“Sevgi engel tanımaz” dediler…
“Önyargılar en büyük engeldir” dediler…
“Özel birey” dediler…

Ama hiçbir slogan, gerçeği anlatmadı.

Çünkü gerçek şu:
Engelli bireyin karşısına çıkan en büyük engel; ne merdivendir, ne rampa eksikliğidir…
En büyük engel: AHLÂKSIZLIKTIR.

Bir alışveriş merkezine gidiyorsun.
Acelen var. Engelli park yerine yöneliyorsun.
Ama yer dolu.

Arabadan biri iniyor:
“Bu araç engelli aracı, benim hakkım.”

Ortada ne engel var… ne ihtiyaç…
Sadece rahatlık ve umursamazlık.

Sen ise gerçekten ihtiyaç sahibisin.
Ama geri dönüyorsun.

İşte o an anlıyorsun:
Sorun asfalt değil… insan.

Bir tiyatroya gidiyorsun.
Koca, gösterişli bir bina…
Ama girişte tek bir basamak.

“Rampa nerede?” diyorsun.
“Diğer kapıda” diyorlar.

Sen bu kapıdasın.
Ama senin varlığın yok sayılıyor.

Yüzlerine bakıyorsun… bir gülüş.
O gülüşte empati yok.
Sadece geçiştirme.

Yeni yapılmış bir mekân…
On basamak, yanında dik bir “rampa”.

“Bu rampa değil” diyorsun.
“Yaptık ya işte” diyorlar.

“Biz seni taşırız.”

Sen taşınmak istemiyorsun.
Sen bağımsız yaşamak istiyorsun.

Ama bunu anlamıyorlar.
Çünkü mesele erişim değil… zihniyet.

Okula gidiyorsun.
Eğitim almak istiyorsun.
Karşında bir müdür:

“Ben okulumda engelli öğrenci istemiyorum.”

Bir cümle…
Ve bir hayatın yönü değişiyor.

Öğretmensin.
Yıllarca okumuşsun. Emek vermişsin.
Bilgin var.

Ama diyorlar ki:
“Engelliden öğretmen mi olur?”

Bilgini değil, bedenini tartıyorlar.

Alışveriş merkezindesin.
Engelli tuvaletine gidiyorsun.
İçeriden çıkan kişi sapasağlam.

Yüzünde en ufak bir mahcubiyet yok.

Çünkü bazı insanlar için hak,
sadece kendilerine ait.

Bir şehirde yürüyorsun.
Kaldırımlar yapılmış… ama erişim yok.
Yaya geçidi var… ama rampa yok.

Söylüyorsun.

Cevap: bir gülüş.

O gülüşte şu var:
“Senin sokakta ne işin var?”

Bir gün bir hakkın elinden alınıyor. ÖTV gibi, malulen emeklilik gibi
Ses çıkarıyorsun.

Altına yüzlerce yorum:
“İyi oldu zaten suistimal ediliyordu.”

Kimse sormuyor:
Gerçek ihtiyaç sahipleri şimdi ne yapacak?

Ve işte gerçek:

Sorun merdiven değil.
Sorun rampa değil.
Sorun beden değil.

Sorun: insanın ahlâkı.

Toplum;
vatandaşıyla, esnafıyla, yöneticisiyle
ahlâkını düzeltmedikçe…

Hiçbir yasa, hiçbir proje, hiçbir kampanya
engelleri kaldıramaz.

Çünkü engelli bireyleri hayattan koparan şey
engeller değil…
insanların ahlâksızlığıdır.

Ve şunu unutma:

Eğer bir toplumda engelli bireyler özgür değilse,
orada hiç kimse gerçekten özgür değildir.

📢 ÖNEMLİ DUYURU – ENGELLİ ARAÇ ALIMI26 Mart 2026’da Anayasa Mahkemesi, ÖTV Kanunu’ndaki şu ifadeyi iptal etti:👉 “bizzat ...
27/03/2026

📢 ÖNEMLİ DUYURU – ENGELLİ ARAÇ ALIMI

26 Mart 2026’da Anayasa Mahkemesi, ÖTV Kanunu’ndaki şu ifadeyi iptal etti:

👉 “bizzat kullanma amacıyla… özel tertibat yaptıran engelliler”

❗ Bu ne demek?
👉 ÖTV’siz araç alımını sağlayan düzenlemenin temeli ortadan kalktı
👉 Şu an bu hak hukuken uygulanamıyor

❗ Neden iptal edildi?
👉 Sadece aracı kendi kullanabilenleri kapsıyordu
👉 Ağır engelliler sistem dışında kalıyordu
👉 Eşitlik ilkesine aykırı bulundu

⏳ Bundan sonra ne olacak?
👉 Devletin yeni ve daha kapsayıcı bir düzenleme yapması bekleniyor
👉 Kısa süre içinde yeni yasa çıkması öngörülüyor

🛑 Şu an ne yapılmalı?
👉 Araç alımı için acele etmeyin
👉 Resmi açıklamaları bekleyin

📌 Özet:
👉 ÖTV muafiyeti şu an durdu
👉 Yeni sistem hazırlanıyor

SOSYAL DEVLETTE ARTIK HER GÜNE YENİ BİR HAK KAYBIYLA UYANMAK İSTEMİYORUZ!Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kara...
27/03/2026

SOSYAL DEVLETTE ARTIK HER GÜNE YENİ BİR HAK KAYBIYLA UYANMAK İSTEMİYORUZ!

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı sonrası, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7/2-c maddesinde yer alan engelli bireylerin araç alımına ilişkin düzenleme 26 Mart 2026 itibarıyla yürürlükten kalkmıştır.

Bugün gelinen noktada gerçek çok nettir:
%90 altı engelli bireyler artık ÖTV muafiyetiyle araç alamamaktadır.
Bu durum resmi yazıyla da açıkça ifade edilmiştir:
“İstisnanın uygulanması mümkün bulunmamaktadır.”

BU DURUM ANAYASAL HAKLARLA ÇELİŞMEKTEDİR

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre:
• Madde 10 (Eşitlik İlkesi): Devlet, engelliler için alınacak tedbirlerle eşitliği sağlamakla yükümlüdür.
• Madde 61: Devlet, engellilerin korunması ve toplum hayatına uyumlarını sağlayıcı tedbirleri almak zorundadır.
• Madde 153: Anayasa Mahkemesi kararları sonrası oluşan hukuki boşlukların giderilmesi gerekmektedir.

Ancak bugün:
❗ Mevcut hak ortadan kaldırılmış
❗ Yeni bir düzenleme yapılmamış
❗ Engelli bireyler açık bir belirsizlik içinde bırakılmıştır

ULUSLARARASI YÜKÜMLÜLÜKLER DE İHLAL EDİLMEKTEDİR

Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi açık hükümler içermektedir:
• Madde 9 (Erişilebilirlik): Engelli bireylerin bağımsız hareket edebilmesi sağlanmalıdır.
• Madde 20 (Kişisel Hareketlilik): Engelli bireylerin mümkün olan en yüksek düzeyde bağımsız hareket edebilmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.

Bugünkü tablo ise:
👉 Engelli bireylerin hareket özgürlüğünü sınırlayan,
👉 Bağımsız yaşam hakkını zedeleyen bir sonuç doğurmaktadır.

BU BİR HAK KAYBI DEĞİL, AÇIK BİR KRİZDİR
• Yasal dayanak kaldırılmış
• Yeni düzenleme yapılmamış
• Uygulama durdurulmuş

👉 Bu durum, yalnızca teknik bir düzenleme değil, doğrudan temel haklara müdahaledir.

Araç, engelli bireyler için bir lüks değil;
hayata katılımın temel aracıdır.

ÇAĞRIMIZ NETTİR

• %90 altı engelli bireylerin araç alım hakkını yeniden sağlayacak acil yasal düzenleme yapılmalıdır.
• Mevcut haklar korunmalı, geriye gidişe izin verilmemelidir.
• Araç yenileme süresi 10 yıldan 5 yıla düşürülmelidir.
• Oluşan hukuki boşluk derhal giderilmelidir.

SON SÖZ

Engelli bireyler yardım değil,
👉 anayasal ve uluslararası güvence altındaki haklarının korunmasını istemektedir.

Hiç kimse, temel hakların ortadan kalktığı bir düzende sessiz kalmaz.

Bu hak yeniden tanımlanana kadar sürecin takipçisi olacağız.

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURUEMEKLİLİK DE GİTTİ, ÖTV DE… PEKİ SIRADA NE VAR?Bugün çok net konuşuyoruz:Bu ülkede insanlar bi...
26/03/2026

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU
EMEKLİLİK DE GİTTİ, ÖTV DE… PEKİ SIRADA NE VAR?

Bugün çok net konuşuyoruz:
Bu ülkede insanlar bir günde emekli oldu,
bir günde hakları ellerinden alındı. Evet… Bir gecede.
Engelli bireyler için yıllardır tanınan emeklilik hakkı ve ÖTV indirimli araç hakkı, bir anda belirsizliğe itildi.
Ve şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
“Yarın benim hakkım da bir gecede alınır mı?”

BEKLEYEN KARAR, DURAN HAYATLAR
Anayasa Mahkemesi hâlâ engellilerin emeklilik ve ÖTV düzenlemesiyle ilgili kararını açıklamadı.
Ama bu sadece bir “gecikme” değil.
👉 İşine devam edemeyen insanlar var.
👉 Emeklilik planı çöken insanlar var.
👉 Araç alamadığı için evine hapsolan insanlar var.
Bu bir hukuk meselesi değil sadece.
Bu doğrudan hayat meselesi.

ÖTV indirimli araç, lüks değildir. Bu hak;
• Tekerlekli sandalye kullanan birinin sokağa çıkabilmesidir.
• Toplu taşımaya erişemeyen birinin işe gidebilmesidir.
• Bir bireyin “başkasına muhtaç olmadan” yaşayabilmesidir.

Ama bugün bu hak ya kısıtlanıyor ya da belirsiz bırakılıyor.
Yani açıkça şu oluyor:
Bağımsız yaşam hakkı yavaş yavaş ortadan kaldırılıyor.
BU BİR YARDIM DEĞİL
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası diyor ki:
Devlet, sosyal devlet olmak zorundadır ama biz hâlâ şunu yaşıyoruz:
Haklar = bekletiliyor, Hayatlar = erteleniyor

ASLA UNUTMAYIN
Bugün engellilerin hakkı erteleniyorsa,
yarın herkesin hakkı ertelenebilir.

ARTIK YETER
• Karar açıklansın.
• Belirsizlik bitsin.
• Haklar geri verilsin.

Bir günde alınan hak, hak değildir.
Güvence olmayan sistem, adalet değildir.

BASIN VE KAMUOYUNA: GÖRÜNMEZ ENGELLERİ YIKIYORUZ, ÖZNE OLARAK VARIZ!Bugün 21 Mart. Birileri yine bizi "özel çocuk" masal...
21/03/2026

BASIN VE KAMUOYUNA: GÖRÜNMEZ ENGELLERİ YIKIYORUZ, ÖZNE OLARAK VARIZ!

Bugün 21 Mart. Birileri yine bizi "özel çocuk" masallarıyla uyutmaya çalışacak. Engelliler Konfederasyonu olarak ilan ediyoruz: Biz çocuk değil, hakları olan bireyleriz; sevgi değil, anayasal iade-i itibar istiyoruz!

Bugüne kadar görmezden gelinen, susturulan ve geçiştirilen en elzem taleplerimizi kamuoyunun vicdanına değil, devletin masasına bırakıyoruz:

1. Bakım Emeğine Asgari Ücret ve Sosyal Haklar!
7/24 kesintisiz bakım verenlerin (başta annelerimizin) emeği profesyonel bir iştir. Evde bakım yardımı derhal net asgari ücret seviyesine çekilmeli ve bakım verenlerin sigorta primleri devletçe ödenerek emeklilik hakları tanınmalıdır.

2. Vesayet Değil, Destekli Karar Alma!
Down sendromlu bireylerin hayatları üzerindeki söz hakkı "vasi"lerin insafına bırakılamaz. BM EHS Madde 12 uyarınca; bireyin kendi kararlarını verebilmesi için gerekli mekanizmalar kurulmalı, "onun adına karar vermek" yerine "karar verme sürecinde desteklemek" modeli yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.

3. Gelecek Kaygısına Son: Yaşlılık ve Sosyal Güvence Hakları!
"Benden sonra çocuğuma ne olacak?" sorusu ailelerin kabusudur. Down sendromlu bireylerin erken yaşlanma riskleri göz önüne alınarak; erken emeklilik, nitelikli grup evleri ve yaşlılık bakım destekleri bugünden yasal statüye bağlanmalıdır. Bizleri belirsizliğe mahkum edemezsiniz!

4. İstihdamda Kota Değil, "Zorunlu İstihdam ve İş Koçluğu"!
İşverenlerin önyargıları bizim çalışma hakkımızdan üstün değildir. Kotasını doldurmayan işletmelere en ağır yaptırımlar uygulanmalı; Down sendromlu bireyin iş başındaki rehberi olacak "İş Koçluğu" sistemi derhal yasalaşmalıdır. Biz üreten özneleriz, dışlanmayı kabul etmiyoruz!

5. Eğitimde Gölge Değil, "Kolaylaştırıcı" Devlet Güvencesi!
Kaynaştırma eğitimi bir lütuf değildir. Her okulda Down sendromlu öğrencinin akademik ve sosyal uyumunu sağlayacak "Kolaylaştırıcı Personel" istihdamı Milli Eğitim Bakanlığı'nın asli görevidir. Ailelerin cebinden çıkan "Gölge Öğretmen" ücretleri, anayasal bir hak ihlalidir!

6. Bilgiye Erişim: "Kolay Okunur" Format Zorunluluğu!
Hukuktan sağlığa, siyasetten günlük habere kadar tüm kamu yayınları Down sendromlu ve bilişsel farklılığı olan bireyler için "Kolay Okunur" (Easy-to-Read) formatta hazırlanmalıdır. Anlamadığımız bir dünyada eşit yurttaş olmamız beklenemez! Erişilebilirlik sadece rampa ve asansör değildir; bilgide de erişilebilirlik istiyoruz!

SONUÇ OLARAK;
Bizler toplumun "iyileştirilmesi gereken" parçaları değiliz; biz, toplumun dönüştürülmesi gereken "ayrımcı" bakış açısının muhataplarıyız. Bize acımayı bırakın ve önümüzdeki engelleri kaldırın.

Tam, Eşit ve Onurlu Bir Yaşam Hakkımızdır!

Engelliler Konfederasyonu Yönetim Kurulu

KAMUOYUNA ACİL ÇAĞRI: ENGELLİ İSTİHDAMINDAKİ "TASFİYE" PLANINA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!Engelliler Konfederasyonu olarak, Türk...
12/03/2026

KAMUOYUNA ACİL ÇAĞRI:
ENGELLİ İSTİHDAMINDAKİ "TASFİYE" PLANINA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!

Engelliler Konfederasyonu olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine sinsi bir operasyonla taşınan ve engelli yurttaşlarımızın çalışma hakkını gasp etmeyi amaçlayan kanun teklifine karşı en sert uyarımızı yapıyoruz. Bu teklif, bir düzenleme değil; engellileri kamudan dışlama projesidir!

1000 Personel Sınırı: Engelliye Kapıyı Kapatmaktır!

Personel sayısı 1000'in altında olan kurumların engelli kotasından muaf tutulması, binlerce kamu biriminin kapısına "Engelli Giremez" tabelası asmaktır. Bu düzenleme, anayasal eşitlik ilkesine ve sosyal devlet anlayışına açık bir saldırıdır. Küçük ölçekli kurumların keyfiyetine bırakılan bir istihdam modeli, binlerce engelli gencimizin hayallerini çalmaktır. Bu madde derhal geri çekilmelidir!

Kota %2 Değil, %6 Olmalıdır!

Hali hazırda uygulanan %3’lük kota, engelli nüfusunun iş gücüne katılımı için komik bir rakamdır. Bizler kotanın düşürülmesini veya "dolu kadro" oyunlarıyla sayıların aşağı çekilmesini tartışmıyoruz. Modern dünya standartları gereği kamu ve özel sektörde engelli kotası ivedilikle %6’ya çıkarılmalıdır!

Derhal 20.000 Atama, Hemen Şimdi Öğretmen Takvimi!

Sabrımız tükenmiştir! Ekonomik krizin altında ezilen, sosyal yardımlara mahkum edilmek istenen engelli camiası sadaka değil, liyakatiyle çalışmak istiyor. Hükümete sesleniyoruz:

* 20.000 Engelli Personel Ataması için düğmeye basın!
* Aylardır belirsizliğe terk edilen Engelli Öğretmen Atama Takvimi'ni bugün açıklayın!
Hak Gaspına Sessiz Kalmayacağız!

Engelli istihdamını bir yük, bir maliyet unsuru olarak gören zihniyetle kavgamız sonuna kadar sürecektir. Bu kanun teklifi yasalaştığı takdirde, sadece sandıkta değil, ulusal ve uluslararası her platformda demokratik direnişimizi sergileyeceğiz.

Buradayız, Eşitiz, Birlikteyiz!
Haklarımızı Masada Bırakmayacağız!

ENGELLİLER KONFEDERASYONU YÖNETİM KURULU

Engelli İstihdamında Dev Adım: Konfederasyon ve TİSK Stratejik Çözümler İçin MasadaEngelliler Konfederasyonu ile Türkiye...
10/03/2026

Engelli İstihdamında Dev Adım: Konfederasyon ve TİSK Stratejik Çözümler İçin Masada

Engelliler Konfederasyonu ile Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), engelli bireylerin iş gücüne katılımını artırmak ve sürdürülebilir istihdam modellerini hayata geçirmek amacıyla Ankara’da bir araya geldi.

Engelli bireylerin toplumsal yaşama tam entegrasyonu yolunda en kritik halka olan "istihdam" meselesi, iş dünyasının çatı kuruluşu TİSK ile masaya yatırıldı. Engelliler Konfederasyonu heyeti tarafından gerçekleştirilen ziyarette, engelli bireylerin iş hayatında karşılaştığı bariyerlerin aşılmasına yönelik kapsamlı ve vizyoner bir sunum gerçekleştirildi.

İstihdamda "Destekli Model" ve Yeni Eğitim Vizyonu

Görüşmenin ana gündem maddelerini; engelli bireylerin yetkinliklerine uygun işlerde kalıcı olmalarını sağlayan "Destekli İstihdam Modelleri" ve İŞKUR projeleri oluşturdu. İş dünyasının ihtiyaçları ile engelli bireylerin potansiyelini birleştirecek olan "İşveren-Engelli Eşleştirme Modelleri" üzerine durulan toplantıda, mevcut eğitim sistemlerinin iş gücü piyasasına uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.

TİSK’ten Tam Destek Mesajı

Toplantıda konuşan TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç, engelli bireylerin istihdamını sadece bir yasal zorunluluk değil, toplumsal bir sorumluluk ve zenginlik olarak gördüklerini belirtti. Koç, TİSK olarak engelli bireylerin iş hayatına kazandırılması noktasında şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü yapıcı girişimin içinde yer alacaklarını ve desteklerini sürdüreceklerini ifade etti.

Üst Düzey Katılım

Engelli haklarının savunuculuğunda öncü rol üstlenen Engelliler Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Ateşer önderliğindeki heyette; Başkan Yardımcısı Serhat Gökpınar, Genel Sekreter Abdulmecid Yılmaz ile Yönetim Kurulu Üyeleri Savaş Aşık, Bircan Çalpan ve Bülent İnce yer aldı. Heyet, TİSK yetkililerine sundukları raporla, engelli istihdamının önündeki yapısal sorunlara yönelik somut çözüm önerilerini paylaştı.

Görüşme sonunda, iş dünyası ve engelli camiası arasındaki bu diyaloğun, somut projelere dönüştürülerek kararlılıkla takip edileceği mesajı verildi.

8 Mart: Engelli Kadınlar İçin Sadece Kutlama Değil, Hak Mücadelesi Günüdür!Dünya genelinde kadınların eşitlik, özgürlük ...
08/03/2026

8 Mart: Engelli Kadınlar İçin Sadece Kutlama Değil, Hak Mücadelesi Günüdür!

Dünya genelinde kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesinin simgesi olan 8 Mart’ı selamlarken; biz engelli kadınlar için bu günün bir kutlamadan öte, "çifte ayrımcılığa" karşı bir direniş ve hak arayışı günü olduğunu vurguluyoruz.
Toplumda kadın olmanın getirdiği zorluklar, engellilik durumuyla birleştiğinde; erişilebilirlikten istihdama, eğitimden sağlığa kadar her alanda karşımıza aşılması güç bariyerler çıkmaktadır. Bizler, engelli kadınların toplumun pasif birer nesnesi değil, hak sahibi birer öznesi olduğunun altını çiziyoruz.

Temel Taleplerimiz ve Hak Temelli Yaklaşımımız

Engelli kadınların insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesi için şu adımların atılması zorunluluktur:

• Karar Mekanizmalarına Katılım: Engelli kadınlar, kendilerini ilgilendiren politikalarda sadece "görüşü alınan" değil, bizzat karar verici masada oturan taraflar olmalıdır.

• Çifte Ayrımcılıkla Mücadele: Hem toplumsal cinsiyet hem de engellilik temelli dışlanmaya karşı kapsayıcı ve bütüncül sosyal politikalar hayata geçirilmelidir.

• Şiddete Karşı Erişilebilir Destek: Engelli kadınlar, şiddet karşısında daha savunmasız bırakılmaktadır. Sığınma evleri, destek hatları ve hukuki süreçler her türlü engel grubu için tam erişilebilir hale getirilmelidir.

• Eğitim ve İstihdamda Eşitlik: Engelli kadınların istihdama katılım oranı, genel ortalamanın çok altındadır. Lütuf veya yardım değil; yeteneklerimize uygun, erişilebilir ve güvenceli iş imkanları istiyoruz.

• Sağlık Haklarına Erişim: Üreme sağlığı dahil olmak üzere tüm sağlık hizmetleri, engelli kadınların mahremiyetine ve fiziksel erişimine uygun şekilde düzenlenmelidir.

Sonuç Olarak;
Biz engelli kadınlar; engellenmediğimiz, ayrımcılığa uğramadığımız ve haklarımızın kağıt üzerinde değil, sokakta ve hayatın içinde korunduğu bir dünya istiyoruz. Engellilik bir "yardım" konusu değil, bir insan hakları meselesidir.

Görünür olmak, güçlü olmak ve eşit olmak için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Tüm engelli kadınların ve hak mücadelesi veren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

Engelliler Konfederasyonu’ndan AB Türkiye Delegasyonu’na ZiyaretEngelliler Konfederasyonu olarak, Avrupa Birliği Türkiye...
09/02/2026

Engelliler Konfederasyonu’ndan AB Türkiye Delegasyonu’na Ziyaret

Engelliler Konfederasyonu olarak, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile engellilik alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının yaşadığı güncel sorunları ele aldığımız kritik bir görüşme gerçekleştirdik. Toplantıda, STK’ların karşılaştığı mali sıkıntıları ve bu darboğazın aşılmasına yönelik çözüm önerilerimizi ayrıntılı bir dosya halinde sunduk.

Delegasyon üyesi Sayın Alessandro Angius, taleplerimizi büyük bir dikkatle karşıladıklarını belirterek; bundan sonraki tüm AB projelerinde engellilik alanının bir "zorunluluk" olarak yer alacağını ifade etmiştir. Ayrıca, projelerde erişilebilirlik ve engelli haklarının önceliklendirileceği sözünü vermiştir. Bu kazanımın, camiamızın hak mücadelesine büyük güç katacağına inanıyoruz.

Address

Ulus

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Engelliler Konfederasyonu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Engelliler Konfederasyonu:

Share

Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn
Share on Pinterest Share on Reddit Share via Email
Share on WhatsApp Share on Instagram Share on Telegram

Engelli Hakları İçin Destek Olabilirsiniz!

Engelliler Konfederasyonuna bağış yaparak siz de engelli hakları mücadelemizde bize destek olabilirsiniz. Banka hesap bilgilerimiz:

Garanti Bankası Cebeci Şubesi TL hesabı

Iban: TR11 0006 2000 4700 0006 2971 59

Garanti Bankası Cebeci Şubesi Euro hesabı