25/02/2026
Neredeyse tüm gelişmiş ülkelerde doğum oranları düşüyor ve bu durum dünya ekonomisini bile etkiliyor. Demograflara göre mevcut eğilim devam ederse, önümüzdeki 50 yıl içinde birçok ülkenin nüfusu yarıya inebilir.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu İcra Direktörü Natalia Kanem, küresel doğurganlık oranının hızla azaldığını ve pek çok kadının artık iki çocuk, hatta bir çocuk sahibi olamadığını belirtiyor.
Bu düşüşün önemli nedenlerinden biri kısırlık. Kadınlarda en yaygın sebepler; yumurtlama bozuklukları, rahim ve yumurtalık sorunları ile hormonal dengesizliklerdir. Erkeklerde ise te**is gelişim bozuklukları ve enfeksiyonlar öne çıkmaktadır. Günümüzde farklı yaş gruplarındaki çiftler bu sorunla karşılaşıyor ve uzun tedavi süreçlerinden sonra yardımcı üreme teknolojilerine başvuruyor.
Tıp alanındaki gelişmeler sayesinde yumurta donasyonu, mitokondri donasyonu ve taşıyıcı annelik birçok aile için umut oldu. Ancak bazı ülkelerde bu yöntemler yasal, etik veya ekonomik nedenlerle hâlâ sınırlı ya da erişimi zor.
Uzmanlara göre burada asıl mesele para değil, aile olma arzusudur. Üreme tıbbı, binlerce aile için mutluluğa giden bir tedavi yoludur.
Özellikle Asya’da demografik kriz dikkat çekiyor. Çin uzun yıllar uyguladığı “tek çocuk” politikasının ardından şimdi ikinci ve üçüncü çocuk için teşvikler sunuyor. Güney Kore ise 2020’de tarihinin en düşük doğurganlık oranını (0,84) kaydetti ve nüfus azalması riskiyle karşı karşıya kaldı.
Araştırmalar, yardımcı üreme teknolojilerinin birçok ülke için demografik dengeyi korumada önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Bu nedenle, modern ve dengeli yasal düzenlemeler gelecekte daha da önem kazanabilir.